“DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE YAŞANAN TURİZM SEKTÖRÜNÜN DOĞA TURİZMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ”

 

 

Öğr.Gör. Murat ÖZYABA

Uludağ Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü

16059 Görükle/BURSA

 

 

ÖZET

 

Araştırmanın amacı, Doğu Karadeniz Bölgesindeki yaylalarda var olan turizm arzını belirlemek ve yaylalara yönelen turistik talebi yönlendiren etkenleri ortaya koymaktır. Böylece bölgede gelecekte daha da artacağı varsayılan doğa turizmine altlık teşkil edecek politika ve planlamaların yönü ve niteliği konusunda bazı ip uçları elde edilebilecektir.

 

Araştırma alanına giren Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane ve Rize illerinden Bakanlar kurulunca “Turizm Merkezi” ilan edilen 5 adet yayla, turistik hizmet arzı, doğal özellikleri, kamu yatırımları, altyapı olanakları ve buralara yönelen turistik talep açısından incelenmiş, bu yönde oluşturulan veri seti üzerinde regresyon modellerine dayalı istatistiksel analizler yapılmıştır.

 

Anahtar Kelimeler; Doğa Turizmi, Yayla, Regresyon, Korrelasyon, Statistica.

 

 

1. Araştırma Alanının Tanımlanması ve Araştırma Alanında Gerçekleşen

Turizmin Bileşenleri

 

Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon illerinden oluşan araştırma alanı, Türkiye’nin Kuzeydoğusunda 36-42 derece Kuzey paralelleri, 40-42 derece Doğu meridyenleri arasında kalan yaklaşık 28677 km2’yi kapsayan bir alandır. Batıda Samsun il sınırı ve Çarşamba ovası ile sınırlanırken, Güneybatıda Canik dağları, Güneyde Bayburt il sınırı ve Doğu Karadeniz dağlarıyla, Doğuda Artvin il sınırı ile çevrelenmiştir. Kuzeyde ise Karadeniz vardır.

 


Beş ilden oluşan araştırma alanının büyük bir kısmı Doğu Karadeniz Bölgesi coğrafi özelliklerine sahip olup küçük düzlüklerin bulunduğu kıyı şeridi

ile hemen gerisinde yükselmeye başlayan Kuzey Anadolu dağlarının kıyı sıralarını kapsar. 28677 km2 lik coğrafi alanının % 32.3’ünü ormanlık ve fundalıklar oluştururken, % 27.6’sını tarım arazileri, % 21.2 sini çayır ve meralar, % 18.9’unu ise tarım dışı araziler oluşturmaktadır.

 

Doğu Karadeniz Bölgesinde sahil kesiminden sonra birden yükselen tepeler ve tarımsal üretime elverişli olmayan alanlardan sonra devam eden dalgalı topoğrafik yapı, hayvancılığın ön plana çıkmasına neden olmuştur [1]. Bu anlamda yaylalar gerek hayvanların doğal çevrede rahatlıkla beslenebilmeleri, gerekse bu yükseltilerde özellikle yaz aylarında gözlenen olumlu iklimsel nitelikler, insanların yaz mevsiminde yaylalara yönelmesine neden olmaktadır.

 

Yayla kelimesi eski Türkçe’de “Yaylağ” dan gelmektedir. Genellikle dağ tepelerindeki düzlüklere verilen bir isimdir. Yükseklerde yer almaları nedeniyle, yüksek yerlerdeki düzlükler, otluk alanlar için de yayla deyimi kullanılmaktadır [2]. Yerleşme biçimleri açısından değerlendirildiğinde ise, farklı yüksekliklerde bulunan sürekli veya geçici yerlerdeki göçebe, yarı göçebe, köy, köy-altı (mezra), kasabalarda yaşayan insanların belirli bir süre için bulundukları yerler konumundadır.

 

Doğu Karadeniz Bölgesi, 20 tanesi Turizm Merkezi olmak üzere, 200’den fazla yaylaya sahiptir. Yaylalar 1500 m. yükseklikten başlayarak yükselen çok zengin doğal peyzaj özellikleri taşıyan ve doğal arberatum niteliğindeki alanlardır. Bölgenin doğusundaki Kaçkar Yaylası ve Turizm Merkezinden, batıdaki Çambaşı Yaylası ve Turizm merkezine kadar olan alanda başta günübirlik rekreasyon olmak üzere, av turizmi, yürüme (trekking), tırmanma (climbing), fotosafari ve bilimsel doğa araştırmaları ve yer yerde Ayder’de olduğu gibi termal turizme olanak sağlayacak alanlar bulunmaktadır.

 

Doğu Karadeniz bölgesinde yaylaya gitmek, göçebelikten çok hayvan besleme amaçlı olmaktadır. İlkbahar mevsiminin başlangıcında başlayan yayla yolculuğu, kentsel ya da kırsal yerleşmelerden sonra yaylaya varmadan kurulmuş ara kademe (geçici) yerleşmelere doğru olmaktadır. Yöresel isimleri “mezire” ya da “mezere” (mezra) olarak adlandırılan bu alanlarda ilkbaharın gelmesi ve yaylalardaki “alpinik” bitki topluluklarının yeşerip canlanmasına kadar sürer. Daha sonra da asıl yayla yerleşmesine doğru bir hareket başlar ve sonbaharın bitmesine kadar bu yerleşmelerde kalınır. Kış koşullarının zorlayıcı şartları gelmeden tekrar ara kademedeki mezralara gidilir ve kışın gelmesiyle birlikte ana yerleşmelere yönelinir. Böylece yılın yaklaşık yarısı kadar bir süre, daimi yerleşmelerin dışında (mezra ve yaylalarda) geçmektedir. Bu süre içinde elde edilen hayvansal ürünlerden başka sahil kesimindeki olumsuz iklimsel koşullardan da uzaklaşılmış olunmaktadır.

 

Zaman içinde yaylaya çıkış gerekçelerinde değişiklikler olmuştur. Doğu Karadeniz Bölgesinin göç veren nüfus yapısı, coğrafyanın belirleyiciliğinde şekillenen dağınık yerleşmelerinde nüfus azalmasına neden olmuş ve hayvancılıkla uğraşmak yerine, daha kolay çalışma koşullarında yaşama isteği ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla yaylaya çıkış gerekçeleri, çoğu kez geçmişten kalma alışkanlık ve doğanın içinde temiz hava almak şeklinde olmaya başlamıştır.

 

Doğal çevrenin tüm güzelliğini içeren, hayvansal ürünlerin çok taze olarak bulunabildiği ve yöre halkının kültürel yaşantısı içinde folklorik zenginlikleri ile beslediği yaylalara giden diğer insanlar dinlendiklerini gördüklerinden itibaren buralara doğru önemli nüfus hareketleri başlamıştır. Tüm nüfus hareketleri ile yakından ilgilenen turizm sektörü de bu potansiyelin farkına varmıştır. Nitekim son 20 yılda Avrupa’da gelişen ve kitle turizminin yorucu, yok eden tavrına karşılık doğa ile tek başına bütünleşmeyi deneyen insanların gündeme getirdiği “alternatif turizm” türünün yaylalarda da gerçekleştirilebileceği düşünülmeye başlamıştır. Dolayısıyla yaylaların da bulunduğu doğal alanlara mevcut siyasal-teknolojik ve ekonomik gelişmelerden hemen etkilenen, çabuk karar değiştiren, kısa dönemli rezervasyonlara ağırlık veren, beklentileri farklı ve talepleri çeşitli olan değişik bir tüketici talebi yönelmiştir. Kısa sürede turizm pazarındaki talep, bireysel ilgilere cevap veren, yeni şeyler öğrenmeye ve daha aktif olmaya olanak hazırlayan turizm türlerine yönelen önemli bir kitle ile karşılaşılmıştır. Deniz-kum-güneş ilişkisinden, manzara, alışılmamış bitki örtüsü, doğal yaşam, mağaralar, dağlar, su sporları, folklorik özellikler ve yerel kimlikler vd., turistler için daha ilgi çekici gelmeye başlamıştır [3].

 

Akdeniz Bölgesindekilerle birlikte Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan yaylaların bulunduğu doğal ortamlara yönelen turistik talep “Yayla Turizmi” olarak tanımlanmıştır. Ancak bu tanımlamanın çok doğru olmadığı düşünülmektedir. Çünkü bu yönde gelişen turizmin ana amacı, doğayla bütünleşmek, spor yapmak ya da bilinmeyenleri yerinde görmektir. İncekara ve arkadaşları [4] yayla turizmini; “Kamu mülkiyeti, özel mülkiyet, köy müşterek malı gibi hukuki açıdan mülkiyet biçimlerinin olabildiği, turizm amaçlı, doğal çevreye uyumlu bir yapılaşma öngören yapı ve/veya yerleşme projelerinde, insanların buralarda konaklamaları ve diğer her tür turistik aktiviteye katılmalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür” şeklinde açıklamaktadır. Ancak tanımda kullanılan yayla yerleşmesi, turistik ürün sunan ve turizm amacıyla gerçekleştirilen yeni bir yerleşme ve onun projesidir. Oysa yaylalar öteden beri kullanılagelen, toplumların ya da toplulukların kültürel birikimleriyle, zaman içinde oluşturdukları ve turizm amacı dışında (hayvancılık vd) tesis edilen yerleşmelerdir. Kuşkusuz yayla yerleşmelerindeki özgün kültürel ve folklorik özellikler, yerellik ilkesiyle oluşturulmuş yapı/yerleşme anlayışı ve doğada gerçekleştirilecek etkinliklere yönelik bir takım hizmetlerin (rehberlik, yeme-içme, konaklama vd.) karşılanması, yayla yerleşmelerinin özelliklerindendir. Ancak bu tür turistik arzlar, turistik ürünün tamamını oluşturmamaktadır. Dolayısıyla doğaya dayalı turistik etkinlikler içinde sadece bir “ürün” olma niteliğini taşıyan yaylalara gitmeyi doğaya yönelen turizmin tek amacı olarak algılayıp “Yayla Turizmi” tanımını yapmak çok doğru olmayabilir. Buna rağmen sadece yaylada yaşayıp geleneksel yaşam biçimini izlemek vd. amacıyla bu yörelere gitmek isteyenler de olmaktadır. Bu tür turistik etkinliklerin ise “Kültür Turizmi” ya da “Sosyal Turizm” tanımı içinde değerlendirilmesi olanaklıdır

 

Tablo 1’de Doğu Karadeniz Bölgesi yaylalarında son yıllarda yapıldığı bilinen ve yapılabilecek alternatif turizm etkinlikleri görülmektedir.

 

Tablo 1. Doğu Karadeniz Bölgesinde yaylaların bulunduğu doğal alanlarda yapıldığı bilinen ya da yapılabilecek bazı alternatif turizm etkinlikleri

 

Kayak (skiing)

Yamaç paraşütü (parasailing)

Festivaller (festivals)

Buza tırmanma (ice climbing)

Delta kanat

Telesiyej (chair lift)

Kaya tırmanışı (climbing)

Dağ bisikleti (mountainbike)

Balonla uçma (ballooning)

Kar kızağı ile kayma (tobogganing)

Nehirde kürek çekme (rafting)

Fotosafari

Çim kayağı (grass skiing)

Balık tutma (fishing)

Avlanma (hunting)

Konferans merkezi (conference centre)

Şelaleden atlama

Bilimsel inceleme

At binme (horse-riding)

Termalizm

Uzun yürüyüş (hiking)

Kamp kurma (camping)

Mağaracılık (caving)

Doğa yürüyüşü (trekking)

 

Araştırma kapsamına giren yaylalarda, yürüyüşler, dağ tırmanışları, kayak, kamp kurma, termal kaynaklardan yararlanma, şenlikler/festivaller, avlanma ve fotosafari gibi etkinliklerin yapıldığı gözlense de bu yörelerde gerçekleşen bireysel turizmin özelliğinden dolayı hangi turistin, hangi bölgede ve ne tür bir turistik etkinlik yaptığı tam olarak belirlenememektedir. Çünkü araştırmaya konu edilen doğal alanlar çok geniştir ve herhangi bir turistik etkinlik için turisti yönlendirecek nitelikte belirlenmiş bir alan bulunmamaktadır (kayak alanları, termal tesisler ve şenlik/festival alanları dışında).

 

Yaylaların bulunduğu doğal alanlarda, turistik ürünlerin temel bileşenlerinden olan kısa sürede rahat ulaşım, kapsamlı sağlık tesisleri, lüks alış-veriş olanakları, aktif tanıtım ve pazarlama etkinlikleri, eğlence, lüks konaklama olanakları ve yeme-içme olanakları gibi hizmetler yüksek kaliteli değildir. Zaten bu tür alanlardaki turistik ürünlerin olabildiğince yerel nitelikte ve bireysel tercihlere bağlı olarak gelişmesi beklenmektedir.

 

 

2. Araştırma Yöntemi

 

Yaklaşık 29000 km2’yi kapsayan bir alanda dağılım gösteren yayla ve turizm merkezlerinin her birine ulaşmak ve beklenen verim düzeyinde gerekli sorgulamaları yapmak, kısıtlı zaman ve bütçe olanakları göz önüne alındığında kuşkusuz çok zordur. Dolayısıyla araştırmanın daha çok Turizm Merkezi ilan edilen yayla merkezlerinde yürütülmesine karar verilmiştir. Böylece, alan çalışması yapılacak araştırma merkezleri şu şekilde belirlenmiştir;

 

1. Ayder Yaylası ve Turizm Merkezi     (Rize)

2. Uzungöl Yaylası ve Turizm Merkezi  (Trabzon)

3. Zigana Yaylası ve Turizm Merkezi    (Gümüşhane)

4. Kümbet Yaylası ve Turizm Merkezi   (Giresun)

5. Çambaşı Yaylası ve Turizm Merkezi (Ordu)

 

Turizm planlamasına yönelik araştırmalarda çok karmaşık süreçlerin izlenmesine rağmen, temelde kullanılan Turizm Planlaması Sürecinden [5] faydalanılarak Şekil 1’deki süreç benimsenmiş ve araştırma yöntemine yönelik temel varsayımlar belirlenmiştir. Araştırma yöntemine yönelik olarak belirlenen temel varsayımlar şöyledir;

 

Varsayım 1; Araştırma alanı kapsamına giren yaylalara gelen yerli ve yabancı turist sayıları bilinmemesine rağmen, Turizm Bakanlığınca 1993 yılında yapılan “İç Turizm Talep Profili” [6] araştırması ve “Yabancı Ziyaretçilerin Talep Profili” [7] araştırmasında seyahat gerekçelerinden olan “Tatil”, “Aktif Spor” ve “Sağlık-Kaplıca” verileri baz alınarak, bu amaçlarla gelen turistlerin yaylalara yöneldiği kabul edilmiştir. Buna göre araştırma alanı kapsamına giren illerde 1993 yılında Bakanlık Belgeli tesislerde konaklayan turistlerin % 48’inin doğa amaçlı seyahat yaptığı için yaylalara yöneldiği kabul edilmiş ve bu oran 1996 yılında bölgeye gelen turist sayısına oranlanarak 1996 yılında yaylalara yöneldiği kabul edilen turistik talep büyüklüğü olarak değerlendirilmiştir.

 

Varsayım 2; Doğu Karadeniz Bölgesi Yaylalarının güzergahlarında yer alan ve il merkezlerinden sonra ikinci kademe merkez niteliğinde olan belde ya da ilçelerde önemsenecek boyutta bir konaklama sektörünün gelişmediği izlendiğinden bu yörelerdeki konaklama sektörünün il merkezlerinde ya da yaylalarda gerçekleşecek gelişmenin etkisi altında kalacağı kabul edilmiştir.

 

Varsayım 3; Araştırmaya konu edilen illerde, turizm ürünü sunan turistik tesisler kapsamında, bakanlık belgeli oteller anlaşılmalıdır. Bununla birlikte turizm sektörü içinde seyahat, alış-veriş, eğlence, yiyecek ve diğer konaklama tesisleri (Belediye belgeli. belgesiz oteller, moteller vd.) gibi mal ve hizmet sunan tesisler bulunmasına rağmen gerek veri seti oluşturacak ölçüde geçmiş yıllara ilişkin veri derlenememesinden, gerekse bu tür tesislerin çok fazla sayıda olmamasından dolayı ihmal edilmiştir. Ancak araştırma alanı içine giren yaylalarda halen mal ve hizmet sunan diğer tesislerin (lokanta, eğlence birimleri, seyahat acentaları vd.) niteliğinin gelişeceği ve gelecekte oluşacak turistik talebe göre, arz-talep ilişkisi içinde şekilleneceği varsayılmıştır.

 


Metin Kutusu: YAYLALARA YÖNELEN TURİSTİK TALEP ANALİZLERİ

Alternatif Turizm Tür lerine İlişkin Öneriler

 

Turistik Etkinlikler

 
 

 

 



Ulaşım ve Diğer Alt yapı Gereksinmeleri Tahmini

 

AMAÇLARIN VE OLGULARIN BELİRLENMESİ

 
 



Çevresel Etkilenmele -re Karşı Koruma Stratejileri

 

Toplumsal Eğitim Politikaları

 

Yatırım Politikaları

 


Yatırım Politikaları

 


 



 

 

Hukuksal Düzenlemelere Olan Gereksinimin Tahmini

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Şekil 1. Araştırmada Kullanılan Planlama Süreci


Araştırma alanına belirli bir zamanda (1996) yönelen turistik talebi açıklamak için belirlenebilen değişkenler Tablo 2’de, değişkenlerin ham değerlerinden oluşan veri matrisi ise Ek Tablo 1’de görülmektedir.

 

Tablo 2. Yayla Bütününe İlişkin Değişkenler

 

Değişken No

Değişken Adı

VAR 1

Devlet karayolundan yaylaya kadar olan asfalt yol uzunluğu

VAR 2

Yaylada turistik sezon uzunluğu

VAR 3

Yaydaki yatak sayısı

VAR 4

Yayladaki restoran sandalye sayısı

VAR 5

Yayladaki Personel sayısı

VAR 6

Yaylada turistlerin ortalama kalış süresi

VAR 7

Yayladaki tesislerin doluluk oranları

VAR 8

Yayladaki tesislerin ortalama yatak ücreti

VAR 9

Yaylanın bağlı olduğu ildeki yatak sayısı (bakanlık belgeli)

VAR 10

Yaylanın bağlı olduğu ildeki A Grubu Seyahat Acentası sayısı

VAR 11

Yayladaki ticari birim sayısı

VAR 12

Yaylalara yapılan Turizm yatırımları

VAR 13

Yaylalara yönelen turist sayısı (1993 oranlarıyla 1996 değerleri)

 

Buna göre yaylalara yönelen turistik talebi açıklayan aşağıdaki çoklu regresyon modeli kurulmuş ve sınanmıştır.

 

VAR13 = a + bVAR1 + cVAR2 + dVAR3 + eVAR4 + fVAR5 + gVAR6 +

hVAR7 + iVAR8 + kVAR9 + mVAR10 + nVAR11 + pVAR12                      

 

Neden-sonuç ilişkisini açıklayan regresyon analizi ile birlikte değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve düzeyini belirleyen korrelasyon analizleri “Statistica” paket programından yararlanılarak yapılmıştır.

 

 

3. Bulgular ve Sonuç

 

Araştırma alanındaki yayla ve turizm merkezlerinde konaklama tesisleri bazındaki hizmet arzı ve belirli bir yıldaki (1996) turistik talep ile bu talepten elde edilen konaklama gelirleri Tablo 3’de görülmektedir.

 

Tablo 3. Yaylalardaki konaklama tesislerinde konaklama hizmet arzı ve turistik talepten elde edilen gelirlere ilişkin bulgular (1996)

Yayla Adı

Oda Sayısı

(%)

Yatak Sayısı

(%)

Restoran Kapasitesi

(sandalye)

(%)

Personel Sayısı

(%)

Personel başına düşen yatak sayısı

Geceleme Yapan Turist Sayısı  (%)

Yatak başına yapılan gece leme sayısı

Konaklamadan elde edilen gelir  (%)

Ayder

52.7

54.1

19.9

36.7

13.3

39.6

22.1

23.5

Zigana

6.4

8.2

10.9

6.2

11.9

0.3

1.1

0.2

Uzungöl

28.7

26.8

59.8

42.2

5.7

58.3

66.0

75.2

Kümbet

7.1

7.2

7.0

10.9

5.9

0.9

3.6

0.5

Çambaşı

5.1

3.7

2.4

4.0

8.6

0.9

7.2

0.6

Toplam  (Sayı)

393

1154

1004

128

9.0

34940

30.3

17 625 250 000 TL

Tablo 3’den de görülebileceği gibi araştırma alanı içine giren yaylalarda yatak sayısı açısından en fazla konaklama arzı Ayder’dedir (%54.1). Konaklama sunusu açısından gözlenen bu durum, konaklama tesislerinde bulunan restoran ve lokanta türü hizmetler açısından farklılık göstermektedir. Araştırma alanındaki restoran kapasitesinin % 59.8’i Uzungöl’de bulunmaktadır. Bunun nedeni; Ayder’de sadece termal kaynaklara bağlı bir konaklama sunusu söz konusu iken, Uzungöl’de günübirlik etkinliklere dayalı bir hizmet sunumunun olmasındandır. Personel sayısı ve personel başına düşen yatak sayısı açısından da benzer bir durum vardır. Geceleme yapan turist sayısının % 58.3’ü Uzungöl’dedir. Dolayısıyla turistik hizmet arzına karşılık turistik talep açısından da araştırma alanında ön plana çıkan yayla, Uzungöl’dür. Nitekim araştırma alanında 1996 yılında gerçekleşen konaklamalardan elde edilen gelirin % 75.2’si (13 250 250 000 TL), Uzungöl’de oluşmuştur. Ancak turistik hizmet arzının ölçütlerinden birisi olan nitelikli personel açısından tüm yaylalardaki oranların ülke ortalamalarından uzak olduğu gözlenmektedir. Türkiye genelinde 1995 yılında, Turizm Bakanlığı işletme belgeli konaklama tesislerinde turistik hizmet sunan personel başına düşen işletme belgeli yatak sayısı 3.5 iken [8] [9], araştırma alanındaki yaylaların ortalaması 9 dur. Her ne kadar yaylalardaki konaklama tesislerinde kalan turistlerin Turizm Bakanlığı işletme belgeli tesislerindeki kadar nitelikli personel talebinde bulunmadığı yönünde sezgisel deneyimler elde edilmişse de araştırma alanına giren yaylalarda nitelikli ve yeterli sayıda personel istihdamı açısından önemli bir ölçüt olarak değerlendirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.

 

Turistik hizmet arzına paralel olarak turistik talebin de ülke ortalamalarının altında olduğu görülmektedir. Yatak başına yapılan geceleme sayısı Türkiye genelinde 1995 yılında 100.4 gece iken [8] [9], bu büyüklük yaylalarda 30.3 gecede kalmaktadır. Dolayısıyla ortalama 250 günlük bir sezon uzunluğuna sahip olan yaylalarda, sezonun önemli bir kısmının turistik gecelemelere konu olmadığı söylenebilir.

 

Yaylalara yönelen turistik talebin belirlenmesi sürecine yönelik olarak oluşturulan modelde ardışık adımlı çoklu doğrusal regresyon analiziyle (forward stepwise) yapılan sınamada korrelasyon matrisinin yüksek açıklayıcılık oranına sahip olması (R2 = 0.999) ve regresyon denkleminin anlamlı çıkması (p<0.006), modelin güvenilirlik düzeyinde olduğunu göstermektedir (Tablo 4).

 

Yapılan regresyon analizinde yaylalardaki turistik talebi (VAR13) etkileyen en önemli değişkenin “Devlet Karayolundan Yaylaya Kadar Olan Asfalt Yol Uzunluğu” (VAR1) olduğu görülmektedir. (p=0.02). Bunun yanında iki değişken arasında ters yönde görülen güçlü bir korrelasyon (r = -0.81) vardır ki (Tablo 5), ulaşılabilirliğin bir bölgeye yönelen turistik talep üzerindeki etkisini açıklaması açısından önemlidir. Yaylalara olan ulaşılabilirlikte sürenin uzun olması, uzaklığın fazla olması ve seyahat kalitesinin düşük nitelikli olmasının yaylaya yönelen turistik talebi olumsuz yönde etkilediği söylenebilir.

 

Araştırma alanına giren yaylalardaki turistik talebi (VAR13) etkileyen bir diğer önemli değişken “Yaylanın Bağlı Olduğu İldeki Bakanlık Belgeli Yatak Sayısı” (VAR9) dır (p=0.007). Korrelasyon analizinde de yaylalara yönelen turistik talebin (VAR13) en yüksek düzeyde ilişkili olduğu değişken, “Yaylanın Bağlı Olduğu İldeki Bakanlık Belgeli Yatak Sayısı” dır (VAR9) (r=0.91) (Tablo 5). İki değişken arasındaki ilişkinin aynı yönde olmasından dolayı yaylalardaki turistik talebin yakın çevrede var olan belirli kalite ve düzeydeki konaklama sunusu ile paralellik gösterdiği söylenebilir. Dolayısıyla 1996 yılında yaylalara yönelen turistik talebin, turistik sunu türlerinden olan konaklama olanaklarının yükseltilmesi halinde artabileceği sonucu çıkarılabilmektedir. Kuşkusuz burada yayla merkezlerindeki konaklama birimlerinin hizmet kalitesi önem kazanmaktadır. Turizm Bakanlığının hizmet sunumundaki kaliteye bağlı olarak belgelediği konaklama tesislerinin benzerlerinin yaylalarda yapılması halinde turistik talebin artabileceği görüşü savunulabilir. Ancak bu durumda yaylaların sahip olduğu ekolojik yapının bozulmaması koşulu ön planda tutulmalıdır.

 

Yapılan regresyon analizinde (Tablo 4), yaylalara yönelen turistik talebi (VAR13) açıklayan bir diğer değişkenin de “Yaylalara Yapılan Turizm Yatırımları” (VAR12) olduğu görülmektedir (p=0.008). Dolayısıyla yol, su elektrik, çevresel altyapı, sosyal amaçlı kullanım alanları gibi bir takım yatırımların turistik talebi artırabileceği yönünde güçlü ip uçlarının varlığından söz edilebilmektedir. Ancak gerek kamusal, gerekse özel sektör tarafından gerçekleştirilecek turizm yatırımlarının yaylalarda yapılabilecek turistik etkinlikleri destekler nitelikte olması gerekmektedir.

 

Korrelasyon analizinde yaylalara yönelen turistik talep ile ters yönde ilişkisinin görüldüğü iki değişkenden birisi “Devlet karayolundan yaylaya kadar olan asfalt yol uzunluğu” (VAR1) (r=-0.81) iken ikincisi ise “Yaylada turistlerin ortalama kalış süresi” (VAR6) (r=-0.69) dir. Çok güçlü olmasa da böyle biri ilişki, yaylalardaki ortalama kalış süresinin turistik çekiciliklerin niteliğine bağlı olarak farklılaştığını göstermektedir. Ek Tablo 1’deki veri matrisinden de anlaşılabileceği gibi en yüksek ortalama kalış süreleri Zigana ve Ayder Yaylalarındadır. Bu yaylalardaki turistik konaklamaların genellikle tek tip etkinliklere dayalı olarak gerçekleştiği (Zigana’da kış sporları, Ayder’de termal turizm) göz önüne alındığında, yaylalara ve doğaya yönelen turistik talebin bir kısmının kısa süre konaklamalarla farklı yerleri görme eğiliminde olduğu söylenebilir. Nitekim “Yaylalara yönelen turistik talebin” (VAR 13), “Yayladaki tesislerin doluluk oranları” (VAR 7) ile aynı yönde güçlü bir pozitif ilişki içinde olması (r=0.71), buralara yönelen turistik talep içinde farklı beklentileri olan ayrı bir kitlenin varlığını göstermektedir. Birinci grup turistler daha hareketli olabileceği ve kısa süre konaklayacağı yerleri tercih etme eğilimindeyken ikinci grup turistler belirli bir etkinliğin hakim olduğu ve sadece bu etkinliği yapmak amacıyla turistik talepte bulunmaktadırlar. Örneğin birinci grup turistler Ayder Yaylasında 1 veya 2 gece konaklayıp başka yerlere giderlerken, ikinci grup turistler aynı yerde 3 veya 4 gece konaklamaktadırlar.

 

Korrelasyon analizlerinde iki değişken arasında görülen ilişki yönü ve düzeyi değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisini açıklayamaz, bağımlı değişken ile bağımsız değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi, bağımlı değişken üzerinde başka etkenlerin varlığı halinde farklılaşabilmektedir. Bu yüzden ardışık adımlı çoklu doğrusal regresyon analizi (forward stepwise) ile bağımlı bir değişken üzerinde etkili olan bağımsız değişkenler incelenmiştir. Buna göre araştırma alanındaki yaylalara belirli bir zamanda (1996) yönelen turistik talebi (VAR13) açıklayan model şu şekilde bulunmuştur (Tablo 4);

 

 

VAR13 = 1850,94 + 9,43 VAR9 + 0,083 VAR12 – 37,81 VAR1               

 

 

Tablo 4. Regresyon Katsayıları Tablosu (Bağımlı Değişken: VAR13)

 

R= .99998793  R²= .99997585  Adjusted R²= .99990341

F(3,1)=13803.  p<.00626  Std.Error of estimate: 22.349

 

 

       

St. Err.

       

St. Err.

       

       

 Valid 

 

  BETA 

of BETA

   B   

 of B  

t(1)   

p-level

   N   

Intercpt

 

 

1850.943

85.29747

21.6999

.029317

 

VAR9

.778996

.008412

9.427

.10179

92.6102

.006874

5.000000

VAR12

.400318

.004946

.083

.00103

80.9373

.007865

5.000000

VAR1

-.213643

.008384

-37.806

1.48363

-25.4820

.024970

5.000000

 

Tablo 5. Korrelasyon Katsayıları Tablosu

 

 

VAR1

VAR2

VAR3

VAR4

VAR5

VAR6

VAR7

VAR8

VAR9

VAR10

VAR11

VAR12

VAR13

VAR1

1.00

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VAR2

 

1.00

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VAR3

 

 

1.00

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VAR4

 

.88

 

1.00

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VAR5

 

 

.83

.84

1.00

 

 

 

 

 

 

 

 

VAR6

.69

 

 

 

 

1.00

 

 

 

 

 

 

 

VAR7

 

.77

.62

.94

.94

 

1.00

 

 

 

 

 

 

VAR8

 

.98

 

.93

 

 

.78

1.00

 

 

 

 

 

VAR9

-.81

 

 

 

 

-.76

.64

 

1.00

 

 

 

 

VAR10

 

.90

 

.98

.79

 

.93

.93

.67

1.00

 

 

 

VAR11

 

 

 

 

 

-.87

 

 

 

 

1.00

 

 

VAR12

 

 

.88

 

 

 

 

 

 

 

 

1.00

 

VAR13

-.81

 

 

 

.64

-.69

.71

 

.91

 

 

 

1.00

 

Regresyon analizi ile her ne kadar geleceğe ilişkin tahminler yapmak olanaklı ise de, modelde kullanılan verilerin sınırlı sayıda olması, geçmişe dayalı ardışık düzeyde olmaması ve belirli bir yıldaki (1996) durumu yansıtması nedeniyle, bulunan regresyon modeliyle ileriye yönelik olarak yapılacak tahminlere kuşkuyla bakılması gerektiği düşünülmektedir. Çünkü modelde kullanılan değişkenler, turistik talebi açıklayabilecek bir çok değişkenden sadece bir kısmıdır. Turistik tesislerin hizmet arzına yönelik verilerden başka, turizmi etkileyen bir çok bağımsız değişkenin olacağı gözden uzak tutulmamalıdır. Buna rağmen, araştırma alanındaki yaylalara yönelen turistik talebin gelecekte artması yönünde geliştirilecek politikalara temel oluşturacak ip uçlarının belirlendiğini söylemek mümkündür.

 

 

4. Araştırma Bölgesindeki Yayla ve Turizm Merkezlerine İlişkin Öneriler

 

Ulaşılabilirliğin en belirleyici ölçütlerden birisi olduğu kabul edilen turizm sektöründe, ender bulunan özellikleri gereği bir turistik talebe konu olan yerlerde dahi (ulaşılması güç Afrika ve Doğu Asya ülkelerindeki turistik yöreler) ulaşıma ilişkin yerel olanakların iyileştirilmesine çalışılmaktadır. Dolayısıyla bozulmamış doğal alanlarıyla turizm pazarına girmek isteyen Doğu Karadeniz Bölgesi yaylalarının da ulaşılabilirliğinin iyileştirilmesi gereği açıktır. Sahil kesiminden içerilere (güneye) gidildikçe düşen yol kalitesi, yaylalara yönelen turistik talep için caydırıcı bir özellik olarak görülmektedir. Bunun için özellikle yayla merkezlerine kadar olan yolların kalitesinde iyileştirmeler yapmak kaçınılmazdır. Ancak turizm merkezi sınırları içinde gerçekleştirilecek turistik etkinlikler için niteliği yüksek bir yol kalitesi gerekmemektedir. Örneğin Uzungöl yaylasına kadar olan yolun iyileştirilmesi, araçlı ulaşım açısından zorunlu olmakla birlikte, Uzungöl’den Şekersu Yaylasına ya da Balıklıgöl’e kadar uzanan yolun yürüyüş amaçlı kullanımı için doğal zemin şeklinde kalması gerekmektedir. Çünkü doğa turizmi yapmak için gelen turistlerin doğal ortamlardaki her türlü teknik alt yapı elemanlarını doğayla uyum içinde görmek istediği gözlenmiştir. Bununla birlikte taraksı (dendritik) ulaşım şemasına sahip olan bölgede sahil karayolundan, yaylalara kadar olan yol güzergahları üzerinde, yol kenarı dinlenme tesisleri düzenlenebilir. Bunun için uygun olan yerler;

 

1. Ordu-Çambaşı Yaylası güzergahı üzerinde Çobanbağırtan suyu mevkiinde yol boyu araçlı dinlenme yeri,

2. Giresun-Kümbet Yaylası güzergahı üzerinde Dereli ilçesi çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri,

3. Trabzon-Zigana Yaylası güzergahı üzerinde Hamsiköy yol boyu araçlı dinlenme yeri (bu bölge zaten bu amaçla kullanılmaktadır),

4. Of-Uzungöl Yaylası güzergahı üzerinde Çaykara çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri,

5. Ardeşen-Ayder Yaylası güzergahı üzerinde Çamlıhemşin çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri, şeklinde olabilir.

 

Araştırma sırasında yapılan gözlemlerde, yaylalara gitmek isteyen turistlerin çoğu kez sahildeki il merkezlerinde bulunan nitelikli tesislerde konakladığı, yaylalara da günübirlik ziyaretlerde bulunduğu görülmüştür. Dolayısıyla turizm merkezi niteliğindeki yaylalarda gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin nitelikli olması, bunun yanında yöredeki doğal yapıyla uyumlu bir mimari tarzın benimsenmesi gerekmektedir. Örneğin Ayder yaylasındaki termal tesislere tedavi olmak amacıyla gelen ziyaretçiler (çoğunlukla yerli turistler) niteliksiz konaklama olanaklarından şikayet etmişlerdir. Bunun yanında Uzungöl’de bulunan konaklama tesislerini, nitelikli olmasından dolayı yerli turistler kadar, yabancı turistler de talep etmektedir.

 

Yaylalarda gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin çok katlı oteller şeklinde tasarlanması uygun değildir. Özellikle yöre halkının kullandığı evlere ek olarak yapılacak konaklama birimleriyle pansiyon işletmeleri çoğaltılabilir. Ancak yayla evlerine yapılacak eklerin yörede görülen mimari tarza uyum sağlaması ve yayla evindeki yapım tarzını bozmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Bunun yanında Çambaşı ve Kümbet yaylalarında görülen betonarme yapım teknikleri, yeni yapılacak konaklama tesislerinde tekrarlanmamalı, Çambaşı yaylasında taş ve ahşap karışımı malzeme, Kümbet yaylasında ise ahşap malzeme ağırlıklı bir yapım tekniği benimsenmelidir. Uzungöl yaylasında ise eski yerleşmedeki ahşap yapıların iyileştirilmesi suretiyle pansiyon kullanımı gerçekleştirilebilir. Burada göl kıyısına konaklama tesisi yapmaktan kaçınılmalıdır.

 

Araştırma alanındaki yaylalara yapılacak turizm yatırımlarının turizm türlerine göre çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Örneğin Zigana yaylasına yapılacak turizm amaçlı yatırımlarda kış turizminin gerektirdiği alt yapı yatırımlarına (kayak eğitim tesisleri, gece ve gündüz hizmet verebilecek eğlence tesisleri, kar temizleme ve pist bakımını sağlayacak tesisler, sağlık tesisleri vd.) ağırlık verilirken, Ayder yaylasında termal kaynağın kullanımı ve geniş alan gerektiren dağ sporlarına yönelik yatırım programları (sağlık ve rehabilitasyon merkezi, eğlence tesisleri, rehberlik ve danışma merkezleri, dağ sporları için gerekli teknik malzeme satış birimleri vd.) yapılması, Uzungöl yaylasında ise su sporlarına yönelik turizm türlerinin yapılabilmesini sağlayacak yatırım ilkeleri belirlenmelidir. Yaylalardaki haberleşme olanaklarının iyileştirilmesine yönelik olarak mobil telefon kullanımını olanaklı kılacak yansıtıcıların yapılması, içme ve kullanma suyu ile kanalizasyon sistemlerinin yapılması, kesintisiz enerji sağlayıcı trafoların yapılması, kamu eliyle gerçekleştirilecek turizm yatırımları olarak değerlendirilebilir.

 

Araştırma alanına giren yaylalarda gerçekleştirilebilecek turizm etkinlikleri ve bu etkinliklere yönelik olarak yapılması gerekenler ise şunlardır;

 

1) Uzungöl yaylasında su sporları (gölde kürek çekme, yüzme, sportif balıkçılık vd) ve doğa gezileri (Şekersu yaylası ve Balıklıgöl yönlerine doğru) için gerekli olan rehberlik, güzergah tanıtımı, konaklama, teknik ekipman temin etme (çadır, dondurulmuş gıda satışı vd) gibi hizmetlerin verilebileceği noktasal merkezler oluşturulmalıdır.

2) Ayder yaylası, Doğu Karadeniz Dağlarının kuzey ve güney geçişlerinin yapıldığı doğa yürüyüşü güzergahı üzerinde olması nedeni ile çok sayıda yerli ve yabancı turistin ilgi gösterdiği bir yerdir. Dolayısıyla Ayder yaylasından Yusufeli (Artvin) bölgesine geçiş yapacak olan (Trans-Kaçkar) turistlerin Ayder-Yukarı Kavron güzergahı üzerinde dinlenmelerine ve kamp kurmalarına olanak sağlayacak emniyetli kamp yerleri oluşturulmalıdır. Buralarda Ayder’de kurulacak danışma bürosu ile haberleşme olanağı sağlayan mobil telefon sistemi, içme suyu, yemek yeme masaları, banyo yapabilecek basit yapı ya da yapılar ve çadır kurma yerleri bulunmalıdır. Bununla birlikte günübirlik yürüyüş güzergahları olan Ağveçor ve Palakçur yaylası güzergahları üzerinde basit dinlenme barınakları bulunmalıdır.

3) Zigana yaylasında bulunan kayak merkezinin iyileştirilerek daha yüksek kapasiteli konaklama sunusuna sahip olması sağlanmalı, kayak kiralama, kayak eğitimi, sportif yaralanmalara karşı ilk yardım ünitesi gibi birimleri içermelidir. Bununla birlikte geceleri kullanılabilecek eğlence mekanları, ziyaretçilerin kalış sürelerini uzatabilecek, dolayısıyla turistik talebi de artırabilecektir. Var olan kayak pistlerinde düzenlenebilecek ulusal ya da uluslar arası yarışmalar sırasında oluşacak ziyaretçi yoğunluğuna hizmet edecek yeme-içme tesisleri, yöre halkının girişimiyle mobil araçlarla karşılanabilir. Zigana yaylasının çevresindeki doğal alanlara doğru yapılacak yürüyüşler için Kadırga Yaylası ve Camiboğazı yaylası güzergahı en uygun olanlarıdır. Bu güzergahlar üzerinde de dinlenme alanlarının tasarlanması gereklidir.

4) Kümbet yaylasındaki yerleşme dokusu, büyük ölçüde betonarme sisteme dayalı olarak gelişmiştir. Yayla merkezine konaklama tesisi yapmak doğa turizmi açısından cazip değildir. Bunun yerine yakın olan Açmaoba’da bungalow tipi ahşap yapılarla konaklama sunusu mümkün olabilir. Buralarda gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin çevre düzenlemesi için Kümbet yaylası girişindeki Salonçayırı dinlenme tesislerindeki düzenleme, örnek alınabilir. Kümbet yaylası çevresindeki Tünnükdüzü ve Dedirekdüzü güzergahları, yürüyüş için uygun güzergahlardır.

5) Çambaşı yaylasında da Kümbet yaylasında olduğu gibi doğal bir yapılaşma karakteri söz konusu değildir. Çambaşı yaylası, alış-veriş merkezi niteliğinde kullanıldığından bu bölgedeki konaklama sunusunu yakın çevredeki obalarda ve küçük yaylalarda (Evrekbaşı bölgesi, Turnalık yaylası, Çelikkıran yaylası vd.) gerçekleştirmek daha anlamlıdır. Çambaşı yaylasına 4 saatlik yürüme uzaklığında olan Karagöl güzergahı, Çelikkıran yaylası ve Geçilmezkaya bölgesi, Turnalık Yaylası güzergahı, yürüyüş için uygun yerlerdir. Yaylanın hemen yakınında bulunan alabalık üretme tesisleri, doğal ortamda yiyecek-içecek olanakları sunan bir yapıda olduğu için korunmalıdır.

 

Araştırma bölgesindeki yayla ve turizm merkezlerinin sürdürülebilir turizm anlayışı içinde kullanılmasını sağlayabilmek için, bu bölgelerin “doğal sit” alanı olarak kabul edilmesi ve arazi kullanım kararlarının, ekolojik taşıma kapasitelerinin belirlenmesiyle oluşturulması gerekmektedir. Böylece planlama ve yapılaşma denetimindeki bir takım yasa ve yetki karmaşaları giderilebileceği gibi, daha etkin bir denetim mekanizması kurulmuş olacaktır. Örneğin şenlikler, ekolojik yapıya olumsuz etkileri olan etkinliklerdir. Şenliklerin yapılacağı alanların hassas eko sisteme sahip olan arazi parçalarında yapılmamasına dikkat edilmeli, şenliklerin bitmesinden sonra buradaki doğal yapının kısa sürede tekrar kazanılması için arazi iyileştirmeleri yapılmalıdır.

 

Yayla niteliğindeki turizm merkezlerinde kamu eliyle ya da özel girişimciler tarafından kiralama suretiyle yapılacak işletmelerde ulusal ve uluslar arası gençlik organizasyonlarının eğitim amaçlı konaklamalar ve turizm etkinlikleri yapmaları özendirilmeli ve bu yöndeki tanıtımlar yapılmalıdır. Bu tür etkinlikler için uygun olan yayla merkezleri, Zigana ve Ayder’dir.

 

Yaylalardaki geleneksel yaşam biçimini yansıtan ürünlerin satışını gerçekleştiren birimlerin yapılması teşvik edilmelidir. Böylece yöre halkının ekonomik olarak kazanç elde etmesi mümkün olabilecek, aynı zamanda yerli ve yabancı turistlerle gerçekleştirilecek sosyal etkileşim, yöre halkının turizm bilincini artıracaktır.

 

Ayder yaylasının ve Uzungöl yaylasının tamamı, Kümbet yaylası çevresindeki Açmaoba, Dedirekdüzü, Tünnükdüzü, Çambaşı yaylasında Geçilmezkaya ve Çelikkıran yaylası gibi hassas eko sisteme sahip alanlara yaklaşıldığında, ziyaretçilerin bilgilenmesini sağlayıcı, eko sistemi tanıtıcı (bitki ve hayvan türleri vd.) bilgilendirme levhaları yapılmalı ve çevreyi kullanımdaki hassasiyet vurgulanmalıdır.

Yaylalarda gerçekleştirilecek tüm turistik etkinlikler, yöre ve bölge ekonomisine dolaylı ve dolaysız olarak etki edeceğinden, bu yönde alınacak kararlar, politikalar ve yatırımlar, sürdürülebilir turizm anlayışından ayrılmamalıdır. Çünkü hassas eko sistemler üzerinde gerçekleştirilen insan etkinlikleri, en önemli potansiyel olan doğal kaynakları yok ederse, turizmin geleceğinde olumsuzlukların yaşanması kaçınılmazdır.

 

 

KAYNAKLAR

 

[1] Kaptan, H., Doğu Karadeniz Bölgesi Kıyı Kesimi Sorunlarına Genel Bakış, Türkiye 7. Dünya Şehircilik Günü Kutlamaları Kıyılar Kolokyumu, 1983, Trabzon.

[2] Var, M., Doğu Karadeniz Yaylalarının Turistik ve Rekreasyonel Yönden Değerlendirilmesi, Turizm Yıllığı 1988-1989, Türkiye Kalkınma Bankası Yayını, Ankara, (1990), 150-154.

[3] Mcintyre, G., Sustainable Tourism Development: Guide For Local Planners, World Tourism Organization (WTO) Public, Madrid, 1993.

[4] İncekara, A., Bocutoğlu, E., Öztürk, K., Okutan, A., Berber, M., Özaslan, İ., Ersun, C., Ok, S.Ç., Müftüoğlu, H., Subaşı, B., Karadeniz Bölgesinde Yayla Turizminin Geliştirilmesi, Bölgesel Gelişme ve Çevreye Uyumlu Yapılaşma, İstanbul Ticaret Odası Yayın No: 1997-27, Mega Ajans Reklam ve Matbaacılık Ltd. Şti, İstanbul, 1997.

[5] Bovy, B. M., Lawson, F., Tourism and Recreation: Handbook of Planning and Design, Butterworth-Henemann Architectural Press, England, 1998.

[6] Anonim, İç Turizm Talep Profili Araştırması, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 1994/1, Ankara, 1994.

[7] Anonim, Yabancı Ziyaretçiler Talep Profili Araştırması, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 1994/4, Ankara, 1994.

[8] Anonim, Konaklama İstatistikleri Bültenleri (1990-1996), Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara.

[9] Anonim, Otel ve Lokanta İstatistikleri, T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Genel Müdürlüğü, 1995, Ankara.

 

 

 

Ek Tablo 1. Yayla bütününe ilişkin veri matrisi

 

 

VAR

1

VAR

2

VAR

3

VAR

4

VAR

5

VAR

6

VAR

7

VAR

8

VAR

9

VAR

10

VAR

11

VAR

12

VAR

13

Çambaşı

22

245

43

24

5

1.75

0.03

325000

395

1

48

1550

4862

Kümbet

41.3

184

83

70

14

1.93

0.05

275000

430

1

31

1000

4415

Zigana

53

244

95

110

8

4.5

0.005

375000

54

0

6

0

362

Uzungöl

24

365

309

600

54

2.84

0.18

650000

558

16

13

0

6219

Ayder

38

214

624

200

47

3.16

0.10

296428

306

3

13

25000

5385