İSCEHİSAR'IN TURİZM POTANSİYELİ
Hakan M. Kiriş*
Ülkemizde ve dünyada peribacaları denildiğinde akla ilk ve öncelikli olarak Kapadokya geliyor. Oysa ummadığımız bir şekil, ummadığımız bir coğrafyada da karşımıza çıkabiliyor. Batı Anadolu'da her yönden gelen yolların kenetlendiği bir yerde de peribacaları sessizce gelip geçenleri izliyor. Afyon'dan Sivrihisar'dan Ankara istikametine yedi ya da sekiz km. ilerleyenler Kapadokya'da rüzgarın toprağa ettiklerinin benzerini İscehisar'da da bulabilirler. Oysa anayolun hemen bitişiğindeki bu manzaraya rağmen bugüne kadar İscehisar'ı pek farkedenin olmadığı kanısındayım. Herhalde bu yoldan geçenler güneye iniyor olmanın heyecanı ya da başkente gidiyor olmanın telaşı ile bu küçük yerleşimi hızla geçmişler. İscehisarlılar da mermer atölyelerinden yeterli girdiyi sağlıyor olsa gerek ki, İscehisar'daki peribacalarını değerlendirmeyi şimdiye kadar düşünmemişler. Yol boyunca uzanan yabancı dil kökenli kelimelerin Türkçe yazılışından elde edilmiş tabelaların yokluğu da bu kanıyı güçlendirici nitelikte.
İscehisar, anayolun hemen kenarında olmasına
nispet sessiz ve sakin yaşamını sürdürüyor. Ancak birgün peribacalarını farklı
bir ürün paketine dahil etmek turizm operatörlerinin aklına geldiğinde mermer
atölyelerinin ve tarımın yanına turizmi de eklemeleri gerekecek. Peribacalarını,
Afyon'un termali, Isparta ve Antalya'nın henüz yeni gelişen kış sporları
merkezleri ve güney sahilleri ile aynı ürün paketine dahil etmek değişen turizm
anlayışına da son derece uygun gibi görünüyor. Umarım bu doğal güzellik de
uyumsuz, plansız ve kimliksiz yapılaşma ile bozulmaz.
*S.Demirel Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi