KENTSEL GELİŞMEDE ÜNİVERSİTENİN ROLÜ
“ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ VE BURSA”
UMED Uludağ Üniversitesi Mezunlar Derneği 3. Geleneksel Mezunlar Buluşması
Uludağ/ BURSA
4-5 Aralık 1999
Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık
Fakültesi Mimarlık Bölümü BURSA
1. GİRİŞ
Kuşkusuz günümüzde ülkelerin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan gelişmişlik derecelerinin belirlenmesinde kıstas olarak alınan göstergelerden biri de toplumun eğitim düzeyinin yüksekliğidir. İyi eğitilmiş, nitelikli bir toplumun uzun dönemde daha akılcı bir gelişme çizgisi benimseyeceği bilinen gerçeklerdendir. Bu açıdan değerlendirildiğinde eğitim, sosyal, ekonomik, kültürel ve bilimsel refahın belirleyici öğesi olmaktadır.
Gelişmiş toplumların ekonomik gelişmesi ve özellikle enformasyon teknolojilerinin uygulanması, insan gücünün üretken bir faktör olarak sürekli artan bir öneme sahip olmasına neden olmuştur. Bir ülkenin sahip olduğu insan gücü stoğunun nicelik ve özellikle nitelik yönünden artırılmasında üniversitelerin rolü tartışılmaz bir öneme sahiptir (Kazdağlı, 1991).
1960’lı yıllardan bu yana bir çok Avrupa ülkesinde yüksek öğretim kurumları bölgesel kalkınma aracı olarak görülmüş ve gelişmemiş/çöküntü bölgelerinde yaygınlaştırılmıştır (OECD 1982). Çünkü, bu kurumların bulundukları bölgeleri çok yönlü etkileyecekleri beklenmiştir. Bu beklentiler 4 ana grupta toplanabilir;
* Bölgesel gelir, bölge ekonomik yapısı ve işgücü hareketliliğinde iyileşme sağlanması gibi ekonomik beklentiler,
* Konut, sağlık olanakları, iletişim ve taşımacılıkta iyileşme gibi sosyal ve fiziksel altyapı beklentileri
* Kültürel etkinliklerin artması, yaşam kalitesinin iyileşmesi gibi sosyal ve kültürel beklentiler
* Eğitime katılma oranında artış, doğum-ölüm oranında değişme, göçün azalması gibi eğitimsel ve demografik beklentiler olarak sıralanabilir (Florax, 1987).
Ülkemizde de İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, benzer amaçlarla, yüksek öğretim kurumlarının yaygınlaştırılması öngörülmüştür. Hernekadar 1980 öncesi ve sonrasında, zamanlama ve yerseçimi kararları plansız ve politik olmuşsa da bugün hemen her ilimizde en az bir yüksek öğretim kurumu bulunmaktadır.
2. ÜNİVERSİTELERİN BÖLGESEL EKONOMİK KALKINMADAKİ ROLÜ
Üniversiteler bulundukları bölgenin ya da genel olarak alındığında ülkenin ekonomik geleceğini belirlemek açısından çok çeşitli fırsatlara sahiptirler. Bu fırsatların bazıları geçmiş dönemlerde algılanmış ve yerine getirilmiş iken, bazı fırsatlar ise yeni yeni ortaya çıkmış ve algılanmaya başlanmıştır. Günümüzde bazı üniversiteler ya da enstitüler özel amaçlarla kurulmuş, kaynaklarını ve araştırmalarını kuruldukları bölge ile ilgili spesifik alanlara yöneltmişlerdir. Bunların dışında üniversiteler, şimdiye kadar ekonomik gelişme açısından pasif rol olarak nitelendirilen sadece eğitim-öğretim ve geleneksel araştırmalarla işlevlerini sınırlandırmışlardır. Ancak son yıllardaki eğitim üniversitelerinin pasif rolleri yanında aktif rolleri de üstlendikleri görülmektedir.
Örneğin üniversitelerin kampüsünde gerçekleştirilen personel istihdamı sadece harcama etkisi yarattığından pasif bir etki durumundadır. Diğer taraftan, bölgedeki işletmelere yönelen teknik yardımlar, üniversite-sanayi işbirliği ve teknoloji transferi (patent, yeni buluş) aktif rollere örnektir. Bu pasif ve aktif iki uç arasında üniversitelerin ekonomik gelişmede üstleneceği rol, aynı zamanda üniversite fonksiyonlarının en önemlisi olarak kabul edilen temel araştırmalar ve insan gücünün nitelik olarak geliştirilmesidir.
Kansas City Federal Rezerv Bankasının 1991’de yaptığı bir araştırmada son zamanlarda üniversitelerin hem genel, hemde bölgesel ekonomik gelişme konusunda daha aktif rol oynadıkları ortaya konmuştur. Bu çalışmada üniversitelerin pasif rolden aktif rol üstlenmelerine geçiş iki basamakta açıklanmaktadır;
a) Üniversiteler ekonomik gelişme ile ilgili eğitim-öğretim ve temel araştırmalarını ve bu konudaki yeni oluşmaları göz önüne alarak geleneksel rollerini ve ders içeriklerini reorganizasyona tabi tutmaktadır.
b) Üniversiteler ekonomik gelişme üzerinde etkide bulunacak direkt faaliyetlere ağırlık vermekle özellikle üniversite-sanayi işbirliği daha sıkı ve çok değişik alanlarda ilişkilere girmektedirler.
Üniversiteler değişen yeni koşullara da uyum sağlamak zorunluluğundadır. Temel araştırmalar ve eğitim fonksiyonu, bölgesel ekonomik gelişme üzerinde uzun dönemde etkisini gösterir. Kısa dönemli etki olarak ekonomik gelişme planları doğrultusunda büyük araştırmalar gerçekleştirme ve emek faktörünü iyileştirme ve gelişme programlarını yenilemektedirler. Bu faaliyetlere; gelişen yeni teknolojileri özel sektörün kullanımına sunmak amacıyla kurulan araştırma-geliştirme merkezleri ile bölgesel problemlerin çözümüne yönelik olarak kurulan araştırma merkezleri örnek verilebilir. Ayrıca üniversiteler, öğrencilere geniş bir perspektifi içine alacak şekilde farklı alanlara hitabeden yetenekler kazandırabilmek amacıyla, eğitim programlarını ve ders içeriklerini değiştirmektedirler. Öyleki bazı üniversiteler, mezunlarını 6-7 ayrı alanda iş bulabilecek şekilde eğitme yoluna gitmektedir (Berber, 1994).
OECD’nin 1984’de yaptığı bir yayında “belli şartlar altında, üniversitelerin bölgesel ekonomik kalkınmada önemli roller oynadığını tecrübeler göstermiştir” denmektedir. Aynı yayında bir çok ülke arasında Finlandiya, Fransa, Norveç ve İsveç’te uygulanan 20 yıllık bölgesel politikaların ulusal yükseköğretim ve araştırma politikalarının büyük bir faktör olduğu belirtilerek 1960’lı yıllarda OECD ülkelerinde yükseköğretim kurumlarının sayısının artırılmasının planları yapılırken, yeni kurumların kasıtlı olarak az gelişmiş bölgelerde kurulması gerektiği ifade edilmektedir. Bu bölgeler çoğunlukla tarım, balıkçılık ve ormancılıkla uğraşan kırsal faaliyet gösteren bölgelerdir.
Ülkemizde üniversiteleri göreli olarak geri kalmış bölgelerde yaşayanların ayağına götürme ve bölgeleri bu yoldan kalkındırma düşüncesi, VII. Milli Eğitim Şura’sında benimsenen ilke olmuştur. Burada “DPT ile işbirliği yapılarak bölge planlama esaslarına göre başta üniversite olmak üzere, sağlık, sosyal, ekonomik ve kültürel tesis ve imkanlarıyla, dikkatle seçilecek yerlerde yeni cazibe merkezleri yoluna gidilirse, hem mevcut aydınlardan gereği kadar faydalanmak, hem de yeni aydın ve teknisyen toplulukları yaratmak mümkün olur” düşüncesi ağırlık kazanmıştır. V. Beş Yıllık Kalkınma Planı Eğitim Özel İhtisas Komisyonu Raporunda da (DPT, 1983) üniversitelerin, çevre kalkınmasında odak noktası olduğu belirtilerek, öncelikle çevre gereksinimlerine daha sonra evrensel türde araştırmalara yönelinmesi gereği vurgulanmaktadır (Berber, 1994).
Üniversitelerin kentsel/bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerinin ölçülmesinde karşılaşılan güçlükler, etkilerinin tam olarak belirlenmesini engellemektedir. Başta eğitim girdilerinin ölçülmesi olmak üzere, yüksek öğretimle bölgesel ekonomik gelişme arasındaki ilişkinin belirlenmesini etkileyen bir çok bileşen bulunmaktadır. Bugün eğitim girdisi olarak elimizdeki tek hazır ve çok kullanılan ölçü; yüksek öğretime yapılan parasal harcamalardır. Fakat bu ölçünün esas alınması üniversitelerin geniş boyutlu olan diğer etkilerinin ölçülmesindeki zorlukları adeta örtmekte, bu nedenle de bazen yanlış sonuçlar doğurmaktadır. Geçmiş dönemlerdeki bulgular oranında tutarlılık sağlanması, yükseköğretim kurumları arasında bölgesel kalkınmaya yönelik enstitülerin çeşitleri, üniversitelerin eğitim ve araştırma gayretlerinin bir birine karışmış olması ve eğitim politikasında bölgesel kalkınma konusunda üniversitelere verilen rolün önem derecesi, ölçülmesi güç olan etkilerin sadece bazılarıdır.
Yüksek öğretim kurumlarının ekonomik etkilerine ilişkin yayınlarda kullanılan yöntemler 5 ana grupta toplanabilir. Bunlar;
1. Ekonometrik Modeller (Boot, Jarrett 1976; Caffrey, Isaacs 1971),
2. Ekonomik Temel Modeli (Cook 1970),
3. Girdi-Çıktı Modeli (Bonner 1968; Dorsett, Weiler 1982),
4. Maliyet-Yarar Analizi (Hansen, Weisbrod 1969),
5. Çoğaltan Modeli (Keynesian Multiplier) (Brownrigg 1973; Moore 1979; Armstrong 1993).
Kent gibi küçük ve tümüyle dışa açık ekonomik sistemlerde, ekonomiye giren paranın çeşitli yollarla ekonomi dışına sızmasını da dikkate alan “Çoğaltan Modeli” Türkiye’deki bölgesel üniversitelerin kentsel/bölgesel ekonomik etkilerini belirleyebilmek için kullanılabilir. Ayrıca bu model, yüksek öğrenim kurumlarının ekonomi ile ilişkisi birbirinden farklı olabilen çeşitli bileşenlerince (personel, öğrenci, üniversite ana bünyesi) yapılan harcamaların ayrı ayrı değerlendirilmesine olanak sağlayabilmektedir.
Her yatırım, yaptığı harcamalarla, doğrudan ve dolaylı olarak sağladığı istihdam ile yöre/bölge ekonomisinde etki yaratır. Etkinin önemli ya da ihmal edilebilir olması, yatırımın büyüklüğü yanında onun yerel ve bölgesel ekonomi ile kuracağı yatay ve düşey bağlantının gücüne bağlıdır. Yatay-düşey bağlantının yoğunluğu ölçüsünde, yeni yatırım nedeni ile yöreye giren para, kent/bölge içinde el değiştirerek gelir, istihdam, yatırım artışı şeklinde çeşitli ve çoğalan bir ekonomik etki oluşturur (Steele 1969). Eğer gelen para tümüyle yöre/bölge ekonomisi içinde kalıyorsa çoğaltan etki sonsuzdur. Ancak, gerçek yaşamda, ekonomik ilişkiler açısından tümüyle dışa kapalı bir kent ya da bölge yoktur. Ekonomiye giren paranın vergiler (t), dış alım (m) ve biriktirim (s) yolu ile kent/bölge dışına sızması kaçınılmazdır. Bu durumda ilk döngü çoğaltan katsayı en basit şekli ile;
k = 1 / (t+m+s) olarak ifade edilebilir
Basit çoğaltan modeli doğrudan istihdamın ve buna bağlı nüfusun ve öğrencilerin hizmet sektöründe yarattığı dolaylı işgücü talebini dikkate almadığı için ekonomik etkiyi olduğundan daha düşük saptama eğilimindedir (Greig 1971). Örneğin, üniversite çalışanları ve öğrencileri yoluyla kamu hizmetlerinde ek gelir ve istihdam yaratır. Bu dolaylı istihdam ve bunlara bağımlı nüfus da hizmet sektöründe ek talep oluşturur (Bkz. Şekil 1). Bu nedenle, personel ve öğrenciler kanali ile ekonomiye giren paranın çoğaltan etkisinin belirlenmesinde bu tür dolaylı etkileri de dikkate alan bir model şöyle açıklanabilir (Aydemir 1994).
(Ed + DV/a) WV
k2 = 1 + V0 +
Ed Wd + (Se Ws + Sy Wi)
Burada;
k2 : Personel ve öğrenci harcamaları 1. döngü çoğaltan katsayıları,
V0 : Personel ve öğrenci harcamalarının kentte/bölgede yarattıkları katma değer oranları
(sırası ile Vp ve Vs) ortalaması
Ed : Üniversitenin istihdam ettiği personel sayısı
Wd : Üniversite personelinin ortalama yıllık kazancı
Se : Kent/Bölge dışından gelen öğrenci sayısı
Ws : Kent/Bölge dışından gelen öğrencilerin ortalama yıllık geliri
Sy : Kredi ve burs alan yerel/bölgesel öğrenci sayısı
Wi : Ortalama yıllık burs/kredi tutarı
DV : Personel ve öğrenci harcamalarının doğurduğu yerel/bölgesel katma değer artışı
(Ed Wd Vp + (Se Ws + Sy Wi) Vs)
a : Kentte/bölgede servis sektöründe bir yeni istihdam yaratılması için gerekli katma
değer artışı
W : Kentte/bölgede servis sektörü istihdamının tüm istihdama oranı
Vp : Kentte/bölgede servis sektöründe çalışanların ortalama yıllık geliri
Böyle bir modelde yalnız birinci döngü çoğaltan etki dikkate alınmıştır. Çünkü, sektörler arasında zayıf yatay ve düşey ekonomik ilişki sergileyen küçük ve/veya gelişmemiş bölgelerde dış alım oranı yüksek olduğu için ikinci ve izleyen döngü çoğaltan etkileri ihmal edilebilir düzeydedir (Brownrigg 1977, Macdonald, Swales 1991).
Üniversitenin kentte ve bölgede yarattığı toplam istihdam kapasitesi (E), üniversitenin doğrudan (Ed) ve dolaylı olarak diğer sektörlerde yarattığı istihdamlar (DE) toplamına denktir (Aydemir 1994). Dolaylı olarak yaratılan istihdam;
DE = Ed W + (DV / a) (1 + W) eşitliği ile hesaplanabilecektir.
Böyle bir modelle Karadeniz Teknik Üniversitesi için yapılan araştırmada üniversitenin Trabzon’da 1.258 oranında bir çoğaltan etkiye sahip olduğu, bölgede ise 1.306 oranında bir çoğaltan etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ancak göreli olarak herhangi bir sanayi üretiminin yapılmadığı ve bir çok tüketim ürününün ülkenin başka yerlerinden temin edildiği bu bölgede çoğaltan etkinin daha fazla olması beklenemez. Çünkü ekonomik sızmalar, diğer bölgelere oranla göreli olarak daha fazla olacaktır (Aydemir 1994). Ancak Boulder (ABD), Stirling (İskoçya) ve Prince Edward (Kanada) üniversitelerinin bulundukları kentlere ekonomik etkilerini araştıran Bonner, Brownrigg ve Nagarajen’in buldukları çoğaltan değerleri sırasıyla 1.37, 1.45 ve 1.47’dir. Uludağ Üniversitesinin de Karadeniz Teknik Üniversitesinden daha yüksek bir çoğaltan etkiye sahip olduğunu söylemek zor olmayacaktır.
Üniversitenin böylesine dolaysız ekonomik etkilerinin yanı sıra, insan gücünün geliştirilmesi, yerel/bölgesel ölçekte yapılan araştırmalar ve bunların uygulamaya aktarılması, yerel/bölgesel kurum ve kuruluşlara sunulan hizmetler gibi dolaylı etkileri de bulunmaktadır (Aydemir 1994). Kuşkusuz bir bölgede gelişme gösteren endüstri ve teknoloji üretim birimlerinin bilimsel araştırmalardan ve bulgulara dayalı deneylerden elde edeceği bilgi birikimi de yadsınamaz. Dolayısıyla gelişmişlik süreci içerisinde birbirini etkileyerek çoğaltanı artıran bir süreçten söz edilmelidir.
3. ÜNİVERSİTELERİN KENTSEL/BÖLGESEL ORTAMDA FİZİKSEL GELİŞMEYE OLAN ETKİLERİ
Önemli bir nüfus barındıran ve kentsel/bölgesel ekonomiye dolaylı ve dolaysız etkilerde bulunan üniversitelerin kentsel gelişmedeki rolleri de önemlidir. Kentlerde fiziksel olarak bir çekim noktası durumunda olan bu tür kurumlar, gerek kentsel planlama açısından, gerekse yerel yönetimlerin hizmetleri açısından daima göz önünde bulundurulmalıdırlar.
Uludağ Üniversitesi 8 fakülte, 11 yüksekokul, 3 enstitü, 5 bölüm ve 15 uygulama-araştırma merkezi ile 1525 öğretim elemanı, 36363 öğrenci ve 2062 idari personeliyle Bursa ölçeğinde önemli büyüklüğe sahip bir kurumdur. Kuruluşundan (1975) buyana yaklaşık 52000 mezun vermiştir. Türkiye’deki bağımlılık oranının ortalama olarak 3 kişi olduğu göz önüne alındığında 156 000 kişilik bir kitle Uludağ üniversitesinin sağladığı eğitim olanaklarıyla hayatını sürdürmektedir. Bu kadar bir nüfus ise Anadolu’da orta büyüklükte bir kent nüfusuna eşittir.
36363 öğrencinin 29251’i Görükle Kampüsünde eğitim görürken 4178 kişisi Üniversite kampüsü içinde sağlanan barınma merkezlerinden (yurtlardan) faydalanmaktadır. Toplam 36363 öğrencinin 14549’unun veli adresi Bursa’dır. Bir başka deyişle üniversite öğrencilerinin % 40’ı Bursa’da ikamet ederken % 60’ı kent ve bölge dışından gelmektedir. Kuşkusuz yaklaşık 22 000 üniversite öğrencisinin talep ettiği konut, hizmetler, altyapı, sosyal-kültürel alanlar, kentte farklı bir yerleşme sisteminin oluşmasına neden olmaktadır.
Üniversite çağına gelmiş ve Bursa’da yaşayan 14500 gencin yanısıra, kent ve bölge dışından gelen 22 000 öğrencinin kentte yarattığı konut ve diğer hizmetler talebi, üniversitenin ana kampüsünün yakın çevresinde önemli oranda bir konut yapımını da beraberinde getirmektedir. Nitekim 1980’li yıllardan sonra hızla gelişme gösteren Bursa Batı kesimi yerleşme sistemi, ağırlıklı olarak konut fonksiyonuyla tanımlanmakta ve Uludağ Üniversitesinde okuyan öğrencilerin en fazla konut talebinde bulundukları bölge olmaktadır.
Oluşan konut talebinin yanında arsa fiyatlarındaki yeni rant değerlerinin oluşumu, kentsel altyapı olanaklarının bu yöne yöneltilmesi ve konut alanlarından doğan ulaşım talebinin karşılanması için yerel yönetimlerce alınan ve alınması gereken bir dizi önlemlerin oluşması söz konusudur. Üniversitece akademik ve idari personelin kente olan gidiş gelişlerini sağlayan servis araçlarından başka kamu taşımacılığı yoluyla hergün yaklaşık 280 otobüs ve yaklaşık 200 adet minibüs kampüse 29000 kişiyi taşımakta, özel araçlarla da yapılan ulaşımlar da, Bursa’yı İzmir’e bağlayan karayolunda önemli bir trafik yükü oluşturmaktadır. 2 gidiş ve 2 gelişten oluşan Bursa-İzmir Karayolu günlük git-gel hareketlerinin en yoğun olduğu saatlerde bu yükü taşıyamamaktadır. Dolayısıyla kent merkezine yaklaşık 20 km. mesafede konumlanan üniversite kampüsünün ulaşım taleplerini karşılamak için alternatif ulaşım biçimleri ve işletme sistemleri geliştirme zorunluluğu kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Nitekim bu yönde atılan en ciddi atılım Bursa Ray çalışmasıdır. Böylece günlük yolculuk talebinin önemli bir kısmı bu yolla karşılanabilecek ve araç sayısı, yakıt tüketimi, trafik kazaları gibi olumsuz etkilenmelerden daha az etkilenilebilecektir.
1600 hektarlık büyüklüğü ile kentsel fonksiyonlar içinde yer alan Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsünde 388 848 m2’lik kapalı alan kullanımı söz konusudur. Kuşkusuz bu kadar büyük bir arazi kullanımı içinde yer alacak kentsel hizmet fonksiyonları ve altyapı olanakları, üniversitenin olduğu kadar yerel yönetimin de karşılaması gereken talepleri doğurmaktadır. Anadolu’da küçük ölçekte bir kent nüfusunun hergün Bursa’yla organik ilişki içinde yaşaması için gerekli olan ulaşım, altyapı, konut kullanımı gibi talepler, kent makroformunda özel düzenlemeleri kaçınılmaz kılmaktadır. Kentin arazi kullanımı açısından tarımsal nitelikli bir yapı sunduğu bölgede yer seçiminin yapıldığı da dikkate alındığında önemli bir planlama sorunuyla karşı karşıya kalınmaktadır. Dolayısıyla yerel yönetim tarafından geliştirilen fiziksel planlama ve arazi kullanım kararlarında ekoloji, çevre ve yerleşme taleplerindeki dengenin çok iyi kurulması gerekmektedir.
Uludağ üniversitesinin sayısal olarak daha fazla büyümesi ülkesel ve bölgesel açıdan bakıldığında çeşitli sorunların oluşmasına neden olabilecektir. Bunların en başında bölgesel gelişmişlik açısından önemli bir merkez konumunda olan Bursa’ya daha fazla yatırım ve hizmet olanaklarının çekilmesine neden olurken, Anadolu’nun diğer bölgelerine olan yatırım yönelimini zayıflatacaktır. Bunun yerine niteliksel büyümenin ve mezunların daha donanımlı olmasını sağlayacak eğitim politikalarının izlenerek, ülke ekonomisine daha nitelikli işgücü katmanın ve ayrıca ulusal ve evrensel bilgi birikiminin daha nitelikli gelişmesine olanak verilecek bilimsel araştırmaların yapılmasını sağlamak daha doğru bir politika olabilecektir.
Kentsel ölçekte bakıldığında da, üniversite kapasitesinin daha fazla artırılması yerine niteliksel gelişmenin önem kazanması ve sanayi-üniversite birlikteliğinin yoğunlaştırılması, bilgi teknolojisinin geliştirilmesi, patent ve buluşların artırılması, bölgesel ve kentsel sorunları çözücü bilimsel araştırmaların daha sıklıkla yapılabilmesi, benimsenen üst ölçekli politikalar olmalıdır. Aksi taktirde 40 000 nüfuslu üniversitenin 50 000’e çıkarılması kentteki hizmetlerin daha fazla aksamasına, ulaşım taleplerinin karşılanamamasına, arazi fiyatlarında ve konut taleplerinde spekülatif artışların oluşmasına, 2. konutların fazlalaşmasına neden olabilecektir.
KAYNAKLAR:
1) Armstrong, H.W. (1993); “The Local Income and Employment Impact of Lancaster University” Urban Studies, No. 10, S.1653-1668.
2) Aydemir, S. (1994); “Karadeniz Teknik Üniversitesinin Kent ve Bölge Ekonomisine Doğrudan ve Dolaylı Ekonomik Etkileri” Bölgesel Kalkınma Sempozyumu’94, Trabzon, 1994, S.195-210.
3) Berber, M. (1994); “Karadeniz Bölgesinde Eğitim Planlaması: Entegre Üniversite Sistemi” 4. Ulusal Bölge Bilimi/Bölge Planlama Kongresi, Trabzon 1994, S.255-274.
4) Bonner, E.R. (1968); “Economic Impact of a University on Its Local Economy” American Ins. Of Planners Journal, S.339-343.
5) Booth, G.G., Jarrett, J.E. (1976); The Identification and Estimation of a University’s Economic Impact” Journal of Higher Education, S.565-576.
6) Brownrigii, M. (1972); “The Regional Income Multipliers: An Attempt to Coplete the Model” Scottish Journal of Political Economy S.281-297.
7) Caffrey. J., Isaacs, H.H. (1971); “Estimating the Impact of a Collage or University on the Local Economy” American Council on Education Publications.
8) Cook, E.D. (1970); “Analizing the Student Contribution to the Economic Base of the Community” Annals of Regional Science, S.146-153.
9) Dorsett, R.A., Weiler, W.C. (1982); “The Impact of Institution’s Federal Research Grants on the Economy of Its States” Journal of Higher Education, S.419-428.
10) DPT (1983); “V. Beş Yıllık Kalkınma Planı Eğitim Özel İhtisas Komisyonu Yükseköğretim Alt Komisyonu Raporu” Ankara.
11) Florax, R.J. (1987); “The Regional Economic Role of Universities: The Dark Side of Universities” Twente Univ., CHEPS, Netherland.
12) Greig, M.A. (1971); “The Regional Income and Employment Effects of a Pulp and Paper Mill” Scottish Journal of Political Economy, S.31-48.
13) Hansen, W.L., Weisbrod, B.A. (1969); “Benefits, Costs and Finance of Public Higher Education” Markham Pub., Chicago.
14) Hudson, B.M. (1974); “Regional Economic Effects of Higher Education Institutions” Socio-Economic Planning Sciences, S.181-194.
15) Kazdağlı. H. (1991); “Türk Yükseköğretiminde Kapasite Artırma Politikası Üzerine Bir Değerlendirme” Hacettepe Üniversitesi, İİBF Dergisi Cilt 9, Ankara
16) Macdonald, R.L., Swales, J.K. (1990); “The Local Employment Impact of a Hypermarket” Regional Studies, 25/2, S.155-162.
17) Moore, G.A. (1979); “Local Income Generation and Regional Income Redistribution in a System of Public Higher Education” Higher Education, S.334-348.
18) Nagarajen, P. (1975); “Impact of University on Local Econoy” Indian Journal of Economics, 56, S.33-43.
19) OECD (1982): “The University and the Community” OECD Pub, Paris.