JAPONYA’DA YÖNETİM YAPISI VE ŞEHİR PLANLAMA PRATİĞİ*

 

 Semra Kalkan

Y. Kent Plancısı

 

 Giriş ve Bazı Tanımlar

 

Japon şehirleri, Avrupa ve Amerika şehirlerinden farklı olarak başlangıçta temel altyapıdan yoksun gelişmiş oldukları için kentsel altyapının en verimli-etkin olarak inşası Japonya’da en önemli konu olmuştur. Bu nedenle,  Japon şehir planlamasının amaçları aşağıdaki gibi sorulara yanıt aramak olmuştur:

Sonuç olarak, şehir planlama mekanizması kentsel alanlarda yaşayan insanlar için projeler uygulamak amacıyla tasarımlanır.

 

Japonya’da şehir planlama kentleşen ve kentleşmiş alanlarda “planlama”, “sınırlama (kısıtlama)” ve “uygulama”yı kapsar.

Japonya’da “kent” ve “kır” olgularının ayırımı şehir planlama çerçevesi içinde net olarak tanımlanmamıştır. Bu nedenle, şehir planlama yalnızca “şehirler” için değildir. “Kentleşen ve kentleşmiş alanlarda fiziksel planlama”  şehir planlamayı doğru olarak ifade eder.

 

Bu yazıda ele alınacak başlıca konular yönetim organizasyonuna yoğunlaşır:

 

1.Organizasyon

1.1.Japon yönetim organizasyonu nasıl çalışır?

1.2.Şehir planlamada yönetim organizasyonu nasıl işler?

1.3.Şehir planlamada merkezi hükümetin rolü nedir?

1.4.Şehir planlamada yerel yönetimlerin rolü nedir?

1.5.Şehir planlamada özel sektörün rolü nedir?

 

2.Finansal Kaynaklar

2.1.Yerel yönetim şehir planlama işlerine ne kadar kaynak ayırır?

2.2.Merkezi hükümetin yerel yönetimlerin şehir planlama işlerine ayırdığı kaynaklar ne şekilde dağıtılır?

2.3. “Yol Geliştirme Özel Fonu” nedir?

 

3.Yönetim

3.1.Şehir planlamada kamu kullanışlarının konum ve ölçekleri neden belirlenir?

3.2.Neden “Şehir Gelişme Proje Alanları” belirlenir?

3.3.Planlama yönetimi ile hükümetin yasal ve yargısal birimleri arasındaki ilişki nedir?

 

 1.ORGANİZASYON

 

1.1.Japon Yönetim Organizasyonu Nasıl Çalışır ?

 

1.1.1.Japon yönetim sistemi ikiye ayrılır: Merkezi ve yerel yönetimler. Japon Hükümeti cumhuriyetçi bir sistemle çalışmaz. Bu nedenle, merkezi yönetim, dış işleri ve milli savunma yanında bütün yönetim konularını üstlenir. Örneğin, merkezi hükümet yönetimsel çerçeveyi (kurguyu) Şehir Planlama Yasası’na ve yerel yönetimlerdeki idare yapısının ilkelerine göre formüle eder. Yerel yönetimler de merkezi hükümetin belirlemiş olduğu idari prosedürlere göre çalışırlar. Merkezi hükümet aynı zamanda yerel yönetimlerin danışmanlık-müşavirlik ile onlara sağlayacağı subvansiyonların (finansal devlet desteğinin) standartlarını da oluşturur. Merkezi hükümetin bu belirleyiciliği - rehberliği geniş bir alanı kapsar. Otoritesini yasadan alır. Bütün bu kurallara uyum ve standartların sağlanmasının yöntemi de finansal devlet desteği yoluyla gerçekleştirilir.

Diğer yandan, merkezi hükümet yerel yönetimlere ilişkin politikalar hakkında kararlar oluştururken yerel yönetimler de gereksinimlere karşılık verebilecek sonuçların çıkması amacıyla karar verme sürecine katılırlar.

 

1.1.2.Yerel yönetimlerde iki yönetim kademesi vardır :  Vilayetler ve belediyeler.

Yerel yönetim idari birimi olarak çalışan 47 vilayet ve 3234 belediye mevcuttur. Japonya’da bizim “vilayet” olarak Türkçeleştirebileceğimiz ve tarihi-coğrafsal nedenlerle oluşturulmuş bir yönetim ayrımlanması sistemi vardır. Vilayetler doğrudan merkezi hükümetin, belediyeler ise vilayetlerin idaresi altındadır.

Vilayetlerin alanları 83000 km2 ile 1875 km2 arasında değişir. Nüfusları ise 12 milyon ile 615000 arasında geniş bir yelpazede yer alır. Tokyo en kalabalık vilayetttir.

Belediyelerin de alan ve nüfusları çok farklılaşır. Yokohama şehri 3 274 000’luk nüfusu ile en büyük belediyedir. Ancak en küçük belediyenin nüfusu da 7000’dir.

Bu büyük farklılaşmalara rağmen şehirler genellikle 50- 500 bin arasında nüfusa sahiptirler.  Daha küçük şehirler ya da köyler 5000-20000 nüfusludurlar.

Belediyelerin alanları 1400 km2 ile 13 km2 arasında değişir. 

 

1.1.3.Şehir planlama alanları idari sınırların ötesinde tanımlanabilmektedir.

Şehir planlama alanları çoklu oluşum kriterleri olan kentleşmiş alanlar ile tanımlanır ya da bir belediyenin bir kısmı şehir planlama alanı olarak seçilebilir. Japonya’da 1274 şehir planlama alanı mevcuttur. Bu alanlar 1967 belediyenin ya tümünü ya da bir kısmını kapsar. Bu miktar bütün belediyelerin % 61’idir. Şehir planlama alanları toplamı 95 700 km2’dir. Bu miktar Japonya’nın bütün alanının % 25’ine karşılık gelir.  Bu alanlardaki toplam nüfus 113 milyondur. Bu da yine bütün Japon nüfusunun % 91’ine karşılık gelir.

 

1.1.4.Kamu yönetiminin istikrarı ve sürekliliği memur kesiminin varlığıyla güvence altına alınır.

Merkezi yönetimin idari kadrosu Millet Meclisi’nce seçilen başbakan tarafından yürütülür. Başbakan her bakanlığa bir bakan atar ve bakanın liderliğindeki alt kadro farklı idari işlere bakar. Kamu memurları bakanların ve yardımcılarının (atanmış olan) rehberliğinde ve kontrolünde idari işlere bakarlar.   Bütün memurlar devlet adına çalışmak için bir sınavdan geçerler. Genellikle 20-30 yıl çalışırlar. Genelde bakanlar memurları doğrudan işe alamaz, yerlerini değiştiremez ya da çıkaramazlar.  Hükümet değişse bile yönetimdeki görevlerinde kalırlar.

Yerel yönetimlerin idaresi,  seçilmiş olan resmi görevlilerce yürütülür.  Vilayetlerdeki en üst düzey kamu görevlileri olan valiler vali yardımcılarını ve defterdarları atarlar. Belediye başkanları da yardımcılarını ve muhasebe müdürünü atarlar. Belediyelerdeki istihdam yapısı ve organizasyonel yapı merkezi yönetimdekine benzer. Ancak, valiler ve belediye başkanları insan kaynakları yönetimine artık daha çok önem veriyorlar ve idari görevlerini daha sorunsuz yürütebilmek için daha seçici oluyorlar.

Özetle; hem valilikte hem de belediyelerde bir şehir planlama bölümü mevcuttur. Bütün bu sistem, Türkiye’deki belediye, valilik ve bakanlığın iç hiyerarşisi bakımından benzerdir.

 

1.2.Şehir Planlamada Yönetim Organizasyonu Nasıl Çalışır ?

 

1.2.1.Şehir planlama merkezi hükümetin Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bakanlığı’ndaki (MLIT) Şehir Bürosu tarafından yürütülür. Şehir Bürosu’nun görevleri :

      (Kent Politikası Bölümü ve Şehir Planlama Bölümü)

      (Yol Bölümü, Parklar ve Yeşil Alanlar Bölümü, Su ve Kanalizasyon Arıtma Bölümü)

      yönetir. (Kentsel Yenileme ve Kent Afet Engelleme Bölümü ve Arazi Yeniden

      Düzenleme Bölümü.

(Kentsel Planlama Genel Konular Bölümü)

Genel Konular için düzenli çalışan bir idari personel vardır. Diğerleri inşaat mühendisliği, mimarlık, peyzaj gibi alanlardan teknik personeldir.  Teknik kadro idari işleri yönetmede teknik yeteneklerini kullanırlar.

 

1.2.2.Diğer organizasyonlarla daha yakın bir koordinasyona gerek vardır.

Şehir planlama işi yalnızca MLIT’nin diğer büroları ile değil ama diğer bakanlıklarla ve organizasyonlarla da bağlantı içinde yürütülür. Planların hazırlığı ve uygulaması üzerine böylesine geniş çaplı bir koordinasyon da yapılır (Şekil 1-7 ve Şekil 1-8).

 

1.2.3.Yerel yönetimlerde de benzer bir organizasyon kullanılır.

Şehir planlama yerel yönetimlerin idaresinde kamu işleri ve mimari yönetim olarak uygulamaya yansır. Hem vilayet hem belediye düzeyindeki yönetim yapıları merkezi hükümettekine benzer. Çalışanlar çoğunlukla teknik personeldir. Bir yerel yönetimde planlama aynı zamanda çok işlevli bir iştir. Bu nedenle,  işler ilgili bölümler ve ilgili organizasyonlar arasında dikkatli bir koordinasyon ile yönetilir.

 

1.2.4.Merkezi hükümet yerel yönetimlerle arasında idari bakımdan uyumu sağlamak amacıyla memurlarını yerel yönetimlere gönderir.

Merkezi hükümette çalışan memurlar yerel yönetimlerde bazı iş deneyimleri edinirler ve yine yerel düzeyde planlama ve uygulama sorumlulukları üstlenirler. Örneğin, Bakanlığın Şehir Bürosu’ndan bir teknik eleman (memur)  belediyedeki şehir planlama daire başkanının iş pozisyonunu incelemek için belediyeye gönderilir. Bu bakanlık görevlisinin görev süresinin neredeyse yarısı yerel yönetimlerde veya bağlı kamu kurum ve kuruluşlarında (kamu ortaklıkları) geçer. Merkezi hükümette çalışanların belediyelere ve kamu ortaklıklarına yerleştirilmesi,   merkezi hükümetin merkezi ve yerel düzeyde planlama çabalarının birbirine uyumunu güvenceye almasını sağlar.  Bireysel düzeye bakıldığında,  bir merkezi hükümet görevlisi yerel düzeyde bir deneyim görür. Edinilen bu deneyim daha sonra merkezi hükümetin yerel konulara bakışına yansıtılacak şekilde ulusal düzeye aktarılır.  Bu merkezi hükümet görevlisinin hem planlamaya hem de onun uygulamasına yoğunlaşması genel planlama sürecinin bu iki aşaması arasındaki uyumu da sağlar.

 

Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bakanlığı (MLIT)’nın Diğer Büroları ile Koordinasyon

 

                                                                                                                     

Text Box: Akarsular Bürosu
Text Box: Yol Bürosu 
Text Box: Şehir Bürosu
Text Box: Konut Bürosu
Text Box: Ekonomi Bürosu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Bakanlık ve Organizasyonlarla Koordinasyon

 

Text Box: Milli Arsa Ofisi (Ulusal Arazi Ajansı
Text Box: Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı

 

 

 

     

      * Ulusal Kalkınma Planlaması                              * Kentsel Gelişme ve Kontrol Alanlarının belirlenmesi

      * Metropoliten Planlama                                       * Köylerin kalkınması

 

 

Text Box: Ekonomi Bakanlığı         
Text Box: Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bakanlığı
Text Box: İç İşleri Bakanlığı 
 

 

 

 

 

                               Bütçe                                                  * Hükümet bonoları

                                                                                    * Vergi transferi

  

 

              *  Liman bölgesi                                         * Kentsel gelişme/ kontrol alanı belirleme

              *  Şehir planlama (demiryolu)                   *  Çevresel etkilerin tespiti

 

Text Box: Ulaşım Bakanlığı
Text Box:    Çevre Ajansı

 

 

Örnek : İbaraki Vilayetinin Şehir Planlama Yönetimi ile ilgili Organizasyonel Yapısı

 

Text Box: İbaraki Vilayeti
Text Box: Mito Şehri

 

 

Şehir Planlama Bürosu                      Çalışan Sayısı           Şehir Planlama Bölümü            Çalışan Sayısı        

              Şehir Planlama Bölümü            22                             Şehir Planlama Bölümü                 13     

 

              Kentsel Gelişme Bölümü          30                            Yol Geliştirme Bölümü                     16

 

              Park ve Caddeler Bölümü         26                             İnşaat Bölümü                             18

 

              Kanalizasyon Bölümü               25                             Bölgesel Kalkınma Bölümü             8

 

              İnşaat Bölümü                        29                             Park ve Açık Alanlar Böl.                12

                                                                                                 

              Konut Bölümü                         31                             Kentsel Kalkınma Bölümü               13

 

              Kamu İşleri Bölümü                 99                              Kanalizasyon Bölümü                    93

 

 

 

1.3.Şehir planlamada merkezi hükümetin rolü nedir ?

 

1.3.1.“Ulusal planlamanın formülasyonu” öncelikli konudur.

Şehir planlama Ulusal Kalkınma Planı temeline dayanır. Ulusal Kalkınma Planı’nın iki açısı : Kavramsal planlama ve Fiziksel planlama. Kavramsal planlama yaklaşımı;  nüfus, konut vb konuları kapsar. Ulusal Shinkansen (şehirlerarası hızlı tren) Planı ve havaalanı geliştirme planları büyük ölçekli fiziksel gelişmeye örnektir.  Bu kalkınma planları ulusal politikalarla uyumlu olarak geliştirilir. Japonya’da şehir planı, Ulusal Kalkınma Planı çerçevesinde formüle edilir ve yönetilir.

Ulusal Kalkınma Planı,  Milli Arazi Ofisi tarafından hazırlanır. Genellikle bu plan hazırlanmadan önce merkezi hükümetin ilgili birimlerince hazırlanan bölgesel planlar gözden geçirilir. İlgili birimler (Yerel yönetimler, MLIT, Ulaşım Bakanlığı, Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı ve İç İşleri Bakanlığı) arasında koordinasyon ve danışmanlık olmadığı sürece ulusal kalkınma planı hazırlanamaz.  Bu ulusal plan, hatta bölgesel planlar yerel yönetimlerin politikalarının bir toplamından ibaret değildir. Çünkü, Japon Hükümeti cumhuriyetçi bir sistemle çalışmaz. Aynı mantıkla, bölgesel planlar da şehir planların bir toplamından ibaret değildir. Merkezi hükümetin politikaları iki yolla yerel yönetimlere yansıtılır :

 

1.3.2.İkinci Öncelikli  Konu Kamu Kullanımlarının Sağlanması Konusunda “Bölgesel Koordinasyon”dur.

Prensip olarak, şehir planları vilayet düzeyinde onaylanır. Küçük ölçekli planlar ve gelişmelerin uygulanması belediyelere bırakılır. Merkezi Hükümeti’n buradaki rolü;  vilayetlerin hazırladığı planlar arası koordinasyonudur. İlk müdahele bölgesel altyapı alanındadır. Örneğin, birden fazla yerel belediye alanından geçen bir ana arter yolun yalnızca bir belediye ya da bir vilayetce geliştirilmesi bir anlam ifade etmeyebilir. Ama, bölgesel düzeyde bir koordinasyon bu yolun geliştirilmesini anlamlı kılar. Bu tür durumlarda merkezi hükümet belediyeleri şehir planlarının yapımı-onayı sırasında bölgesel kararları dikkate almaları konusunda ısrarcı olur, sıkı takip eder.  Bundan öte, merkezi hükümet “kamu ortaklıkları”nı kullanarak projelerin uygulanması aşamasına da müdahele eder. 

 

İkinci tip müdahele, özel sektör de dahil olmak üzere birkaç tarafın koordinasyonunun sağlanması şeklindedir. Bir proje geniş ölçekli ve karmaşık ise, örneğin bir demiryolu kademelenme projesi ele alınırsa, merkezi hükümet vilayetlere, şehirlere ve demiryolu şirketlerine bir danışmanlık birimi kanalıyla yol gösterir.  Bir şehir tarafından yapılan arazi yeniden düzenleme projesi, yol geliştirme projesi vb merkezi hükümetçe koordine edilir.

 

1.3.3.Üçüncü Öncelikli Konu “Teknik Standartlar Belirleyerek Proje Yönetmek” ve  “Finansal Devlet Desteği  Kanalıyla Gelir Dağıtımının Yeniden Düzenlenmesi”

Merkezi hükümet Şehir Planlama Yasası çerçevesinde yapılan kentsel altyapı geliştirme projelerinin ulusal standartlara uygun olacağını varsayar. Şehir planlama konularına ve çözümlerine ilişkin deneyimlerin ve bilgilerin her belediye ve vilayetten ulusal düzeye aktarılması zorunludur.  Belediyelerin gelişme konusunda rekabet içinde olmamaları beklendiği için her bir yerel birimin eşitlik içinde gelişmesi önemlidir. Bu eşitlik gereksinimini karşılamak için merkezi hükümetin geliri belediyelere finansal destek olarak dağıtılır. Yerel gelişme projelerine rehberlik edilmesiyle ulusal düzeyde önemli projelerin uygulanması da mümkün hale gelir.

 

1.3.4.Dördüncü Öncelikli Konu;  Proje Uygulamalarının “Kamu Ortaklıkları” Kanalıyla Yapılmasıdır.

Merkezi hükümetin birimleri arasında bazıları, örneğin MLIT, proje uygulama kapasitesine sahiptir. Kamu sektörünce yapılan proje uygulamalarının yanında kentsel altyapı ve üstyapı geliştirme ve diğer kentsel gelişme projeleri  özel amaçlarla oluşturulan kamu ortaklıklarınca uygulanabilir. Metropoliten Otoban Yollar Şirketi, Konut ve Kentsel Gelişme Kuruluşu ve Japon Bölgesel Gelişme Kurumu bu tür kamu ortaklıklarına örnektir. Bu kuruluşlarca yapılan projeler aşağıdaki koşullarda uygulamaya konulur :

1.Belediyenin finansal gücü sınırlı ise,

2.Belediye finansal kaynağı olsa da proje uygulamasına istekli değilse,

3.Belediye teknik olanaklardan yoksunsa,

4.Merkezi hükümet ulusal düzeyde önemi olan bir projeyi uygulamayı gerekli görürse.

 

 

1.4.Şehir Planlamada Yerel Yönetimlerin Rolü Nedir ?

 

1.4.1.Belediyeler planlamanın başlıca aktörleridir. Ama, teknik kapasiteleri yeterli olmayabilir.

Japonya’da kamu yönetimi iki ana kısımdan oluştuğu için bir alan mutlaka ya belediye ya da vilayetin yönetim sınırlarına düşer. Belediyeler şehir planlamasının asıl aktörleridir. Bunun nedeni; belediyenin bir yerleşmenin sakinlerine en yakın idari birim olmasıdır. Ayrıca, planlamanın içeriğinin o yerleşmenin sakinlerinin haklarını ve finansal kaynaklarını uzun vadede etkileyecek olması da belediyelerin “asıl aktör” olmalarını zorunlu kılar.  Bununla beraber, bütün belediyelerde bağımsız bir şehir planlama birimi yoktur ya da  varsa bile küçük belediyelerde yeterli teknik kadro bulunmaz. Bu nedenlerle bir belediye şehir planlamanın karmaşık sorunlarını  özel danışmanlık kuruluşları kanalıyla  veya vilayetten teknik eleman desteği alarak gidermeye çalışır.  Bazen bir belediye merkezi hükümetten de yeterli kapasitede teknik kadro talebinde bulunabilir.

 

1.4.2.Vilayetler belediyeleri koordine ederler ve bölgesel kamu kullanımlarının denetimini yaparlar.

Vilayetler koordine eder ve yönetirler. Sözü edildiği gibi, başlıca planlar belediyelerce yapılır. Ancak, belediye planlarının koordinasyonu ve uygunluğu vilayetlerin önemli rolü haline gelmiştir. Belediyelerin teknik ve finansal kapasiteleri yeterli olmayabileceği için bir vilayet yönetimi belediyelere müdahele etmek, koordine etmek ve yönetmek durumundadır.

Zaman zaman, merkezi yönetimle belediye arasındaki koordinasyon karmaşık bir hale gelir. Belediyelere aktarılan gelirlerin uygulamaya konulması vilayet yönetimlerince yönetilir.  Ama yönetim sistemi her zaman tasarlandığı biçimde işlemeyebilir. Belediyelerce hazırlanan büyük ölçekli konut alanı projelerinde ortaya konan Gelişme İlkeleri, yönetimin belirlenmiş olan sisteminin dışındaki karmaşık işleyişine bir örnektir. Merkezi hükümet bazı belediyeler için büyük ölçekli konut alanı geliştirme projeleri planlayabilir. Ama, belediyeler için nüfusun artışı kamu hizmetlerinde de bir artış anlamına gelir. Örneğin; Orta okul ve liselerin inşa edilmesi gibi. Burada adı geçen Gelişme İlkeleri  müteahhitlerin kamu kullanımlarının uygulanmasının maliyetini  belediye yerine üstlenmesini öngörür.  Sonuç olarak; inşaatın genel toplam maliyet, dolayısıyla da her bir konut biriminin maliyeti yükselir.  Merkezi hükümet burada fiyat artışı sorununu görür ve ilgili belediyelere büyük ölçekli konut projelerindeki bu tür sorunların üstesinden gelmelerini sağlayacak finansal desteği yapar.

 

Örnek : Şehir Planlama Komisyonu Üyeleri

Şehir planları vali veya belediyeler tarafından onaylanmadan önce Şehri Planlama Komisyonu’na sunulmalı ve orada incelenmelidir. Bu nedenle komisyon adaletli bir inceleme yapabilmek ve yöre sakinlerinin tümünün görüşlerinin kararlara yansımasını sağlamak için farklı sektörlerden temsilciler ister. Bu komisyon kamu yönetiminden bağımsızdır. Planı validen alır ve vatandaşların görüşlerini de dikkate alarak planın geçerliliği konusunu tartışır. Her vilayetin bir şehir planlama komisyonu vardır. Bazı belediyeler de yasal zorunluluk olmadığı halde uzlaşmayı en üst düzeyde sağlayabilmek için belediye şehir planlama komisyonları oluştururlar.

 

  

Şehir Planlama Komisyonu Üyeleri,  İbaraki Vilayeti

 

Akademisyenler         Avukat, Profesör, Mimar, Yerel ticaret odası temsilcileri

 

Kamu                         Merkezi hükümetin bölge temsilcileri

Kuruluşlarından         (Ekonomi Dairesi, Tarım ve Balıkçılık Dairesi, Uluslar arası Ticaret ve

Temsilciler                 Sanayi Bakanlığı Temsilcisi, Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bk. Temsilcisi)

                                   Vilayet (Belediye Başkan Yard, Eğitim Dairesi Md,  İl Emniyet Md.)

 

Yerel Yönetim

Temsilcileri                Belediye Başkanı

 

Vilayet Komisyon

Üyeleri                         Her birimin müdürleri

 

Belediye İmar Komis.  Komisyon başkanı

Temsilcileri                  Her belediyenin komisyon başkanları

 

 

 Şehir Planlama Komisyonu  Üyeleri,  Mito Şehri (Belediye)

 

Akademisyenler         Avukat, Profesör, Mimar, Yerel ticaret odası temsilcileri, Kadınlar

                                   birliği temsilcileri, Mimarlar Derneği, Tarım Komitesi

 

Kamu  sektörü           Belediye başkan yardımcısı, Belediye başkanlık genel sekreteri

 

Belediye meclis

üyeleri                        Beş sürekli komite üyesi

 

 

1.5.Şehir Planlamada Özel Sektörün Rolü Nedir ?

Planlamada özel sektörün rolü değişkendir. Bu bölümde şehir planlama danışmanları ve inşaat şirketlerinin rolleri üzerinde duruluyor.

 

1.5.1.Danışmanlar devletin idari ve teknik işlerinde önemli rol oynar.

Geçmişte, inşaat mühendisliğinin bütün alanlarındaki işler, saha araştırması, tasarım ve inşaat dahil devlet eliyle yapılırdı. Bu işler yavaş yavaş özel sektöre kaymaya ve özel sektöre yaptırılmaya başlandı. Özel danışmanlık firmaları inşaat dışında bütün hizmetleri sağlar. Danışmanlık firmalarının rollerinden biri de vilayetlerde ve belediyelerdeki planlama bürolarına yardımcı olmaktır.  Danışmanlık firmalarının görevleri : Planları ve diğer sunuş dökümanlarını hazırlamak,   temel araştırmaların ve saha çalışmalarının yönetilmesi, halka yapılacak duyuru ve bildirimlerin hazırlanması, proje uygulaması için detaylı analizlerin yapılması, uygulama için detaylı tasarım yapılması. Japonya’da bazı küçük belediyelerde bağımsız şehir planlama bölümü yoktur. Böyle bir departmanın bulunduğu bazı belediyelerde de teknik elemanlar yeterli düzeyde değildir. Bu tip belediyelerde özel danışmanlık firmaları belediyelerin kendi plancıları ve mühendisleri gibi çalışırlar.

 

1.5.2.İnşaat firmaları altyapı geliştirmeyi de kapsayan kentsel gelişme projelerinde önemli rol oynar.

Özel sektörün diğer bir önemli rolü kentsel gelişme projeleri uygulamaktır. Bu projeler altyapı geliştirmeyi de kapsar. Japonya’da özel sektörün bu rolü Alman ve Amerikan sistemleri arası bir özellik gösterir. Japonya’da kamusal altyapının da kapsandığı kentsel gelişme projeleri, şehir planlama’nın bir kısmını oluşturur ve “kentsel gelişme projeleri” olarak anılırlar. Bunların uygulaması özel sektöre başvurulmadan yapılır. Ancak, arsa ve hisse sahiplerinin uzlaşmasını ve katılımını gerektirir. Kentsel gelişme projeleri kamu sektörü ile sınırlıdır : Merkezi hükümet, vilayetler, belediyeler. Bu üç birim altyapının ve diğer kamusal kullanımların geliştirilmesini, konut birimlerinin sağlanmasını ve yaşam çevresinin iyileştirilmesini üstlenir. Diğer yandan, özel sektör, farklı durumlarda bu süreci gerçekleştiren tek taraf olur. Gelişmenin özel sektöre kar getirmesi beklenen durumlarda inşaat firmaları bu süreci kendileri yürütürler.

Eğer proje alanı 1000 m2’den büyük ise (bu değer bazı belediyelerde 500 m2’dir),  bu durumda projenin Şehir Planlama Yasası’nca ortaya konulan Arazi Geliştirme Ruhsatı sürecinden geçirilmesi gereklidir. Firma bu işi belediyenin öncülüğünde yapar. Ancak, bazı özel kesim firmaları,  karlı alanların planlanması,  yöre sakinlerinin görüşlerinin bir uzlaşma noktasına getirilmesi, uygun idari prosedürlerin yürütülmesi konularında belediyeden daha yetkindir.

 

 

2.FİNANSAL KAYNAKLAR

 

2.1.Yerel yönetim şehir planlama işlerine ne kadar kaynak ayırır ?

 

2.1.1.Harcamaların ¼’i yatırım projelerine ayrılır.

Şehir planlamada kamu kullanışlarının gerçekleştirilmesine yapılan yatırım bir vilayetin (prefecture) toplam bütçesinin 1/4-1/5’ine karşılık gelir. Bir belediyede ise şehir planlama işlerine yapılan yatırım toplam yatırımın yarısı oranındadır. Harcamaların dağılımı tabloda özetleniyor :

 

                                                    Toplam                  Vilayet             Belediye                     

Genel                                              9.8                         6.7                     13.1

Kamu Refahına

Yönelik Harcamalar                          11.8                        6.5                     17.7

Sağlık                                              6.8                        4.0                       9.2

Tarım, orman, balıkçılık                     6.8                        9.8                       5.4

İnşaat                                           23.1                       22.3                     22.3

Eğitim                                            19.8                       23.9                    13.6

Kamu Fonu                                       8.6                        7.4                      9.1

Diğer                                              13.3                      19.4                      9.7

 

 

2.1.2.Belediyelerde pek çok proje merkezi hükümetin desteği olmaksızın yapılır.

Belediyeler “yerel projeler” adı altında kamu projeleri uygular. Bu yerel projeler yalnızca belediyelerin kaynaklarıyla yapılır. Yerel yönetimler hangi ve ne tip projelerin bu tarzda uygulanacağına kendileri karar verirler. Bu projelerin özelliği yöre sakinlerine yani kamu yararına yönelik olmalarıdır. Şehir belediye meclisleri bu tür projelere özenle takip eder. Bu projeler yerel gereksinimleri ve yerel  karakteristikleri yansıtan nitelikte olduklarından belediyeler büyük istekle uygular.

 

 2.1.3.Merkezi hükümetten ayrılan kaynak belediyelerin gelirlerini artırır.

Yerel yönetimlerin kaynak yaratma kapasiteleri sınırlıdır. Yerel yönetimlere geri döndürülen vergilere,  Yerel Transfer Vergisi’ne, merkezi hükümetin ayırdığı kaynağa ve yerel yönetim fonlarına dayanır. Yerel Transfer Vergisi ulusal bir vergi olarak toplanır ve doğrudan yerel yönetimlere aktarılır. Ancak, yerel yönetimler aşağıda sayılan nedenlerle merkezi hükümetin kontrolündedir :

 

1.Yerel yönetimlere geri aktarılan vergi genel hesapta toplanır ve İç İşleri Bakanlığı’nca yerel yönetimlere dağıtılır.

2.Yerel yönetim fonlarının kullanımı da yine İç İşleri Bakanlığı’nın iznini gerektirir.

3.Merkezi hükümetten yerel yönetimlere yapılan,  şehir planlama işleri için aktarılan finans destekleri gibi harcamalar ise yalnızca özel bazı amaçlarla kullanılması olası olan kaynaklardır.

 

 

2.1.4.Şehir Planlama Vergisi alınmaktadır. Ancak, bunu toplanma oranı çok küçüktür.

Bir belediye içindeki kent çevresinin iyileştirilmesi amacına yönelik, Şehir Planlama Vergisi,  İş Kuruluş Vergisi (Business Establishment Tax) gibi bazı finansal kaynaklar mevcuttur. Ancak, bu tip

Gelirin toplam gelir içindeki oranı diğerlerine kıyasla düşüktür.

 

Yerel yönetimlerin Vergi Gelirleri

 

                                           Toplam                Vilayet               Belediye

Yerel Vergi                          33.9                     30.1                      34.0

Yerel Yönetimlere

Aktarılan Vergi                     16.2                     16.0                      14.6

Yerel Transfer Vergisi             2.0                       1.7                        4.4

Merkezi Hükümetten

Yapılan Gelir Aktarımı           14.4                     18.5                       8.7

Yerel Yönetim Fonu              14.9                     14.4                     14.1

Vilayetten Yapılan

Gelir Aktarımı                        0.0                      0.0                        4.8

Yerel Vergi                          18.6                     19.3                      19.4

 

 

 

Belediye Gelirlerinin Genel Dağılımı 1994 Mali Yılı itibariyle)

 

Belediye Toplum Vergisi   44.9

Emlak Vergisi                  42.3

Şehir Planlama Vergisi       6.5

Belediye Sigara Vergisi       3.5

İş Kuruluş Vergisi               1.7

Özel Arazi Vergisi               0.7      

Otomobil Vergisi                0.5

Diğerleri                           0.1

  

 

2.2.Merkezi hükümetin yerel yönetimlerin şehir planlama işlerine ayırdığı kaynaklar ne şekilde dağıtılır ?

 

2.2.1.Bu kaynaklar yalnızca temel altyapı için verilir.

Merkezi hükümetin destek verdiği projeler yine merkezi hükümet tarafından gerekli görülen bölgesel ve ulusal düzeydeki projelerdir. Bu tür kaynak ayrılacak olan projeler belirli ölçütlere göre merkezi hükümetçe ilan edilir. Her bir proje ile ilgili departman kaynağın o projeye yeterli olup olmadığını belirler.

Japonya’da kanalizasyon ve park projeleri tamamlanmıştır. Bu nedenle de bu tip kaynaklar diğer altyapı projelerine ayrılır.

 

  

2.2.2.Devlet desteğinin oranı projenin tipine ve ölçeğine göre yaklaşık % 50 oranındadır.

1992 Mali yılı bütçesinin belirlenmiş hesabına göre şehir planlama projelerinin toplamı 8400 milyar Yendir. Toplam miktarın dışında 1900 milyar Yen merkezi hükümet kaynağından ayrılmıştır.

 

 

2.2.3.Kentsel alanlar için ayrılan bütçe ne kadardır ?

·         Şehir planlamaya yapılan harcama 1992 yılında  60 bin Yendir.

 

Kamu işlerine ayrılan yerel bütçe 21 961 Yendir. Şehir planlama ayrılan bütçe 7474 milyar Yendir ve bunun % 34.5’i kamu işleri içindir. Bu yerel bütçenin % 23.1’i vilayetten , % 8’i belediyeden gelir. Kamu işleri bütçesi yılda kişi başına 177 bin Yendir. Kamu işleri dışındaki Şehir Planlama bütçesi yılda kişi başına 60 bin Yendir.

 

·         Kentleşmiş alanlardaki diğer projeler

Akarsu ve milli yol geliştirme projeleri gibi kamu işleri projeleri kentleşmiş alanlarda yapılmış olsalar da bütçe düzenlemelerinde “şehir planlama projeleri” olarak alınmazlar. Yerel akarsu ıslah projeleri 2851 milyar Yen,  köprü projeleri ise 7172 milyar Yendir. Aslında bu projelerin bir kısmı kentleşmiş alanlarda yer alır.

MLIT ve kamu ortaklıklarınca doğrudan uygulanan projeler de kısmi olarak kentleşmiş alanlarda yer alırlar.

 

 

2.3.“Yol Geliştirme Özel Fonu” nedir ?

 

2.3.1.Bu fon, yolun kullanıcılarından alınan kesintilerle oluşturulur.

Yol Geliştirme Özel Fonu yol geliştirme projelerinin uygulamaları için toplanan “kullanıcı ödemesi” prensibine dayanır. Bu konudaki gelir ve harcamaların ayrılması için ayrı bir hesap oluşturulmuştur.

Akaryakıt vergileri otomobil kullanımıyla doğru orantılı olarak toplanır. Oto-Ağırlığı Vergisi, ağır araçların yolları hafif olanlardan daha çok tahrip ettiği düşüncesine dayanır. Benzin vergisi benzinin perakende satış fiyatının yarısı kadardır.

Yol Geliştirme Finansmanı Sistemi’nin avantajları :

 

2.3.2.Yol Geliştirme Özel Fonu yol geliştirme ve arazi yeniden düzenleme projelerine ayrılır.

Bu fon yol geliştirmede, arazi düzenlemede ve kısmen de kentsel yeniden geliştirme projelerinde kullanılır. Bir arazi düzenleme projesinde bir şehir planlama yolu var ise  bu yolun inşasına eşdeğer veya daha az bir miktar kaynak ayrılır. Kentsel yeniden geliştirme projelerinde aynı prensip geçerlidir. Bu tip bir projenin kapsamı içinde yer alan imar yolları Yol Geliştirme Özel Fonu’ndan karşılanır.

 

2.3.3.Genel Hesaptan ayrılan finansal kaynaklar yerel yönetimlerde de yol geliştirmede kullanılır.

Bu özel fon,  yerel  yol projelerine yeterli olmaz. Bu nedenle,  genel hesaptan ayrılan finansal kaynaklar da bu amaçla kullanılır. Örneğin 1994’de genel hesaptan 4509 milyar Yen yollar için kullanılmıştır.

 

 3.YÖNETİM

 

3.1.Şehir planlamada kamu kullanışlarının konum ve ölçekleri neden belirlenir ?

 

3.1.1.Kamusal alanların geliştirilmesi Japonya’da şehir planlamanın odak noktasıdır. Bu tür kullanımların planlanması ulusal ve bölgesel düzeyde önem taşır.

Kentleşmenin zamanlaması ve hızı ülkeden ülkeye değişir. Avrupa’da kentleşme 19. yüzyılda belirginleşmeye başlamıştır. Japonya’da 19. yüzyılın sonlarında sınırlı ölçekte bir kentleşme görülse de tam anlamıyla kentleşme 1950 sonrasına kadar gerçekleşmemiştir. Ayrıca, Japonya’da kentleşme Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğundan çok daha yüksek bir hızda ve “kentsel yayılma” şeklinde gerçekleşmiştir.  1955’den sonra sanayileşme bütün Japonya’da çok hızlı gelişti.  Bu fenomen üç metropoliten bölgede daha  belirgindi : Tokyo, Osaka, Nagoya. İşgücü bu hızlı sanayileşmeyi desteklemek için göç etti. Göç eden bu kitle daha çok kırsal alanlardan gelen gençlerden oluşuyordu. Sonuç olarak; her yıl 1 ile 1.5 milyon arası işgücü bu üç metropoliten bölgeye göç etti. Bu, “ulusal göç dönemi” olarak adlandırılır. Örneğin, 1955’den sonraki 10 yıllık dönemde Tokyo Metropoliten Bölgesinin nüfusu 15 milyon 400 bin’den 21 milyona yükseldi. Büyük çaplı nüfus akışı kentleşen alanlara yakın tarım alanlarının konut ve ticaret gibi daha yoğun alanlara dönüşmelerine neden oldu. Kentleşmiş alanlar daha da genişledi. Gelişme çoğunlukla özel sektörce parçacıl bir yaklaşımla gerçekleştiriliyordu. Bu dönemde kamu yatırım harcamaları arttı. Ama, bu artış kentleşme ve motorizasyonun hızına yetişecek düzeyde değildi. Kentsel altyapı yetersizdi ve geliştirilemiyordu. Hızlı kentleşme beraberinde doğan sorunlar gitgide daha ciddiyet kazanırken, bu sorunların hafifletilmesi için alınan önlem; temel altyapı gelişmesinin hızlandırılmasıydı. Kamusal altyapının şu veya bu konumda geliştirilmesinden çok, lineer (doğrusal) gelişme, yol geliştirilmesi, planlı ve düzenli kentsel gelişme için önemli ve acil hale gelmişti. Kentsel kamu alanlarının ve olanaklarının daha hızlı geliştirilmesi için bu tür alanların ölçek ve konumları önceden belirlenir ve bu tür alanların kullanımı düzenlenir. Özellikle yol geliştirme kentsel alanlar için “yaşamsal” olarak görülüyordu. Plansız gelişmeler uygun-yeterli yol geliştirilmeden oluşursa, bu kentsel alanlarda “yayılma” ortaya çıkar. Bu nedenle,  en azından ana yollar ve toplayıcı yollar, daha iyi bir kent formasyonunun ulaşım ağı olarak  ve kentleşmiş alanlarda daha akıcı bir trafiği güvenceye almak için planlanmalı ve geliştirilmelidir. Bütün bu nedenlerle, yol ve diğer kamusal alan kullanışları şehir planlarının oluşturulmasında temel belirleyiciler oldu.

  

3.1.2.Şehir Planlama “hakların sınırlanması” demektir.

Şehir planlama,  kentsel kamusal alanlarla ilgili olarak özel mülkiyetin kullanımına sınırlama getirir. Geliştirme faaliyetlerine katılan herhangi bir kişi Vali’den izin alması gerekir. Şehir planı ile belirlenen alan içersinde izin verilen yapılar; kamusal kullanımların gerçekleştirileceği zaman kolaylıkla “kaldırılabilen-yıkılabilen” ahşap yapılardır. Asıl projenin uygulanacağı zamana kadar -ki bu yıllar alabilir- arsa sahiplerine ya da müteahhitlere herhangi bir telafi bedeli ödenmez. Bunun nedeni; Japon konutlarının iki katlı ahşap yapılar olmalarıdır. Bu nedenle de bu sınırlamanın herhangi bir mağduriyet yarattığı düşünülmez. Yasal sistem bu uygulamayı “uzun dönem”de mümkün kılar ve proje uygulamalarında gerekli arsanın teminini garantiler.

  

3.1.3.Japonya’da bina kotlarının koordine uygulaması ve arazi kullanım düzenleme çalışmaları

“Belirlenmiş olan” kamusal kullanım alanlarında inşaat faaliyeti hakkı sınırlanmıştır. Bu yasal düzenlemeye Bina Standartları Yasası çerçevesinde inşaat ruhsatı (building confirmation) uygulamasıyla geçerlilik kazandırılır. İzin verilen yapılar ahşap, çelik ya da betonarmeden hafif destek elemanlarıyla inşa edilmiş 2 katlı yapılardır.  Bütün bu koşullar yerine getirildiği halde binaya ruhsat verilmeyebilir. Bu durumda, arsa sahipleri ilgili yönetimden arsanın kamulaştırılmasını veya mağduriyetin bir şekilde giderilmesini talep edebilirler.

   

3.2.Neden  “Şehir Gelişme Proje Alanları” belirlenir ?

 

3.2.1.”Kentsel Gelişme Projeleri” semt düzeyindeki uygulamaların garantisidir.

Yeniden arazi düzenleme gibi Kentsel Gelişme Projeleri şehir planlama mekanizmasının önemli bir bölümünü oluşturur. Bunun belirgin karakteristikleri;  hak transferinin özel ve pratik mekanizmasına sahip olan semt düzeyi uygulamasında ortaya çıkar. Örneğin; bir arazi yeniden düzenleme projesinde  “arsaların yerlerinin değiştirilmesi”,  bir kentsel yeniden geliştirme projesinde “hak transferi” uygulaması vardır. Kentsel Gelişme Projeleri, kentsel alanlardaki araziyi daha kullanışlı hale getiren altyapının geliştirilmesine yoğunlaşır.  “Kentsel Gelişme Projeleri”nin uygulanması için kamu kuruluşları yerine arsa sahiplerinden oluşan bir kooperatif kurulabilir. Uygulamayı yapan özel ve kamusal kuruluşlara geliştirme faaliyetlerini kontrol etme yetkisi de verilir. 

 

3.2.2.Kentsel Gelişme Projeleri yapılmasının amacı ve etkisi;  “hakların kısıtlanması”dır.

Kentsel Gelişme Projeleri Şehir Planlama Projeleri olarak uygulandıklarından,  her tür geliştirme faaliyeti ve parsel sınırlarındaki değişiklikler Vali’nin onayına tabiidir. Sınırlama yapılmasının nedeni; projenin uygulamasında çıkacak olası engellerin ortadan kaldırılmasıdır.  Pratikte, Şehir Planlama Projelerinin uygulamasından önce ve sonra arsa sahipleri arasında bir uzlaşmaya varılması önem kazanır. Bu nedenle, uzun dönemli arazi kullanım düzenlemesine dayanan kamusal kullanışların geliştirilmesi yönündeki şehir planı,  “Kentsel Gelişme Projesi” çerçevesi içersinde formüle edilemez.

 

3.2.3.Yasanın mimari denetim ve proje kar payları yoluyla uygulanması

Bu yasa,  tekil başvurularda gelişme ruhsatlarının verilmesi ile uygulamaya konulur. Bu ruhsat belirlenmiş olan standartların  ve Arazi Kullanım Düzenlemelerindeki koşulların sağlanmasıdır.  Bir Kentsel Gelişme Projesi için temel altyapı niteliği taşıyan bir kamusal alan kullanımı söz konusu olduğunda,    Kentsel Gelişme Projesinin uygulamasından gelen kar bu tür kamusal altyapıların geliştirilmesinde kullanılır.

  

3.3.Planlama Yönetimi ile Hükümetin Yasal -Yargısal Birimleri Arasındaki İlişki Nedir ?

 

3.3.1.Şehir planlama uygulamasıyla  yasa koyucu devlet birimleri doğrudan ilişkili değildir.

Şehir planlama sistemi halk katılım sürecini yönetim sistemine entegre etmiş olduğundan planlama yönetimi ve  mevzuatının devletin yargı organıyla doğrudan ilişkisi bulunmaz.

 

3.3.2.Millet Meclisi, yani yasa koyucu, yasaları yürürlüğe koyar ve şehir planlarının uygulanmasını sağlayan  yürütme organı için bütçeyi hazırlar.

Millet Meclisi devletin bütçeleri düzenleyen yasa koyucu organıdır. Bu bütçeler şehir planlama yönetimini etkiler.  Şehir Planlama Yasası’nda yapılan düzeltmelerin de Millet Meclisi’nden geçmesi gereklidir. 1968 Tarihli Şehir Planlama Yasası’nda bugüne kadar 50 değişiklik yapılmıştır. Her yıl şehir planlama projelerine verilecek devlet desteğinin toplam miktarı, genel bütçe içersinde belirlenir.

 

3.3.3.Vilayet ve belediye komisyonları Millet Meclisi’ndeki gibi çalışırlar.  Yerel komisyon Şehir Planlama Komisyonu’na temsilci veya temsilciler gönderir.

Yerel komisyonlar yerel yönetmelikleri yürürlüğe koyar ve yerel bütçeleri hazırlar. Belediye,  arazi kullanış  (özel bölgeler, mahalle planları vb.) ve şehir planlama vergisinin toplanması vb. üzerine olan yönetmelikleri hazırlar. Yıllık bütçenin hazırlandığı aşamada yalnızca toplam harcama değil, projelerin özel bütçeleri de tartışılır ve belirlenir.

Yerel komisyon şehir planı onayı sürecinde yer almaz. Ancak plan, farklı sektörlerden temsilcilerce oluşturulan  yerel şehir planlama komisyonunda tartışılmalıdır. Yerel komisyonun bazı üyeleri vilayet şehir planlama komisyonunun üyeleridir ve şehir planının onayı sürecinde yer alırlar. Belediye düzeyinde de yasal zorunluluk olmadığı halde bir şehir planlama komisyonu oluşturulabilir. Belediyedeki komisyonun temsilcileri  onay yetkisi olan vilayet şehir planlama komisyonunun üyesi olabilir ve şehir planı onayı sürecine katılabilirler. 

 

3.3.4.Halk plandan memnun olmaz ise mahkeme planların geçerliliğini inceleyebilir. Ancak, bu yargı sürecinden önce, yönetim birimi halktan gelen itirazları- talepleri incelemelidir. 

Şehir planlama halk katılımını da kapsayan idari bir süreçtir. Plan onayı sürecinde halk düşüncelerini açıklayabilir. Bu sistemin varlığı nedeniyle genellikle yargı süreci planların geçerliliğini sağlamada özellikle talep edilen bir süreç değildir. Ama yine de halk planın içeriğini, prosedürlerini, projelerini adil bulmadığında yargının mahkemece verilmesini talep edebilir.

Planların geçerliliğinin sağlanması sürecindeki yargı aşaması yanında şehir planı İdari Sorgulama Yasası’na tabi olarak da sorgulanabilir. Bu nedenle, bu tür şikayetlerin daha üst düzey bir yargı platformunda ele alınması gereklidir. Diğer bir deyişle, belediye  projelerine yapılan itirazlar  vilayet idaresi düzeyinde bir gözden geçirmeyi gerektirebilir. Vilayet düzeyindeki planlara olan itirazlar ise Bakanlık tarafından incelenmesi gerekir. Proje uygulamaları üzerine bir dava ise İdari Sorgulama Yasası’na göre gerekli kararın alınmasından sonra açılabilir. 

  

4.SONUÇ ve KARŞILAŞTIRMA

 

Japon yönetim ve şehir planlama sisteminin temeli, 1945’den sonra batı ve özellikle ABD, İngiltere gibi ülkelerin sistemlerinden doğrudan ve/veya uyarlanarak oluşturulduğu için genel çerçeve açısından Türkiye’dekinden önemli bir farklılık göstermemektedir. Örneğin; merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin yönetimdeki ağırlıkları, hiyerarşik yapıları, bu yapı içinde şehir planlamanın yer alış biçimi, rol dağılımı genel çizgileriyle benzerdir. Bizdeki il yönetimleri yerine Japonya’da tarihsel idari bölünlenmeye dayanan vilayetler (prefecture) vardır.

 

Ancak, Japon şehir planlamasında hem yönetim hem de finans organizasyonunda son derece esnek, “duruma-projeye özel” ve 20-30 yıl gibi uzun vadelerde sürdürülmesi başarılan bir yapılanma biçimi vardır. BU bakımdan Japon şehir planlama sisteminin bizdekinin tersine “günlük” politikadan “projeyi sürdürme ve yaşama geçirerek sonuçlandırma” anlamında arındırılmış olduğu söylenebilir.

 

Mevzuat ve planlamada yer alan aktörlere genel olarak bakıldığında Türkiye’deki halihazır durumun kendi içersinde bir tutarlılık ve “şehir planlama” adına bir bütünlük gösterdiğini söylemek çok zordur. Mevzuat, değişik politika dönemlerinin genellikle o günün politik kaygılarının uzantıları olarak ve mevcut sisteme “iyileştirme” anlamında eklemlenmeyen dağınık parçacıklardan oluşmuştur.

 

Aktörler olarak, merkezi hükümet, yerel yönetimler, özel sektör, sivil kuruluşlar ve vatandaşların sistemdeki konumları “şehir planlama” adına dengelenmemiş, zayıf tarafların hakları güvenceye alınmamış, istismara açık bırakılmıştır.  Bu sistem içinde herşeye rağmen olumlu gelişen ve yaşama geçirilebilen projelerin “tekil”, sıradışı örnekler olarak kalması neredeyse kaçınılmazdır.

 

Oysa Japon sisteminde bir proje “bütün tarafların” memnun kalabildiği yani kamu-özel-vatandaş yararlarının dengelenebildiği “o projeye özel” bir yönetimsel ve finansal organizasyon ile başarıya ulaşır. Sistem genel prensiplerinden ödün vermemeyi güvenceye alacak kadar katı,  ancak, “soruna-duruma-projeye” özel yepyeni formüllerin üretilmesine olanak verecek kadar dinamik ve esnektir. Örneğin, bir projede vatandaşlar, sivil kuruluşlar ve küçük bir belediye ön planda olurken başka bir projede büyük bir kamu kuruluşu, bir diğerinde ise bir özel şirket ön plana çıkabilir. Ama, değişmeyen; proje sonunda, doğrudan veya dolaylı olarak kamu-özel-vatandaş kesimlerinden hepsinin aynı anda kazançlı çıkmasıdır.

 

 

*Bu yazı Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nın (JICA) 24 Ağustos-26 Ekim 2003 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlediği “Kapsamlı Şehir Planlama” adlı kursda verilen bilgilere dayanılarak hazırlanmıştır. Bu yazının İngilizceden kısaltmalar ve seçmeler yapılarak aktarıldığı kurs kitapçığı :

“Japonya’da Şehir Planlama Pratiği”, Takayuki Kishii, Yardımcı Profesör, Nihon Üniversitesi, Bilim ve Teknoloji Koleji, İnşaat Mühendisliği Bölümü, Japon Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bakanlığı Yayını, Temmuz 1996.

 

Bu yazıyı hazırlayan: Semra Kalkan / Yüksek Şehir Plancısı, Lisans DEÜ 1985, Yüksek Lisans ODTÜ 1989, 5 yıldır İstanbul Erenköy’de serbest meslek bürosu olarak faaliyet gösteriyor. Adı geçen kursu tamamlayan iki Türk şehir plancısından biridir.

 

Bu yazıda kullanılan kısaltma MLIT: Ministry of Land, Infrastructure and Transport : Arazi, Altyapı ve Ulaşım Bakanlığı

 

Bu yazı 2., 3.1. ve 3.2. no’lu bölümleri  çıkarılmış haliyle Şehir  Plancıları Odası Dergisi PLANLAMA’nın 2003/4 Sayısında yayınlanıştır.