Hassan Fathy ve Psikolojik-Kalıtımsal Mimari
Ramazan ÖZBEK
Y. Kent Plancı
Hasan Fathy Kimdir?
Hassan
Fathy 1900 yılında Mısır'ın İskenderiye kentinde doğmuş, 26 yaşında
Kahire'deki Mühendislik Yüksek Okulunu bitirmiştir. 1930-46 yılları arasında Kahire Güzel Sanatlar Fakültesinde
eğitmenlik yapmış, 1940 da Bahdim'de ilk kerpiç yapı denemesinde
bulunmuştur.1946-53 yıllarında "Yeni Gourna Köyü" projesini gerçekleştirmiştir.
1949-52 yıllarında Eğitim Bakanlığı Okul İnşaa Bölümünde direktör
olarak görevlendirilmiş, 1954 senesinde Güzel Sanatlar Fakültesine geri dönmüştür.
1957-62 yıllarında Atina Teknik Enstitüsünde iklim ve mimarlık dersleri
vermiş, 1963-65 senelerinde Kültür Bakanlığı için Sosyal Antropoloji ve
Halk Sanatı Fakültesini planlamıştır. 1966 yılında Al-Azhar Üniversitesi
Mimarlık Bölümünde felsefe ve estetik dersleri vermiş, aynı zamanda Yeni
Bariz Köyü için yönlendirici bir proje gerçekleştirmiştir. 1977-80 yılları
arasında mimarlar için Aga Khan ödülü milli komitesinde üyelik yapan
Hassan Fathy 1989'da Kahire'de ölmüştür.
Hassan
Fathy yaşamı boyunca mimarlık, şehircilik, edebiyat ve felsefe konularıyla
ilgilenmiş, şehircilik ve mimarlıkta 100'ü aşkın projeye imza atmıştır.
En
önemli yayınları ; Şehirsel Yerleşmelerdeki
Arap Evlerinin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği, Yoksullar İçin Mimarlık,
Arap Gelenekleriyle Planlama ve İnşaa ve Ortadoğudaki Şehir Mimarlığı adlı
eserleridir.
Mimari ve Şehircilikte Felsefesi
II.
Dünya savaşı sonrasında Mısır şehir planlamasında da birçok Ortadoğu
ülkesi gibi Batının etkisi görülür. Hassan
Fathy sanayi toplumunun giderek Batıdan Doğuya doğru götürdüğü modernizm
anlayışını ve teknolojiye dayalı mimarisini reddeder. İnsana uzak
mekanizasyonlar ve anlamsız tekrarlar olarak nitelendirdiği bu mimarinin
yerine gelenekçi, psikolojik-kalıtımsal mimariyi seçer.
Yeni
Gourna köyünde Türk hamamı yapması da onun bu felsefesinin bir uzantısıdır.
Bunu Hindistan örneğini vererek şöyle açıklar:
"Hindistan'da
birçok köye modern yaşama adapte etmek için su verilmiştir. Bu icat özellikle
genç kızlar için popüler olmamış, nehre gidip küplerini doldurarak başlarında
taşımayı tercih etmişler. Bu onlar için yegane dışarı çıkma ve köy
erkekleriyle görüşebilme imkanıydı. Her genç kız biliyordu ki, musluk
suyu kullanmak evde kalmak demekti."
Hassan
Fathy şehircilik ve mimari konularda o yörenin kültür ve geleneklerini altüst
edecek uygulamalardan kaçınır. Ortadoğu- Osmanlı- Arap gelenekleriyle şekillenmiş,
insan ölçeğinde, doğaya hükmeden değil onun kaprislerine adapte olan ve mümkün
olduğunca düz hatlardan uzak dairesel ritimli bir mimariyi benimser.
Yaşadığı
toplumun kişisel ihtiyaç ve imkanlarını da gözönüne alarak inşaat
tekniklerinde de Batılı materyal ve biçimleri kabul etmez. Aga Khan bu
konuda: "Yerli bina şampiyonu olan Hassan Fathy bizlere kerpiç tuğla yapıların
hem ekonomik hemde iklimle mükemmel uyuştuğunu göstermiştir " der.
Hassan
Fathy'e göre modernizm hayatiyet demek değildir. Modernizm teknolojik güçlerle
insana ve dolayısıyla geleneklere saldırıdır. Gelenekler köylüler için
tek umut kaynağıdır. Gelenekleri elinden alındığında parçalanıp bölünebilirler.
Mimar o yörede egemen olan geleneklere saygı duymalıdır.
Hassan
Fathy'in bu gelenekçi yaklaşım aynı zamanda
moderniteye alternatif bir estetikle şekillenir. O güzellik kavramını
psikolojik ve kalıtımsal olarak ele alıp eserlerine bir mimar olarak değil
de orada yaşayan sıradan bir insan gibi yaklaşır.
Ona
göre plancı şehiri temel fonksiyonlarına ayrılmış pafta üzerine çizilmiş
bir plan olarak gördüğü için yanılır. Çünkü halk şehri bir panorama,
bir varlık olarak hisseder. Plancı şehri parçalayamaz. Oysa halk için şehir
zihinde paramparça edilebilir ve istenilen bir bölge sevilip psikolojik bir
yakınlık sağlanabilir. Plancı şehri pafta üzerinde ve tümünü algılayabilecek
şekilde görür. Şehir büyüdükçe ölçek küçülür ve algıdaki ayrıntılar
azalır. Oysa halk şehri birebir ölçeğinde görür, şehir büyüdükçe
imajı da karışıp zihinde canlandırılamaz ölçülere varır. Hassan Fathy
bir şehrin her yaşayan için algılanabilecek bir büyüklükte olması
gerektiğini savunur. Bu yüzden sanayi toplumunun büyükşehir kavramına karşıdır.
Aynı zamanda şehir planlamasında plancı ve sıradan insanın çok iyi
analitiğinin yapılmasını ister. Bunun için de plancının mutlaka yaşayanların
geleneklerini bilmesini düşünür.
Hassan
Fathy'in en büyük başarısı plan yapmakta ziyade bir şehrin bütünüyle
algılayabilmesi ve yaşayanların kendi kimliklerine sahip çıkmalarını göstermesidir.
Ona
göre teknolojik toplumlardaki değişimin hızı kişiyi yalnızlığa, parçalanmaya
ve kişiliksizliğe iter. Geleneklerin teknoloji ile değil yine o geleneklere
sahip insanlar tarafından ve yavaş yavaş değişeceğine inanır. Yaptığı
planlarda bu dairesel şemalar da bu
yavaş değişimin belirtisidir.
Model
ev kavramıyla geliştirdiği gelenekçi felsefesi onu kalıtımsal ve her
bireye göre değişen bir ev anlayışına götürmüştür. Bu da onu
psikolojik duyum ve doyumları sağlamaya itmiştir.
Eserlerindeki İncelikler
Yeni Gourna Köyü Projesi: Çöl fırtınalarına karşı evleri korumak için tüm yapılarda içe dönük avlulu sistem geliştirmiştir. Halkın araba alacak kadar parası olmadığı düşünülerek, tüm yollar yayalara göre planlanmıştır. Dal şeklinde bir yol şeması olup kesişmelerle ortadaki kareye bağlanılır. Tüm bu bütünlük katılığı ve monotonluğu yok eder. Bu şekliyle şehir Ortaçağ yerleşmelerini hatırlatır. Şehrin kalbi ana girişin hemen karşısında bulunan cami, girişin solundaki tiyatro ve sağındaki hanla temsil edilir.
Yeni Bariz Köyü Projesi: Fathy diğer projelerinde olduğu gibi malzemeyi yine plan yapılacak yerden temin etmeyi amaçlamıştır. Böylelikle ulaşım maliyeti olmayacak, sanayi materyalleri kullanılmayacak, buldozersiz ve parasız bir yapılanma olabilecektir. Bu malzeme de kuşkusuz kerpiçtir. Yol aksları şiddetli sıcakları engellemek için kuzey-güney doğrultusunda yapılmış, yol kesitleri minimuma indirilmiştir.
Harraniye Köyü Projesi: Kırsal bölgelerdeki kendi kendine yeten yerleşme projelerinden biridir. Hassan Fathy Harraniye kırsal bölgesinde yaşayanların, çocuklarını kent yaşamındaki baskıdan uzak bir şekilde yetiştirdiklerini gözlemlemişlerdir. Bunun nedeni ailenin tüm bireylerinin toplu olarak tarım ve hayvancılıkla uğraşmaları ve aralarındaki ilişkilerin dostça gerçekleşmesine bağlar. Bu projedeki konutlar doğal olarak bu tarım, üretim ve eğitimi destekleyici şekilde olmuştur. İki konut biriminde bir, tarımsal bahçeler planlanmış, müştemilatlar ve hayvanlar için barınaklar oluşturulmuştur. Ayrıca bu bölgede sıkı komşuluk ilişkileri de gözönüne alınarak evler arasında toplanma meydanları yaratılmıştır.
Sonuç
ve Değerlendirme
Hassan
Fathy 20.yüzyıl Arap mimarisinde önemli konuma sahip gelenekçi bir mimardır.
Onun mimarisinde İslam dininin, geleneklerinin, iklim koşullarının etkileri
büyüktür. Post- modernizmin henüz temellerinin yeni atılmaya başladığı
bir dönemde Fathy, en önemli eserlerini tamamlamış, tüm projelerinde
modernizme alternatif bir yapılanma şekli geliştirmeye çalışmıştır. Yöreselliğe
verdiği önemle yalnızca yöresel mimariyi geliştirmek ve yaygınlaştırmakla
kalmayıp, yörenin tüm ekolojik ve iklim fonksiyonlarını da iyileştirmeye
çalışmıştır.
KAYNAKLAR
1-
STEELE, James, " Hassan Fathy", Architectural Monographs 13
Academy
Editions, London/St. Martin's Press/ NewYork
2-
ABEL, Chris, " Reginal Transformations", Architectural Review
Nov.
1986, No:1077
3-
STEELE, James, " A Tribute to Hassan Fathy", Mimar, Feb-March, 1990
4-
MALUENDA, Guillermo and PICH-AGUILERA, Felipe, "Beyond The
Nile", AGA KHAN
AWARD for Architecture
5-
" Hassan Fathy Chairman's Award", Architecture and Community
Building in the Islamic World Today, 1983