BİSİKLETSEVERLER İÇİN GÜNEYDOĞU ASYA'DA İLGİNÇ BİR GEZİ
KAMBOÇYA
Semra KALKAN*
“Bisiklet zengin bir ülkede refahın ve sağlıklı yaşamın bir uzantısı olarak karşımıza çıkabildiği gibi yoksul bir ülkenin olanaksızlıklarına uygun ekonomik bir ulaşım aracı olarak da kullanılan mucizevi bir araçtır. Son 6 ay içinde büyük bir şans eseri olarak görme olanağına kavuştuğum Uzak doğunun en gelişmiş ülkesi Japonya ve yine aynı bölgenin en yoksul ülkesi Kamboçya bende bu fikri daha da pekiştirdi. Şimdi tekrar düşünüyorum : Bisiklet Türkiye’de neden yeterince yaygın kullanılmıyor ?
Uzakdoğu’nun bu ilginç ülkesini, hem de onun “gerçek yüzünü” keşfetmek istiyorsanız bisiklet bunun en ideal birkaç yolundan biridir. Aynı yolculuk motosikletle çok daha rahat yapılabilir elbette. Ama o takdirde yolu sadece “geçmek” için kullanıyor olacaksınız. Oysa bisiklet yalnızca bir yere “ulaşmanıza” değil aynı zamanda yol ve çevresindeki bütün mekanı “yaşamanıza” fırsat verecektir. Bu iş büyük bir fiziksel güç gerektirecektir. Ama bunun karşılığı; başka hiçbir ulaşım aracının veremeyeceği bir öğrenme sürecinin tamamlanmasıdır. Ancak, dünyanın bu yoksul köşesini keşfetmek güzel olsa da öğrenmek çoğu zaman olduğu gibi sizi olduğunuzdan bir nebze daha fazla “huzursuz” edecek, tekrar ve bu kez yeni bir boyutta düşünmeye sevk edecektir.”
Kamboçya, 1993 öncesine kadar iç savaş ve soykırımla hırpalanmış yoksul ama doğanın herşeyini cömertce verdiği bir Güneydoğu Asya ülkesidir. 40 yaş ve üzerindekilerin canlı tanık olduğu korkunç bir soykırımın silinemeyen anıları başkentteki Tuol Sleng Hapishane Müzesi’nde sergilenir.
“Ankor Wat” adıyla anılan 14. yüzyıla ait arkeolojik anlamda olağanüstü önem taşıyan antik kent kalıntısı bu ülkenin bir turist çekim noktası olmasına büyük katkıda bulunuyor. 1993 öncesi savaş nedeniyle “seyahatin güvenli olmadığı” bu ülke artık turistlerin yoğun ilgisi ile ekonomik olarak da canlanmaya başlamış.
Kamboçya krallıktır ve merkeziyetçi bir yönetim sistemi hayatın her alanında hakimdir. Bizdeki anlamda belediyeler henüz gelişmemiştir. Krala ve aileye itaat ile budist inanış kültürlerinin ve yaşam biçimlerinin bugün de hala temelini oluşturur.
Ülkede Pnom Penh başkenttir, idari işlevleri sunar. Aynı zamanda turistik cazibesi tartışılmaz.
Seam Reap Ankor Wat’ın bitişiğindeki kent olarak başkentten bile daha ağırlıklı bir turist çekim noktasıdır. Çoğu turist bu ülkeye yalnızca Ankor Wat için gelir. Ancak, zenginlik ve yoksulluk çelişkisinin sayısız örnekleriyle dolu bu ülkenin bu anlamda belki de en çarpıcı örnekleri bu kentte barındırdığı söylenebilir.
Sihanouk Ville eşsiz güzellikte bir sahilde yer alan turizmle zenginleşmeye başlamış bir kenttir. Aynı zamanda ülkenin tek ve önemli limanıdır. Bu üç kent ulusal kalkınmadaki en önemli üç maddeyi oluşturur.
Kamboçya’da Kimerler yaşar. Kimer ırkı içinde yarı Çinli nüfusun oranı önemlidir. Kimer kültürü ve dini Çin, Tayland, Laos, Burma ve Vietnam kültürleri ile ortak yönlere sahiptir. Geleneklerine son derece bağlı bir yaşam sürerler. Pirinç ve deniz ürünleri Kamboçya mutfağının özüdür.
Kamboçya’nın geleneksel dansı dünya kültür mirası listesine alınmış sıradışı nitelikte bir danstır.
Kamboçya yakın tarihin Fransız kolonisidir ve Fransızca 50 yaş üstü kuşağın yer yer kullandığı bir dildir. Ama asıl dil Kimer dilidir. Budizm inanışı ağırlıklıdır. Eski Fransız hakimiyetinin izleri, kent mimarisinde, şehircilikte, hatta Kimer dilinde ve kültüründe görülür.
Bugün ülkenin 1974-79 dönemi komünist rejimin uyguladığı soykırım ile yaşadığı çöküntüden sıyrılması için Birleşmiş Milletler ve Japonya başta olmak üzere pek çok ülkeden ve uluslar arası kuruluştan kalkınma yardımı sağlanmaktadır. Başkent Pnom Penh’in belediyesinde kentin master planını oluşturmak için Fransız uzmanlar görev yapmaktadır. Kentte çeşitli yardım projelerini yürüten ve çalışan pek çok Avrupalı ve diğer gelişmiş ülke uzmanları çalışmaktadır.
Ülkenin bir önemli ekonomik sektörü genelevlerdir. Özellikle Tayland’dan giriş noktalarındaki şehirlerde ve diğer üç büyük şehirde yoğunlaşan bu faaliyet yoksul Kamboçya halkının az sayıdaki “geçim” seçeneğinden biridir.
İşte Kamboçya yakın tarihte sömürünün her türüne maruz kalmış ve hala da kalmakta olan ve bu haliyle “yürek burkan” bir ülkedir.
Kamboçya’ya Seyahat
Kamboçya’ya gitmek için veya bir bisiklet turu yapmak için en uygun mevsim Muson yağmurlarının ve aşırı nem ve sıcakların olmadığı aylardır. En uygun aylar Kasım, Aralık, Ocak, Şubat denilebilir. Bu mevsimde hava sıcaklığı ve koşulları Türkiye’deki yağmursuz bahara karşılık gelir.
Bir Türk turist için bile son derece ucuz ve konforlu konaklama, yeme, ulaşım ve gezme olanakları bulunabilmektedir. Ancak, Kamboçya’nın geri kalmış bir ülke olduğu, ülkeye ve ülke içi seyahatlerde ancak macera severlerin hoşgörüyle karşılayabileceği aksiliklerin yaşanabildiği asla unutulmamalıdır. Ama avantaj; insanların konukseverliğidir. Kendinizi yalnız hissetmezsiniz. Bir seyahat tutkunu olarak Kamboçya’nın şiddet olayları, dolandırıcılık, satıcıların aldatma olasılığı gibi bir turisti doğrudan ilgilendiren konularda Türkiye’den çok daha masum olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Türkiye’den Bangkok aktarmalı uçaklarla başkent Pnom Penh’e gidilebilmektedir. Tayland için vize gerekmez. Kamboçya vizesi Türk vatandaşlarına ülkeye girişte, gümrüklerde verilmektedir. Ancak, beklememek veya sorun yaşamamak için uçaklarımızın ilk varış yeri olan Tayland’ın başkenti Bangkok’da birkaç gün konaklama ile Kamboçya vizesi alınabilir ve Bangkok’dan 5 saatlik bir otobüs yolculuğu ile iki ayrı Kamboçya sınır kapısına ulaşılabilir.
Bisiklet Güzergahı Önerileri
Kamboçya’nın her köşesinde sayısız güzergah seçilebilir. Burada benim birkaç önerim olacak. Yukarda adı geçen iki sınır girişinden de bisiklet güzergahı başlatılabilir.
Güzergah 1
Güneydeki giriş Tayland’ın Trat kentinden yapılır. Yol Hint Denizi sahiline paralel olarak ormanların içinden giden toprak bir yoldur. 4 adet nehir geçişi vardır. Köprü olmadığı için sal geçişlerini beklemek bazen yarım saati geçer. Bu güzergahta Sihanouk Ville adlı ülkenin üçüncü büyük kenti ve en önemli sahil turizmi kentinden önce konaklama olanağı pek yoktur. Oraya vardığınızda çok hoşlanacağınızdan şüphem yok. Son derece temiz bir deniz kıyısına, kaliteli kumsallara sahiptir.
Sihanouk Ville’yi hedef alan bir güzergahta önce sınır kapısında Bangkok’dan gelişte konaklanabilecek bir kasaba bulunmaktadır. Bisiklet gezisi Bangkok’dan Kamboçya sınırındaki Koh Kong kasabasına varışta bir gecelik konaklamanın sabahında başlayabilir. Ancak, buradan Sihanouk Ville’ye 1 gün içinde varış olanaksızdır. Bu güzergah virajlı yolları ve nisbeten eğimli topografyası nedeniyle oldukça yüksek performans gerektirir. O nedenle yolda iki noktada iki gece bir köy yakınında çadır kurmak gerçekçi bir yöntem olabilir. Minibüsle toplam 7 saat süren bu yol aslında bisikletle bunun iki ya da üç katı bir zaman almayabilir. Çünkü, nehir geçişleri sırasında sal bekleme süresi bisikletle gidişte daha kısa olabilir. Ayrıca minibüsler eski modeldir ve saatteki sürati çok düşüktür. Yolda su ve yiyecek bulmak, dinlenmek, çadır kurmak, gölgelenmek için uygun mekanlar vardır. Son derece çekici, ağaçlık güzel bir doğal çevresi vardır. Burada önerilen diğer güzergahlara göre çok daha yeşilliktir.
Güzergah 2
Diğer güzergah ise başkent Pnom Penh ile antik kent Ankor Wat’ın bulunduğu Seam Reap arasıdır. Bir ovada sıkça köylerden geçerek giden bu yolda da köylerde konaklama olanağı olmasa bile, çadır kurma, yiyecek bulup dinlenme olanakları boldur.
Güzergah 3
Tayland’dan Kamboçya’ya girişlerin yapıldığı en büyük sınır kapısı Poi Pet’dir. Poi Pet-Seam Reap arası da yol koşullarının kötü olmasına rağmen düz bir araziden geçmesi nedeniyle bir başka güzergah olarak seçilebilir. Ayrıca, bu güzergahın tamamlandığı noktadaki kent çok turistiktir. Ankor Wat antik kentinin kilometrelerce alana yayılan kalıntılarını görmek için de bisiklet kullanılabilir. Tarihe, arkeolojiye olan ilginize göre bu kenti 1 tam günden belki de 1 haftaya kadar varacak bir süre kalmaya değer bulabilirsiniz.
Yukarda sayılan güzergahlarda konaklama olanaklarının bulunduğu noktalar :
Koh Kong : Güney sınır girişi
Poi Pet : Kuzey sınır girişi
Sihanouk Ville : Ülkenin üçüncü büyük kenti
Seam Reap : Ankor Wat’ın bulunduğu ve ülkenin ikinci büyük kenti
Pnom Penh : Başkent : Ülkenin en büyük kenti
Bütün bu noktalar arasındaki köyler
Kamboçya’da Hayatın Bir Parçası Olarak Bisiklet
Kamboçya’nın bir özelliği de halkın bisikleti günlük hayatta son derece yaygın kullanmasıdır. Her yaşta çocuklar, liseye giden gençler, kadınlar, yaşlılar herkes bisikleti yaygın olarak kullanır. Bunun yanında tren, otobüs gibi toplu taşınım araçları hemen hiç bulunmadığı için insanlar motosiklet, mobilet gibi araçları çok yaygın olarak kullanırlar. Turistler için de motosiklet kiralamak en ekonomik ve yaygın kullanılan yollardan biridir. Rehbere gereksinim duyan pek çok turist de motosikletli rehberleri kiralar. Bu durum Kamboçya’nın her yerinde, kırsalında ve kentlerinde aynen geçerlidir. Elbette ki kent içinde bisiklet kiralamak da son derece kolay ve ucuzdur. Örneğin turistlerin en çok uğradığı başkent Pnom Penh’de bir gün boyunca 1000 Real’e yani 400 000 TL’den ucuz bir fiyata bisiklet kiralayabilirsiniz.
Ülkeye Seyahat Hakkında Diğer Bilgiler
Kamboçyalılar kırsal alanda ya da kentte olsun son derece konuksever ve sıcak insanlar. Onlarla dillerini bilmeden de son derece sıcak ilişkiler kurabilir, bisiklet yolculuğunuzda gereksinim duyduğunuz konaklama, yiyecek, dinlenme gereksinimlerinizi giderebilirsiniz.
Konaklama ve her türlü yiyecek ücretleri orta halli bir Türk vatandaşının da bu ülkeye gidişini olanaklı kılar. Örneğin 5 Dolara orta halli ve temiz bir pansiyonda kalabilirsiniz. 10 Dolara lüks bir yer bulursunuz. 4-5 Dolara krallar gibi yemek yersiniz. 4-5 Dolara bir kentten bir başka kente klimalı otobüsle seyahat edebilirsiniz. 0.5 Dolara koskoca birgün motosikletli bir rehber kiralayabilirsiniz.
Bangkok’a İstanbul’dan uçuş fiyatları 550-750 Dolar arası değişir. Aktarmalı bir uçuşu Bahreyn ve Dubai üzerinden yapabilir ve 550 Dolara gidiş dönüş biletinizi temin edebilirsiniz. Bu aktarmalı uçuş sizin 20 saatinizi alır. Asıl uçuş süresi 10.5 saat kadardır.
Tayland ve Kamboçya’da güneş Türkiye’dekinden 5 saat önce doğar. Yani Türkiye’de sabah 7 iken Bangkok ve Pnom Penh’de saat öğlen 12’dir. Güneş sabah 6 gibi doğar ve akşam 7 gibi batar. Yalnızca iki mevsimi yaşadıkları için günün uzunluğu yıl içinde bizdeki kadar çok değişmez.
Her iki ülke hakkında ve bisiklet güzergahları hakkında genel bilgiler için Semra Kalkan’la irtibat kurabilirsiniz. Ayrıca, kendisine e-mail adresinizi verirseniz bu iki ülke hakkında www.kentli.org adlı web sitede “Yazdıklarımız” bölümünde 1 ay içinde yayınlanmaya başlayacak olan “Kamboçya İzlenimleri” yazısının yayına başladığı zamanı size bildirebilir.
*Bu yazı 8-22 Mart 2004 tarihlerinde Tayland’ın Başkenti Bangkok’a ve Kamboçya’ya yapılan bir kişisel gezinin izlenimlerinden aktarılıyor. Gezi bisikletle yapılmamış. Ancak, gezginimiz bir dahaki sefere bisikletiyle gitmenin yollarını öğrenmiş. Semra Kalkan şehir plancısıdır ve 1989’dan beri İstanbul şehir trafiğinde, özellikle Erenköy-Kadıköy-Üsküdar, Beşiktaş-Taksim- Balmumcu- Unkapanı güzergahlarında günlük ulaşımını bisikletle sağlamaktadır.