“DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE YAŞANAN TURİZM SEKTÖRÜNÜN DOĞA TURİZMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ”
Uludağ Üniversitesi
Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü
16059 Görükle/BURSA
ÖZET
Araştırmanın amacı, Doğu Karadeniz
Bölgesindeki yaylalarda var olan turizm arzını belirlemek ve yaylalara yönelen
turistik talebi yönlendiren etkenleri ortaya koymaktır. Böylece bölgede
gelecekte daha da artacağı varsayılan doğa turizmine altlık teşkil edecek
politika ve planlamaların yönü ve niteliği konusunda bazı ip uçları elde
edilebilecektir.
Araştırma alanına giren
Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane ve Rize illerinden Bakanlar kurulunca “Turizm
Merkezi” ilan edilen 5 adet yayla, turistik hizmet arzı, doğal özellikleri,
kamu yatırımları, altyapı olanakları ve buralara yönelen turistik talep
açısından incelenmiş, bu yönde oluşturulan veri seti üzerinde regresyon
modellerine dayalı istatistiksel analizler yapılmıştır.
Anahtar
Kelimeler;
Doğa Turizmi, Yayla, Regresyon, Korrelasyon, Statistica.
1. Araştırma
Alanının Tanımlanması ve Araştırma Alanında Gerçekleşen
Giresun, Gümüşhane, Ordu,
Rize ve Trabzon illerinden oluşan araştırma alanı, Türkiye’nin Kuzeydoğusunda
36-42 derece Kuzey paralelleri, 40-42 derece Doğu meridyenleri arasında kalan
yaklaşık 28677 km2’yi kapsayan bir alandır. Batıda Samsun il sınırı
ve Çarşamba ovası ile sınırlanırken, Güneybatıda Canik dağları, Güneyde Bayburt
il sınırı ve Doğu Karadeniz dağlarıyla, Doğuda Artvin il sınırı ile çevrelenmiştir.
Kuzeyde ise Karadeniz vardır.
Beş ilden oluşan araştırma alanının büyük bir
kısmı Doğu Karadeniz Bölgesi coğrafi özelliklerine sahip olup küçük düzlüklerin
bulunduğu kıyı şeridi
ile hemen gerisinde
yükselmeye başlayan Kuzey Anadolu dağlarının kıyı sıralarını kapsar. 28677 km2
lik coğrafi alanının % 32.3’ünü ormanlık ve fundalıklar oluştururken, %
27.6’sını tarım arazileri, % 21.2 sini çayır ve meralar, % 18.9’unu ise tarım
dışı araziler oluşturmaktadır.
Doğu Karadeniz Bölgesinde sahil kesiminden
sonra birden yükselen tepeler ve tarımsal üretime elverişli olmayan alanlardan
sonra devam eden dalgalı topoğrafik yapı, hayvancılığın ön plana çıkmasına
neden olmuştur [1]. Bu anlamda yaylalar gerek hayvanların doğal çevrede
rahatlıkla beslenebilmeleri, gerekse bu yükseltilerde özellikle yaz aylarında
gözlenen olumlu iklimsel nitelikler, insanların yaz mevsiminde yaylalara
yönelmesine neden olmaktadır.
Yayla kelimesi eski
Türkçe’de “Yaylağ” dan gelmektedir. Genellikle dağ tepelerindeki düzlüklere
verilen bir isimdir. Yükseklerde yer almaları nedeniyle, yüksek yerlerdeki
düzlükler, otluk alanlar için de yayla deyimi kullanılmaktadır [2]. Yerleşme
biçimleri açısından değerlendirildiğinde ise, farklı yüksekliklerde bulunan
sürekli veya geçici yerlerdeki göçebe, yarı göçebe, köy, köy-altı (mezra),
kasabalarda yaşayan insanların belirli bir süre için bulundukları yerler
konumundadır.
Doğu Karadeniz Bölgesi, 20 tanesi Turizm
Merkezi olmak üzere, 200’den fazla yaylaya sahiptir. Yaylalar 1500 m.
yükseklikten başlayarak yükselen çok zengin doğal peyzaj özellikleri taşıyan ve
doğal arberatum niteliğindeki alanlardır. Bölgenin doğusundaki Kaçkar Yaylası
ve Turizm Merkezinden, batıdaki Çambaşı Yaylası ve Turizm merkezine kadar olan
alanda başta günübirlik rekreasyon olmak üzere, av turizmi, yürüme (trekking),
tırmanma (climbing), fotosafari ve bilimsel doğa araştırmaları ve yer yerde
Ayder’de olduğu gibi termal turizme olanak sağlayacak alanlar bulunmaktadır.
Doğu Karadeniz bölgesinde
yaylaya gitmek, göçebelikten çok hayvan besleme amaçlı olmaktadır. İlkbahar
mevsiminin başlangıcında başlayan yayla yolculuğu, kentsel ya da kırsal
yerleşmelerden sonra yaylaya varmadan kurulmuş ara kademe (geçici) yerleşmelere
doğru olmaktadır. Yöresel isimleri “mezire” ya da “mezere” (mezra) olarak
adlandırılan bu alanlarda ilkbaharın gelmesi ve yaylalardaki “alpinik” bitki
topluluklarının yeşerip canlanmasına kadar sürer. Daha sonra da asıl yayla
yerleşmesine doğru bir hareket başlar ve sonbaharın bitmesine kadar bu
yerleşmelerde kalınır. Kış koşullarının zorlayıcı şartları gelmeden tekrar ara
kademedeki mezralara gidilir ve kışın gelmesiyle birlikte ana yerleşmelere
yönelinir. Böylece yılın yaklaşık yarısı kadar bir süre, daimi yerleşmelerin dışında
(mezra ve yaylalarda) geçmektedir. Bu süre içinde elde edilen hayvansal
ürünlerden başka sahil kesimindeki olumsuz iklimsel koşullardan da uzaklaşılmış
olunmaktadır.
Zaman içinde yaylaya çıkış
gerekçelerinde değişiklikler olmuştur. Doğu Karadeniz Bölgesinin göç veren
nüfus yapısı, coğrafyanın belirleyiciliğinde şekillenen dağınık yerleşmelerinde
nüfus azalmasına neden olmuş ve hayvancılıkla uğraşmak yerine, daha kolay
çalışma koşullarında yaşama isteği ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla yaylaya
çıkış gerekçeleri, çoğu kez geçmişten kalma alışkanlık ve doğanın içinde temiz
hava almak şeklinde olmaya başlamıştır.
Doğal çevrenin tüm
güzelliğini içeren, hayvansal ürünlerin çok taze olarak bulunabildiği ve yöre
halkının kültürel yaşantısı içinde folklorik zenginlikleri ile beslediği
yaylalara giden diğer insanlar dinlendiklerini gördüklerinden itibaren buralara
doğru önemli nüfus hareketleri başlamıştır. Tüm nüfus hareketleri ile yakından
ilgilenen turizm sektörü de bu potansiyelin farkına varmıştır. Nitekim son 20
yılda Avrupa’da gelişen ve kitle turizminin yorucu, yok eden tavrına karşılık
doğa ile tek başına bütünleşmeyi deneyen insanların gündeme getirdiği
“alternatif turizm” türünün yaylalarda da gerçekleştirilebileceği düşünülmeye
başlamıştır. Dolayısıyla yaylaların da bulunduğu doğal alanlara mevcut
siyasal-teknolojik ve ekonomik gelişmelerden hemen etkilenen, çabuk karar
değiştiren, kısa dönemli rezervasyonlara ağırlık veren, beklentileri farklı ve
talepleri çeşitli olan değişik bir tüketici talebi yönelmiştir. Kısa sürede
turizm pazarındaki talep, bireysel ilgilere cevap veren, yeni şeyler öğrenmeye
ve daha aktif olmaya olanak hazırlayan turizm türlerine yönelen önemli bir
kitle ile karşılaşılmıştır. Deniz-kum-güneş ilişkisinden, manzara, alışılmamış bitki
örtüsü, doğal yaşam, mağaralar, dağlar, su sporları, folklorik özellikler ve
yerel kimlikler vd., turistler için daha ilgi çekici gelmeye başlamıştır [3].
Akdeniz Bölgesindekilerle birlikte Doğu
Karadeniz Bölgesinde bulunan yaylaların bulunduğu doğal ortamlara yönelen
turistik talep “Yayla Turizmi” olarak tanımlanmıştır. Ancak bu tanımlamanın çok
doğru olmadığı düşünülmektedir. Çünkü bu yönde gelişen turizmin ana amacı,
doğayla bütünleşmek, spor yapmak ya da bilinmeyenleri yerinde görmektir. İncekara
ve arkadaşları [4] yayla turizmini; “Kamu mülkiyeti, özel mülkiyet, köy
müşterek malı gibi hukuki açıdan mülkiyet biçimlerinin olabildiği, turizm
amaçlı, doğal çevreye uyumlu bir yapılaşma öngören yapı ve/veya yerleşme
projelerinde, insanların buralarda konaklamaları ve diğer her tür turistik
aktiviteye katılmalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür” şeklinde
açıklamaktadır. Ancak tanımda kullanılan yayla yerleşmesi, turistik ürün sunan
ve turizm amacıyla gerçekleştirilen yeni bir yerleşme ve onun projesidir. Oysa
yaylalar öteden beri kullanılagelen, toplumların ya da toplulukların kültürel
birikimleriyle, zaman içinde oluşturdukları ve turizm amacı dışında
(hayvancılık vd) tesis edilen yerleşmelerdir. Kuşkusuz yayla yerleşmelerindeki
özgün kültürel ve folklorik özellikler, yerellik ilkesiyle oluşturulmuş
yapı/yerleşme anlayışı ve doğada gerçekleştirilecek etkinliklere yönelik bir
takım hizmetlerin (rehberlik, yeme-içme, konaklama vd.) karşılanması, yayla
yerleşmelerinin özelliklerindendir. Ancak bu tür turistik arzlar, turistik
ürünün tamamını oluşturmamaktadır. Dolayısıyla doğaya dayalı turistik
etkinlikler içinde sadece bir “ürün” olma niteliğini taşıyan yaylalara gitmeyi
doğaya yönelen turizmin tek amacı olarak algılayıp “Yayla Turizmi” tanımını yapmak
çok doğru olmayabilir. Buna rağmen sadece yaylada yaşayıp geleneksel yaşam
biçimini izlemek vd. amacıyla bu yörelere gitmek isteyenler de olmaktadır. Bu
tür turistik etkinliklerin ise “Kültür Turizmi” ya da “Sosyal Turizm” tanımı
içinde değerlendirilmesi olanaklıdır
Tablo 1’de Doğu Karadeniz
Bölgesi yaylalarında son yıllarda yapıldığı bilinen ve yapılabilecek alternatif
turizm etkinlikleri görülmektedir.
Tablo 1. Doğu Karadeniz Bölgesinde yaylaların
bulunduğu doğal alanlarda yapıldığı bilinen ya da yapılabilecek bazı alternatif
turizm etkinlikleri
|
Kayak (skiing) |
Yamaç paraşütü (parasailing) |
Festivaller (festivals) |
|
Buza tırmanma (ice climbing) |
Delta kanat |
Telesiyej (chair lift) |
|
Kaya tırmanışı (climbing) |
Dağ bisikleti (mountainbike) |
Balonla uçma (ballooning) |
|
Kar kızağı ile kayma (tobogganing) |
Nehirde kürek çekme (rafting) |
Fotosafari |
|
Çim kayağı (grass skiing) |
Balık tutma (fishing) |
Avlanma (hunting) |
|
Konferans merkezi (conference centre) |
Şelaleden atlama |
Bilimsel inceleme |
|
At binme (horse-riding) |
Termalizm |
Uzun yürüyüş (hiking) |
|
Kamp kurma (camping) |
Mağaracılık (caving) |
Doğa yürüyüşü (trekking) |
Araştırma kapsamına giren yaylalarda, yürüyüşler,
dağ tırmanışları, kayak, kamp kurma, termal kaynaklardan yararlanma,
şenlikler/festivaller, avlanma ve fotosafari gibi etkinliklerin yapıldığı
gözlense de bu yörelerde gerçekleşen bireysel turizmin özelliğinden dolayı
hangi turistin, hangi bölgede ve ne tür bir turistik etkinlik yaptığı tam
olarak belirlenememektedir. Çünkü araştırmaya konu edilen doğal alanlar çok
geniştir ve herhangi bir turistik etkinlik için turisti yönlendirecek nitelikte
belirlenmiş bir alan bulunmamaktadır (kayak alanları, termal tesisler ve
şenlik/festival alanları dışında).
Yaylaların bulunduğu doğal alanlarda,
turistik ürünlerin temel bileşenlerinden olan kısa sürede rahat ulaşım,
kapsamlı sağlık tesisleri, lüks alış-veriş olanakları, aktif tanıtım ve
pazarlama etkinlikleri, eğlence, lüks konaklama olanakları ve yeme-içme
olanakları gibi hizmetler yüksek kaliteli değildir. Zaten bu tür alanlardaki
turistik ürünlerin olabildiğince yerel nitelikte ve bireysel tercihlere bağlı
olarak gelişmesi beklenmektedir.
2. Araştırma Yöntemi
Yaklaşık 29000 km2’yi kapsayan bir
alanda dağılım gösteren yayla ve turizm merkezlerinin her birine ulaşmak ve
beklenen verim düzeyinde gerekli sorgulamaları yapmak, kısıtlı zaman ve bütçe
olanakları göz önüne alındığında kuşkusuz çok zordur. Dolayısıyla araştırmanın
daha çok Turizm Merkezi ilan edilen yayla merkezlerinde yürütülmesine karar
verilmiştir. Böylece, alan çalışması yapılacak araştırma merkezleri şu şekilde
belirlenmiştir;
1. Ayder Yaylası ve Turizm Merkezi (Rize)
2. Uzungöl Yaylası ve Turizm Merkezi (Trabzon)
3. Zigana Yaylası ve Turizm Merkezi (Gümüşhane)
4. Kümbet Yaylası ve Turizm Merkezi (Giresun)
5.
Çambaşı Yaylası ve Turizm Merkezi (Ordu)
Turizm planlamasına yönelik araştırmalarda çok karmaşık süreçlerin izlenmesine
rağmen, temelde kullanılan Turizm Planlaması Sürecinden [5] faydalanılarak
Şekil 1’deki süreç benimsenmiş ve araştırma yöntemine yönelik temel varsayımlar
belirlenmiştir. Araştırma yöntemine yönelik olarak belirlenen temel varsayımlar
şöyledir;
Varsayım 1; Araştırma alanı kapsamına giren yaylalara gelen yerli ve
yabancı turist sayıları bilinmemesine rağmen, Turizm Bakanlığınca 1993 yılında
yapılan “İç Turizm Talep Profili” [6] araştırması ve “Yabancı Ziyaretçilerin
Talep Profili” [7] araştırmasında seyahat gerekçelerinden olan “Tatil”, “Aktif
Spor” ve “Sağlık-Kaplıca” verileri baz alınarak, bu amaçlarla gelen turistlerin
yaylalara yöneldiği kabul edilmiştir. Buna göre araştırma alanı kapsamına giren
illerde 1993 yılında Bakanlık Belgeli tesislerde konaklayan turistlerin %
48’inin doğa amaçlı seyahat yaptığı için yaylalara yöneldiği kabul edilmiş ve
bu oran 1996 yılında bölgeye gelen turist sayısına oranlanarak 1996 yılında
yaylalara yöneldiği kabul edilen turistik talep büyüklüğü olarak değerlendirilmiştir.
Varsayım 2; Doğu Karadeniz Bölgesi Yaylalarının güzergahlarında yer
alan ve il merkezlerinden sonra ikinci kademe merkez niteliğinde olan belde ya
da ilçelerde önemsenecek boyutta bir konaklama sektörünün gelişmediği
izlendiğinden bu yörelerdeki konaklama sektörünün il merkezlerinde ya da
yaylalarda gerçekleşecek gelişmenin etkisi altında kalacağı kabul edilmiştir.
Varsayım 3; Araştırmaya konu edilen illerde,
turizm ürünü sunan turistik tesisler kapsamında, bakanlık belgeli oteller
anlaşılmalıdır. Bununla birlikte turizm sektörü içinde seyahat, alış-veriş,
eğlence, yiyecek ve diğer konaklama tesisleri (Belediye belgeli. belgesiz
oteller, moteller vd.) gibi mal ve hizmet sunan tesisler bulunmasına rağmen
gerek veri seti oluşturacak ölçüde geçmiş yıllara ilişkin veri
derlenememesinden, gerekse bu tür tesislerin çok fazla sayıda olmamasından
dolayı ihmal edilmiştir. Ancak araştırma alanı içine giren yaylalarda halen mal
ve hizmet sunan diğer tesislerin (lokanta, eğlence birimleri, seyahat acentaları
vd.) niteliğinin gelişeceği ve gelecekte oluşacak turistik talebe göre,
arz-talep ilişkisi içinde şekilleneceği varsayılmıştır.
Alternatif
Turizm Tür lerine İlişkin Öneriler Turistik
Etkinlikler

![]()
![]()


Ulaşım
ve Diğer Alt yapı Gereksinmeleri Tahmini AMAÇLARIN
VE OLGULARIN BELİRLENMESİ
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Çevresel
Etkilenmele -re Karşı Koruma Stratejileri Toplumsal
Eğitim Politikaları Yatırım
Politikaları Yatırım
Politikaları
![]()
![]()
![]()

![]()


![]()
![]()

![]()
![]()


![]()
Hukuksal
Düzenlemelere Olan Gereksinimin Tahmini
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()

![]()
![]()
Şekil 1.
Araştırmada Kullanılan Planlama Süreci
Araştırma alanına belirli bir
zamanda (1996) yönelen turistik talebi açıklamak için belirlenebilen
değişkenler Tablo 2’de, değişkenlerin ham değerlerinden oluşan veri matrisi ise
Ek Tablo 1’de görülmektedir.
Değişken No
|
Değişken Adı |
|
VAR 1 |
Devlet karayolundan yaylaya kadar olan asfalt yol
uzunluğu |
|
VAR
2 |
Yaylada turistik sezon uzunluğu |
|
VAR
3 |
Yaydaki yatak sayısı |
|
VAR
4 |
Yayladaki restoran sandalye sayısı |
|
VAR
5 |
Yayladaki Personel sayısı |
|
VAR
6 |
Yaylada turistlerin ortalama kalış süresi |
|
VAR
7 |
Yayladaki tesislerin doluluk oranları |
|
VAR
8 |
Yayladaki tesislerin ortalama yatak ücreti |
|
VAR
9 |
Yaylanın bağlı olduğu ildeki yatak sayısı
(bakanlık belgeli) |
|
VAR
10 |
Yaylanın bağlı olduğu ildeki A Grubu Seyahat
Acentası sayısı |
|
VAR
11 |
Yayladaki ticari birim sayısı |
|
VAR
12 |
Yaylalara yapılan Turizm yatırımları |
|
VAR
13 |
Yaylalara yönelen turist sayısı (1993 oranlarıyla
1996 değerleri) |
Buna göre yaylalara yönelen turistik talebi
açıklayan aşağıdaki çoklu regresyon modeli kurulmuş ve sınanmıştır.
VAR13 = a + bVAR1 + cVAR2 + dVAR3 + eVAR4 + fVAR5 +
gVAR6 +
hVAR7 + iVAR8 + kVAR9 + mVAR10 + nVAR11 + pVAR12
Neden-sonuç ilişkisini açıklayan regresyon
analizi ile birlikte değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve düzeyini
belirleyen korrelasyon analizleri “Statistica” paket programından
yararlanılarak yapılmıştır.
3. Bulgular ve
Sonuç
Araştırma alanındaki yayla
ve turizm merkezlerinde konaklama tesisleri bazındaki hizmet arzı ve belirli
bir yıldaki (1996) turistik talep ile bu talepten elde edilen konaklama
gelirleri Tablo 3’de görülmektedir.
Tablo 3. Yaylalardaki konaklama tesislerinde konaklama
hizmet arzı ve turistik talepten elde edilen gelirlere ilişkin bulgular (1996)
|
Yayla Adı |
Oda Sayısı (%) |
Yatak Sayısı (%) |
Restoran Kapasitesi (sandalye) (%) |
Personel Sayısı (%) |
Personel başına düşen
yatak sayısı |
Geceleme Yapan Turist
Sayısı (%) |
Yatak başına yapılan gece
leme sayısı |
Konaklamadan elde edilen
gelir (%) |
|
Ayder |
52.7 |
54.1 |
19.9 |
36.7 |
13.3 |
39.6 |
22.1 |
23.5 |
|
Zigana |
6.4 |
8.2 |
10.9 |
6.2 |
11.9 |
0.3 |
1.1 |
0.2 |
|
Uzungöl |
28.7 |
26.8 |
59.8 |
42.2 |
5.7 |
58.3 |
66.0 |
75.2 |
|
Kümbet |
7.1 |
7.2 |
7.0 |
10.9 |
5.9 |
0.9 |
3.6 |
0.5 |
|
Çambaşı |
5.1 |
3.7 |
2.4 |
4.0 |
8.6 |
0.9 |
7.2 |
0.6 |
|
Toplam (Sayı) |
393 |
1154 |
1004 |
128 |
9.0 |
34940 |
30.3 |
17 625 250 000 TL |
Tablo 3’den de görülebileceği gibi araştırma alanı içine giren
yaylalarda yatak sayısı açısından en fazla konaklama arzı Ayder’dedir (%54.1).
Konaklama sunusu açısından gözlenen bu durum, konaklama tesislerinde bulunan
restoran ve lokanta türü hizmetler açısından farklılık göstermektedir.
Araştırma alanındaki restoran kapasitesinin % 59.8’i Uzungöl’de bulunmaktadır.
Bunun nedeni; Ayder’de sadece termal kaynaklara bağlı bir konaklama sunusu söz
konusu iken, Uzungöl’de günübirlik etkinliklere dayalı bir hizmet sunumunun
olmasındandır. Personel sayısı ve personel başına düşen yatak sayısı açısından
da benzer bir durum vardır. Geceleme yapan turist sayısının % 58.3’ü
Uzungöl’dedir. Dolayısıyla turistik hizmet arzına karşılık turistik talep
açısından da araştırma alanında ön plana çıkan yayla, Uzungöl’dür. Nitekim
araştırma alanında 1996 yılında gerçekleşen konaklamalardan elde edilen gelirin
% 75.2’si (13 250 250 000 TL), Uzungöl’de oluşmuştur. Ancak turistik hizmet
arzının ölçütlerinden birisi olan nitelikli personel açısından tüm yaylalardaki
oranların ülke ortalamalarından uzak olduğu gözlenmektedir. Türkiye genelinde
1995 yılında, Turizm Bakanlığı işletme belgeli konaklama tesislerinde turistik
hizmet sunan personel başına düşen işletme belgeli yatak sayısı 3.5 iken [8]
[9], araştırma alanındaki yaylaların ortalaması 9 dur. Her ne kadar
yaylalardaki konaklama tesislerinde kalan turistlerin Turizm Bakanlığı işletme
belgeli tesislerindeki kadar nitelikli personel talebinde bulunmadığı yönünde
sezgisel deneyimler elde edilmişse de araştırma alanına giren yaylalarda
nitelikli ve yeterli sayıda personel istihdamı açısından önemli bir ölçüt
olarak değerlendirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.
Turistik hizmet arzına paralel
olarak turistik talebin de ülke ortalamalarının altında olduğu görülmektedir.
Yatak başına yapılan geceleme sayısı Türkiye genelinde 1995 yılında 100.4 gece
iken [8] [9], bu büyüklük yaylalarda 30.3 gecede kalmaktadır. Dolayısıyla
ortalama 250 günlük bir sezon uzunluğuna sahip olan yaylalarda, sezonun önemli
bir kısmının turistik gecelemelere konu olmadığı söylenebilir.
Yaylalara yönelen turistik
talebin belirlenmesi sürecine yönelik olarak oluşturulan modelde ardışık adımlı
çoklu doğrusal regresyon analiziyle (forward stepwise) yapılan sınamada
korrelasyon matrisinin yüksek açıklayıcılık oranına sahip olması (R2
= 0.999) ve regresyon denkleminin anlamlı çıkması (p<0.006), modelin
güvenilirlik düzeyinde olduğunu göstermektedir (Tablo 4).
Yapılan regresyon analizinde
yaylalardaki turistik talebi (VAR13) etkileyen en önemli değişkenin “Devlet
Karayolundan Yaylaya Kadar Olan Asfalt Yol Uzunluğu” (VAR1) olduğu
görülmektedir. (p=0.02). Bunun yanında iki değişken arasında ters yönde görülen
güçlü bir korrelasyon (r = -0.81) vardır ki (Tablo 5), ulaşılabilirliğin bir
bölgeye yönelen turistik talep üzerindeki etkisini açıklaması açısından
önemlidir. Yaylalara olan ulaşılabilirlikte sürenin uzun olması, uzaklığın
fazla olması ve seyahat kalitesinin düşük nitelikli olmasının yaylaya yönelen
turistik talebi olumsuz yönde etkilediği söylenebilir.
Araştırma alanına giren
yaylalardaki turistik talebi (VAR13) etkileyen bir diğer önemli değişken
“Yaylanın Bağlı Olduğu İldeki Bakanlık Belgeli Yatak Sayısı” (VAR9) dır
(p=0.007). Korrelasyon analizinde de yaylalara yönelen turistik talebin (VAR13)
en yüksek düzeyde ilişkili olduğu değişken, “Yaylanın Bağlı Olduğu İldeki
Bakanlık Belgeli Yatak Sayısı” dır (VAR9) (r=0.91) (Tablo 5). İki değişken
arasındaki ilişkinin aynı yönde olmasından dolayı yaylalardaki turistik talebin
yakın çevrede var olan belirli kalite ve düzeydeki konaklama sunusu ile
paralellik gösterdiği söylenebilir. Dolayısıyla 1996 yılında yaylalara yönelen
turistik talebin, turistik sunu türlerinden olan konaklama olanaklarının
yükseltilmesi halinde artabileceği sonucu çıkarılabilmektedir. Kuşkusuz burada
yayla merkezlerindeki konaklama birimlerinin hizmet kalitesi önem
kazanmaktadır. Turizm Bakanlığının hizmet sunumundaki kaliteye bağlı olarak
belgelediği konaklama tesislerinin benzerlerinin yaylalarda yapılması halinde
turistik talebin artabileceği görüşü savunulabilir. Ancak bu durumda yaylaların
sahip olduğu ekolojik yapının bozulmaması koşulu ön planda tutulmalıdır.
Yapılan regresyon analizinde (Tablo 4),
yaylalara yönelen turistik talebi (VAR13) açıklayan bir diğer değişkenin de
“Yaylalara Yapılan Turizm Yatırımları” (VAR12) olduğu görülmektedir (p=0.008).
Dolayısıyla yol, su elektrik, çevresel altyapı, sosyal amaçlı kullanım alanları
gibi bir takım yatırımların turistik talebi artırabileceği yönünde güçlü ip
uçlarının varlığından söz edilebilmektedir. Ancak gerek kamusal, gerekse özel
sektör tarafından gerçekleştirilecek turizm yatırımlarının yaylalarda
yapılabilecek turistik etkinlikleri destekler nitelikte olması gerekmektedir.
Korrelasyon analizinde
yaylalara yönelen turistik talep ile ters yönde ilişkisinin görüldüğü iki
değişkenden birisi “Devlet karayolundan yaylaya kadar olan asfalt yol uzunluğu”
(VAR1) (r=-0.81) iken ikincisi ise “Yaylada turistlerin ortalama kalış süresi”
(VAR6) (r=-0.69) dir. Çok güçlü olmasa da böyle biri ilişki, yaylalardaki
ortalama kalış süresinin turistik çekiciliklerin niteliğine bağlı olarak
farklılaştığını göstermektedir. Ek Tablo 1’deki veri matrisinden de anlaşılabileceği
gibi en yüksek ortalama kalış süreleri Zigana ve Ayder Yaylalarındadır. Bu
yaylalardaki turistik konaklamaların genellikle tek tip etkinliklere dayalı
olarak gerçekleştiği (Zigana’da kış sporları, Ayder’de termal turizm) göz önüne
alındığında, yaylalara ve doğaya yönelen turistik talebin bir kısmının kısa
süre konaklamalarla farklı yerleri görme eğiliminde olduğu söylenebilir.
Nitekim “Yaylalara yönelen turistik talebin” (VAR 13), “Yayladaki tesislerin
doluluk oranları” (VAR 7) ile aynı yönde güçlü bir pozitif ilişki içinde olması
(r=0.71), buralara yönelen turistik talep içinde farklı beklentileri olan ayrı
bir kitlenin varlığını göstermektedir. Birinci grup turistler daha hareketli
olabileceği ve kısa süre konaklayacağı yerleri tercih etme eğilimindeyken
ikinci grup turistler belirli bir etkinliğin hakim olduğu ve sadece bu
etkinliği yapmak amacıyla turistik talepte bulunmaktadırlar. Örneğin birinci
grup turistler Ayder Yaylasında 1 veya 2 gece konaklayıp başka yerlere
giderlerken, ikinci grup turistler aynı yerde 3 veya 4 gece konaklamaktadırlar.
Korrelasyon analizlerinde
iki değişken arasında görülen ilişki yönü ve düzeyi değişkenler arasındaki
nedensellik ilişkisini açıklayamaz, bağımlı değişken ile bağımsız değişkenler
arasındaki nedensellik ilişkisi, bağımlı değişken üzerinde başka etkenlerin
varlığı halinde farklılaşabilmektedir. Bu yüzden ardışık adımlı çoklu doğrusal
regresyon analizi (forward stepwise) ile bağımlı bir değişken üzerinde etkili
olan bağımsız değişkenler incelenmiştir. Buna göre araştırma alanındaki
yaylalara belirli bir zamanda (1996) yönelen turistik talebi (VAR13) açıklayan
model şu şekilde bulunmuştur (Tablo 4);
Tablo 4. Regresyon Katsayıları Tablosu (Bağımlı Değişken:
VAR13)
R= .99998793
R²= .99997585 Adjusted R²=
.99990341
F(3,1)=13803.
p<.00626 Std.Error of
estimate: 22.349
|
|
|
St. Err. |
|
St. Err. |
|
|
Valid
|
|
|
BETA |
of BETA |
B |
of B |
t(1) |
p-level |
N |
|
Intercpt |
|
|
1850.943 |
85.29747 |
21.6999 |
.029317 |
|
|
VAR9 |
.778996 |
.008412 |
9.427 |
.10179 |
92.6102 |
.006874 |
5.000000 |
|
VAR12 |
.400318 |
.004946 |
.083 |
.00103 |
80.9373 |
.007865 |
5.000000 |
|
VAR1 |
-.213643 |
.008384 |
-37.806 |
1.48363 |
-25.4820 |
.024970 |
5.000000 |
Tablo 5. Korrelasyon Katsayıları Tablosu
|
|
VAR1 |
VAR2 |
VAR3 |
VAR4 |
VAR5 |
VAR6 |
VAR7 |
VAR8 |
VAR9 |
VAR10 |
VAR11 |
VAR12 |
VAR13 |
|
VAR1 |
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR2 |
|
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR3 |
|
|
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR4 |
|
.88 |
|
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR5 |
|
|
.83 |
.84 |
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR6 |
.69 |
|
|
|
|
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
VAR7 |
|
.77 |
.62 |
.94 |
.94 |
|
1.00 |
|
|
|
|
|
|
|
VAR8 |
|
.98 |
|
.93 |
|
|
.78 |
1.00 |
|
|
|
|
|
|
VAR9 |
-.81 |
|
|
|
|
-.76 |
.64 |
|
1.00 |
|
|
|
|
|
VAR10 |
|
.90 |
|
.98 |
.79 |
|
.93 |
.93 |
.67 |
1.00 |
|
|
|
|
VAR11 |
|
|
|
|
|
-.87 |
|
|
|
|
1.00 |
|
|
|
VAR12 |
|
|
.88 |
|
|
|
|
|
|
|
|
1.00 |
|
|
VAR13 |
-.81 |
|
|
|
.64 |
-.69 |
.71 |
|
.91 |
|
|
|
1.00 |
Regresyon analizi ile her ne
kadar geleceğe ilişkin tahminler yapmak olanaklı ise de, modelde kullanılan
verilerin sınırlı sayıda olması, geçmişe dayalı ardışık düzeyde olmaması ve
belirli bir yıldaki (1996) durumu yansıtması nedeniyle, bulunan regresyon
modeliyle ileriye yönelik olarak yapılacak tahminlere kuşkuyla bakılması
gerektiği düşünülmektedir. Çünkü modelde kullanılan değişkenler, turistik
talebi açıklayabilecek bir çok değişkenden sadece bir kısmıdır. Turistik
tesislerin hizmet arzına yönelik verilerden başka, turizmi etkileyen bir çok
bağımsız değişkenin olacağı gözden uzak tutulmamalıdır. Buna rağmen, araştırma
alanındaki yaylalara yönelen turistik talebin gelecekte artması yönünde
geliştirilecek politikalara temel oluşturacak ip uçlarının belirlendiğini
söylemek mümkündür.
4. Araştırma
Bölgesindeki Yayla ve Turizm Merkezlerine İlişkin Öneriler
Ulaşılabilirliğin en belirleyici ölçütlerden birisi olduğu kabul edilen turizm sektöründe, ender bulunan özellikleri gereği bir turistik talebe konu olan yerlerde dahi (ulaşılması güç Afrika ve Doğu Asya ülkelerindeki turistik yöreler) ulaşıma ilişkin yerel olanakların iyileştirilmesine çalışılmaktadır. Dolayısıyla bozulmamış doğal alanlarıyla turizm pazarına girmek isteyen Doğu Karadeniz Bölgesi yaylalarının da ulaşılabilirliğinin iyileştirilmesi gereği açıktır. Sahil kesiminden içerilere (güneye) gidildikçe düşen yol kalitesi, yaylalara yönelen turistik talep için caydırıcı bir özellik olarak görülmektedir. Bunun için özellikle yayla merkezlerine kadar olan yolların kalitesinde iyileştirmeler yapmak kaçınılmazdır. Ancak turizm merkezi sınırları içinde gerçekleştirilecek turistik etkinlikler için niteliği yüksek bir yol kalitesi gerekmemektedir. Örneğin Uzungöl yaylasına kadar olan yolun iyileştirilmesi, araçlı ulaşım açısından zorunlu olmakla birlikte, Uzungöl’den Şekersu Yaylasına ya da Balıklıgöl’e kadar uzanan yolun yürüyüş amaçlı kullanımı için doğal zemin şeklinde kalması gerekmektedir. Çünkü doğa turizmi yapmak için gelen turistlerin doğal ortamlardaki her türlü teknik alt yapı elemanlarını doğayla uyum içinde görmek istediği gözlenmiştir. Bununla birlikte taraksı (dendritik) ulaşım şemasına sahip olan bölgede sahil karayolundan, yaylalara kadar olan yol güzergahları üzerinde, yol kenarı dinlenme tesisleri düzenlenebilir. Bunun için uygun olan yerler;
1. Ordu-Çambaşı Yaylası güzergahı üzerinde Çobanbağırtan suyu mevkiinde yol boyu araçlı dinlenme yeri,
2. Giresun-Kümbet Yaylası güzergahı üzerinde Dereli
ilçesi çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri,
3. Trabzon-Zigana Yaylası güzergahı üzerinde
Hamsiköy yol boyu araçlı dinlenme yeri (bu bölge zaten bu amaçla
kullanılmaktadır),
4. Of-Uzungöl Yaylası güzergahı üzerinde Çaykara
çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri,
5. Ardeşen-Ayder Yaylası güzergahı üzerinde
Çamlıhemşin çıkışı yol boyu araçlı dinlenme yeri, şeklinde olabilir.
Araştırma sırasında yapılan
gözlemlerde, yaylalara gitmek isteyen turistlerin çoğu kez sahildeki il
merkezlerinde bulunan nitelikli tesislerde konakladığı, yaylalara da günübirlik
ziyaretlerde bulunduğu görülmüştür. Dolayısıyla turizm merkezi niteliğindeki
yaylalarda gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin nitelikli olması, bunun
yanında yöredeki doğal yapıyla uyumlu bir mimari tarzın benimsenmesi
gerekmektedir. Örneğin Ayder yaylasındaki termal tesislere tedavi olmak
amacıyla gelen ziyaretçiler (çoğunlukla yerli turistler) niteliksiz konaklama
olanaklarından şikayet etmişlerdir. Bunun yanında Uzungöl’de bulunan konaklama
tesislerini, nitelikli olmasından dolayı yerli turistler kadar, yabancı
turistler de talep etmektedir.
Yaylalarda
gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin çok katlı oteller şeklinde
tasarlanması uygun değildir. Özellikle yöre halkının kullandığı evlere ek
olarak yapılacak konaklama birimleriyle pansiyon işletmeleri çoğaltılabilir.
Ancak yayla evlerine yapılacak eklerin yörede görülen mimari tarza uyum
sağlaması ve yayla evindeki yapım tarzını bozmayacak nitelikte olması
gerekmektedir. Bunun yanında Çambaşı ve Kümbet yaylalarında görülen betonarme
yapım teknikleri, yeni yapılacak konaklama tesislerinde tekrarlanmamalı,
Çambaşı yaylasında taş ve ahşap karışımı malzeme, Kümbet yaylasında ise ahşap
malzeme ağırlıklı bir yapım tekniği benimsenmelidir. Uzungöl yaylasında ise
eski yerleşmedeki ahşap yapıların iyileştirilmesi suretiyle pansiyon kullanımı
gerçekleştirilebilir. Burada göl kıyısına konaklama tesisi yapmaktan
kaçınılmalıdır.
Araştırma alanındaki
yaylalara yapılacak turizm yatırımlarının turizm türlerine göre
çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Örneğin Zigana yaylasına yapılacak turizm
amaçlı yatırımlarda kış turizminin gerektirdiği alt yapı yatırımlarına (kayak
eğitim tesisleri, gece ve gündüz hizmet verebilecek eğlence tesisleri, kar
temizleme ve pist bakımını sağlayacak tesisler, sağlık tesisleri vd.) ağırlık
verilirken, Ayder yaylasında termal kaynağın kullanımı ve geniş alan gerektiren
dağ sporlarına yönelik yatırım programları (sağlık ve rehabilitasyon merkezi,
eğlence tesisleri, rehberlik ve danışma merkezleri, dağ sporları için gerekli
teknik malzeme satış birimleri vd.) yapılması, Uzungöl yaylasında ise su
sporlarına yönelik turizm türlerinin yapılabilmesini sağlayacak yatırım
ilkeleri belirlenmelidir. Yaylalardaki haberleşme olanaklarının
iyileştirilmesine yönelik olarak mobil telefon kullanımını olanaklı kılacak
yansıtıcıların yapılması, içme ve kullanma suyu ile kanalizasyon sistemlerinin
yapılması, kesintisiz enerji sağlayıcı trafoların yapılması, kamu eliyle
gerçekleştirilecek turizm yatırımları olarak değerlendirilebilir.
Araştırma alanına giren
yaylalarda gerçekleştirilebilecek turizm etkinlikleri ve bu etkinliklere
yönelik olarak yapılması gerekenler ise şunlardır;
1) Uzungöl yaylasında su sporları (gölde kürek çekme, yüzme, sportif balıkçılık vd) ve doğa gezileri (Şekersu yaylası ve Balıklıgöl yönlerine doğru) için gerekli olan rehberlik, güzergah tanıtımı, konaklama, teknik ekipman temin etme (çadır, dondurulmuş gıda satışı vd) gibi hizmetlerin verilebileceği noktasal merkezler oluşturulmalıdır.
2) Ayder yaylası, Doğu Karadeniz Dağlarının kuzey ve
güney geçişlerinin yapıldığı doğa yürüyüşü güzergahı üzerinde olması nedeni ile
çok sayıda yerli ve yabancı turistin ilgi gösterdiği bir yerdir. Dolayısıyla
Ayder yaylasından Yusufeli (Artvin) bölgesine geçiş yapacak olan (Trans-Kaçkar)
turistlerin Ayder-Yukarı Kavron güzergahı üzerinde dinlenmelerine ve kamp
kurmalarına olanak sağlayacak emniyetli kamp yerleri oluşturulmalıdır.
Buralarda Ayder’de kurulacak danışma bürosu ile haberleşme olanağı sağlayan
mobil telefon sistemi, içme suyu, yemek yeme masaları, banyo yapabilecek basit
yapı ya da yapılar ve çadır kurma yerleri bulunmalıdır. Bununla birlikte
günübirlik yürüyüş güzergahları olan Ağveçor ve Palakçur yaylası güzergahları
üzerinde basit dinlenme barınakları bulunmalıdır.
3) Zigana
yaylasında bulunan kayak merkezinin iyileştirilerek daha yüksek kapasiteli
konaklama sunusuna sahip olması sağlanmalı, kayak kiralama, kayak eğitimi,
sportif yaralanmalara karşı ilk yardım ünitesi gibi birimleri içermelidir.
Bununla birlikte geceleri kullanılabilecek eğlence mekanları, ziyaretçilerin
kalış sürelerini uzatabilecek, dolayısıyla turistik talebi de artırabilecektir.
Var olan kayak pistlerinde düzenlenebilecek ulusal ya da uluslar arası yarışmalar
sırasında oluşacak ziyaretçi yoğunluğuna hizmet edecek yeme-içme tesisleri,
yöre halkının girişimiyle mobil araçlarla karşılanabilir. Zigana yaylasının
çevresindeki doğal alanlara doğru yapılacak yürüyüşler için Kadırga Yaylası ve
Camiboğazı yaylası güzergahı en uygun olanlarıdır. Bu güzergahlar üzerinde de
dinlenme alanlarının tasarlanması gereklidir.
4) Kümbet yaylasındaki yerleşme dokusu, büyük ölçüde
betonarme sisteme dayalı olarak gelişmiştir. Yayla merkezine konaklama tesisi
yapmak doğa turizmi açısından cazip değildir. Bunun yerine yakın olan
Açmaoba’da bungalow tipi ahşap yapılarla konaklama sunusu mümkün olabilir.
Buralarda gerçekleştirilecek konaklama tesislerinin çevre düzenlemesi için
Kümbet yaylası girişindeki Salonçayırı dinlenme tesislerindeki düzenleme, örnek
alınabilir. Kümbet yaylası çevresindeki Tünnükdüzü ve Dedirekdüzü güzergahları,
yürüyüş için uygun güzergahlardır.
5) Çambaşı yaylasında da Kümbet yaylasında olduğu
gibi doğal bir yapılaşma karakteri söz konusu değildir. Çambaşı yaylası,
alış-veriş merkezi niteliğinde kullanıldığından bu bölgedeki konaklama sunusunu
yakın çevredeki obalarda ve küçük yaylalarda (Evrekbaşı bölgesi, Turnalık
yaylası, Çelikkıran yaylası vd.) gerçekleştirmek daha anlamlıdır. Çambaşı
yaylasına 4 saatlik yürüme uzaklığında olan Karagöl güzergahı, Çelikkıran
yaylası ve Geçilmezkaya bölgesi, Turnalık Yaylası güzergahı, yürüyüş için uygun
yerlerdir. Yaylanın hemen yakınında bulunan alabalık üretme tesisleri, doğal
ortamda yiyecek-içecek olanakları sunan bir yapıda olduğu için korunmalıdır.
Araştırma bölgesindeki yayla
ve turizm merkezlerinin sürdürülebilir turizm anlayışı içinde kullanılmasını
sağlayabilmek için, bu bölgelerin “doğal sit” alanı olarak kabul edilmesi ve
arazi kullanım kararlarının, ekolojik taşıma kapasitelerinin belirlenmesiyle
oluşturulması gerekmektedir. Böylece planlama ve yapılaşma denetimindeki bir
takım yasa ve yetki karmaşaları giderilebileceği gibi, daha etkin bir denetim
mekanizması kurulmuş olacaktır. Örneğin şenlikler, ekolojik yapıya olumsuz
etkileri olan etkinliklerdir. Şenliklerin yapılacağı alanların hassas eko
sisteme sahip olan arazi parçalarında yapılmamasına dikkat edilmeli,
şenliklerin bitmesinden sonra buradaki doğal yapının kısa sürede tekrar
kazanılması için arazi iyileştirmeleri yapılmalıdır.
Yayla niteliğindeki turizm
merkezlerinde kamu eliyle ya da özel girişimciler tarafından kiralama suretiyle
yapılacak işletmelerde ulusal ve uluslar arası gençlik organizasyonlarının
eğitim amaçlı konaklamalar ve turizm etkinlikleri yapmaları özendirilmeli ve bu
yöndeki tanıtımlar yapılmalıdır. Bu tür etkinlikler için uygun olan yayla
merkezleri, Zigana ve Ayder’dir.
Yaylalardaki geleneksel
yaşam biçimini yansıtan ürünlerin satışını gerçekleştiren birimlerin yapılması
teşvik edilmelidir. Böylece yöre halkının ekonomik olarak kazanç elde etmesi
mümkün olabilecek, aynı zamanda yerli ve yabancı turistlerle gerçekleştirilecek
sosyal etkileşim, yöre halkının turizm bilincini artıracaktır.
Ayder yaylasının ve Uzungöl
yaylasının tamamı, Kümbet yaylası çevresindeki Açmaoba, Dedirekdüzü,
Tünnükdüzü, Çambaşı yaylasında Geçilmezkaya ve Çelikkıran yaylası gibi hassas
eko sisteme sahip alanlara yaklaşıldığında, ziyaretçilerin bilgilenmesini
sağlayıcı, eko sistemi tanıtıcı (bitki ve hayvan türleri vd.) bilgilendirme
levhaları yapılmalı ve çevreyi kullanımdaki hassasiyet vurgulanmalıdır.
Yaylalarda
gerçekleştirilecek tüm turistik etkinlikler, yöre ve bölge ekonomisine dolaylı
ve dolaysız olarak etki edeceğinden, bu yönde alınacak kararlar, politikalar ve
yatırımlar, sürdürülebilir turizm anlayışından ayrılmamalıdır. Çünkü hassas eko
sistemler üzerinde gerçekleştirilen insan etkinlikleri, en önemli potansiyel
olan doğal kaynakları yok ederse, turizmin geleceğinde olumsuzlukların
yaşanması kaçınılmazdır.
KAYNAKLAR
[1]
Kaptan, H., Doğu Karadeniz Bölgesi Kıyı Kesimi Sorunlarına Genel Bakış,
Türkiye 7. Dünya Şehircilik Günü Kutlamaları Kıyılar Kolokyumu, 1983, Trabzon.
[2] Var, M., Doğu Karadeniz Yaylalarının Turistik
ve Rekreasyonel Yönden Değerlendirilmesi, Turizm Yıllığı 1988-1989, Türkiye
Kalkınma Bankası Yayını, Ankara, (1990), 150-154.
[4] İncekara, A., Bocutoğlu, E., Öztürk, K., Okutan, A., Berber, M., Özaslan, İ., Ersun, C., Ok, S.Ç., Müftüoğlu, H., Subaşı, B., Karadeniz Bölgesinde Yayla Turizminin Geliştirilmesi, Bölgesel Gelişme ve Çevreye Uyumlu Yapılaşma, İstanbul Ticaret Odası Yayın No: 1997-27, Mega Ajans Reklam ve Matbaacılık Ltd. Şti, İstanbul, 1997.
[6] Anonim, İç Turizm Talep Profili Araştırması, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 1994/1, Ankara, 1994.
[7] Anonim, Yabancı Ziyaretçiler Talep Profili Araştırması, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 1994/4, Ankara, 1994.
[8] Anonim, Konaklama İstatistikleri Bültenleri
(1990-1996), Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara.
[9] Anonim, Otel ve Lokanta İstatistikleri,
T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Genel Müdürlüğü, 1995, Ankara.
|
|
VAR 1 |
VAR 2 |
VAR 3 |
VAR 4 |
VAR 5 |
VAR 6 |
VAR 7 |
VAR 8 |
VAR 9 |
VAR 10 |
VAR 11 |
VAR 12 |
VAR 13 |
|
Çambaşı |
22 |
245 |
43 |
24 |
5 |
1.75 |
0.03 |
325000 |
395 |
1 |
48 |
1550 |
4862 |
|
Kümbet |
41.3 |
184 |
83 |
70 |
14 |
1.93 |
0.05 |
275000 |
430 |
1 |
31 |
1000 |
4415 |
|
Zigana |
53 |
244 |
95 |
110 |
8 |
4.5 |
0.005 |
375000 |
54 |
0 |
6 |
0 |
362 |
|
Uzungöl |
24 |
365 |
309 |
600 |
54 |
2.84 |
0.18 |
650000 |
558 |
16 |
13 |
0 |
6219 |
|
Ayder |
38 |
214 |
624 |
200 |
47 |
3.16 |
0.10 |
296428 |
306 |
3 |
13 |
25000 |
5385 |