BİR ENVANTER ÇALIŞMASINDAN (1) KORUMA POLİTİKALARINA GÖNDERMELER

Gülayşe KARA, Y.Şehir Plancısı, Sinan ÇETİZ, Y.Şeh.Pl. Zekai AKAY, Şeh.Pl.

Yüzlerce uygarlığa ev sahipliği yapmış Anadolu ve onun eşiğinde; iki deniz, iki kıta ve sayısız kültürü kucaklaştıran ve kucaklayan bir kent: Eşsiz morfolojisi ve doğal dokusuyla; 3000 yıldır kültürel, sosyal, ekonomik yapısı; görsel ve anıtsal değerleriyle "devinen" İstanbul. İstanbul'un hem tarihi-kültürel hem de coğrafi-geometrik özeğinde yer alan Tarihi Yarımada. İşte bu çarpıcı yapı bizi bazı önermeler yapmaya yöneltti. Bu zengin mirasın envanterinin neden çıkarılması gerektiği sorusunu tartışmaya bile gerek görmedik. Ama envanterin nasıl olması gerektiği sorusu zihnimizde sürekli çınladı.

KORUMA MEVZUATIMIZ VE KURULLAR

İnsanların kendilerinden önceki nesillerin yarattığı kültürel değerleri yaşatmak ve gelecek kuşaklara iletmek çabaları, ilkçağlardan bu yana bilinçli ya da bilinçsiz, çeşitli aşamalardan geçerek, günümüzdeki seviyesine ulaşmıştır. Önceleri daha çok taşınır eski eserleri içeren korunacak kültürel değer kavramı, daha sonra taşınmaz eski eserleri de kapsamına almış, giderek bugünkü tarihsel çevre anlayışı ile en geniş sınırına varmıştır. Tarihsel çevre değerlerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara iletmek, günümüz insanının önemli görevleri arasına girmiştir.

Dünyadaki koruma yaklaşımlarına bakıldığında, korumaya karşı gittikçe artan bir ilgi görülmüş ve koruma bilinci gelişmiştir. Korumanın sadece tek yapı ölçeğinde ele alınmayıp, koruma amaçlı imar planları düzenlenerek, tarihi çevrenin korunmasına yönelik planlı bir yapılanmaya geçilmesi, konuya halkın ilgisinin daha da yoğunlaşması, koruma ile ilgili yasaların günün çağdaş koşullarına göre düzenlenmesi gibi koruma konusunda gelişmeler yaşanmaktadır. Bunlarla birlikte koruma, bakım, onarım, sağlamlaştırma gibi teknik sorunlardan başka; koruma alanlarının kent ile bütünleşmesi, yeni işlevler, yeni gelişmeler gibi konuları da kapsayan geniş çaplı bir ilgi alanı haline gelmiştir.

Türkiye'de geçmiş dönemlere ait yapıların korunması, ne yazıktır ki, o da belli bir ölçüde olmak koşuluyla, ancak Cumhuriyet döneminde önem kazanmaya başlamıştır. Buna rağmen, eski eser yıkımı ve tahribi hiçbir zaman etkin olarak önlenememiştir. Zaman zaman ekonomik kökenli spekülatif baskılar, kasıtlı veya kasıtsız ihmaller, yangınlar, imar hareketleri veya mahkeme kararları istenilen oranda korumaya olanak bırakmamıştır.

1950'lerden sonra hızlı kentleşme sonucu yıkıma uğrayan taşınmaz eski eserleri koruma çabaları gündeme gelmiş, imar faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek imar ve eski eserler sorunlarını çözmek ve korunmalarını denetlemek üzere 2.7.1951 (2) tarihinde Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kurulmuştur. Bu kurula verilen geniş yetkilere rağmen kararlarını uygulayacak ve denetleyecek bir yardımcı örgütün olmaması, yetersiz ve eskimiş bir eski eser mevzuatı ile çalışma zorunluluğu etkili bir politika geliştirilememesine sebep olmuştur. Bütün bunlara rağmen sorumsuz imar çabalarına karşı koyan tek kurum olarak Türkiye'de koruma tarihinin en önemli kuruluşu olmuştur.

1961 TC Anayasası'nın eski eserlerle ilgili tek maddesi olan 50. Madde (1982 Anayasası'nın 63. Maddesi) "Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirler alır." diyerek devlete tarih ve kültür değeri olan eski eser ve anıtları koruma görevini vermiştir. Bu görevlendirme, ülkede koruma anlayışının önemli bir adımıdır.

1710 sayılı Eski Eserler Kanunu korunacak değerler konusunda yeni tanımlamalar getirmiş ve kentsel sit kavranmına yer vererek tanımlamıştır. Ayrıca tüm taşınır ve taşınmaz eski eserler devlet malı sayılmış, sorumlu kuruluş olarak da Milli Eğitim Bakanlığı gösterilmiş ve koruma şeklini saptama yetkisi Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'na verilmiştir.

1710 sayılı yasa, 21.7.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun uygulamaya konulmasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. 2863 sayılı bu yasa, korunması gerekli olan taşınır ve taşınmaz kültür ve doğa varlıklarıyla ilgili tanımları yapmak ve etkinliklerini düzenlemek, bunlara ilişkin ilke ve uygulama kararlarını almak ve teşkilat kurmak ve görevlerini tespit etmek amacındadır. Yasa, korunması gerekli taşınmaz kültür ve doğa varlıklarına her türlü inşai ve fiziki müdahalede bulunmayı yasaklamıştır. Sit kavramı yeniden tanımlanmış, kentsel sit koruma planlamasıyla ilgili olarak önemli bir adım daha atılmış ve "koruma amaçlı imar planı" kavramı yeni bir planlama türü olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, "kullanarak koruma" ifadesinden kaynaklanan etkin bir koruma sistemi de öncelikle amaçlanmıştır.

Korumada en yetkili merci kabul edilen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Kurullarının oluşum, görev ve yetkileri özetle şöyledir:

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun oluşumunda 8 adet bürokrat ve Koruma Kurulu Başkanlarından seçilen 6 kişi bulunmaktadır. Bu kurul, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonu ile ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirler. Ayrıca Koruma Kurulları arasında gerekli koordinasyonu sağlar ve uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek, görüş vermek suretiyle Bakanlığa yardımcı olur. Yılda iki olağan toplantı yapar.

Yerel birimler olan ve 1988 yılında kurulmuş olan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kurulları 3 adet Bakanlıkça , 2 adet YÖK'çe atanan 5 (3) üyeye ilaveten konunun ilgilendirdiği kurumlardan gelen temsilcilerden oluşmaktadır. Görevleri: Bakanlıkça tespit edilen veya ettirilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının tescilini ve gruplandırmasını yapmak, sit alanlarının tescilinden itibaren bir ay içinde geçiş dönemi yapı şartlarını belirlemek, koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip onaylamak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından özelliklerini kaybetmiş olanların tescil kaydını kaldırmak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanlarıyla ilgili uygulamaya yönelik kararlar almaktır. Koruma kurulları her hafta toplanır, ancak Anadolu Kurullarında, üyelerin genellikle il dışından gelmesi nedeniyle toplantılar ayda bir yapılmakta ve 3-4 gün sürmektedir.

1951'DEN GÜNÜMÜZE KURUL KARARLARI

Koruma kurulları, ülkemizdeki kültür ve tabiat varlıklarının korunması, tespit ve tescil işlemleri açısından tek resmi yetkilidir. Bu yüzden bir envanter çalışmasında, oldukça geniş bir zaman dilimini de kapsayan bu kararlar çalışmaya önemli bir taban oluşturmaktadır.

Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun (GEE ve AYK) 4 nolu kararını (ilk 3 karar arşivde bulunamadı. 2 nolu karar başkan, 3 nolu karar 2. başkan seçimi ile ilgilidir.) aldığı 8.11.1951 tarihinden, son kararını aldığı 10.9.1983 gününe (15368 nolu karar) kadar toplam 15 274 adet karar değerlendirilmiştir. (4) Bu kararların illere dağılımı Tablo 1 de verilmiştir.

Tabloda yer alan 8 il için alınan kararlar, toplam kararların % 87 sini oluşturmaktadır. Yukarıdaki tabloda GEE ve AYK döneminde alınan kararların % 73.5'inin İstanbul'a ait olması dikkati çekmektedir. İstanbul'da KTV sayısının çok fazla olması bunun birinci nedenidir. Kurul merkezinin İstanbul'da olması ikinci neden olarak düşünülebilir. Bu ayrı bir analiz konusudur.

Coğrafi dağılım ve 1983'den 1951'lere, geriye doğru bakıldığında, ulaşım olanaklarının düzeyi bu tabloyu haklı çıkarmaktadır. Ayrıca kurulların genel işleyişi, çoğunlukla, kararların bir imar talebi veya imar uygulaması sonucu yapılan tespit ve değerlendirmelerle oluşmasıdır. Kurullar, koruma politikalarının hayata geçirilmesi amacıyla tespit ve değerlendirmeler yapmak yerine; -bürokratik geleneğin de sonucu- talep üzerine incelemelerde bulunmaktadır. Bugün bile kurulların gündemini "talep"ler oluşturmaktadır. Bu durum, İstanbul kararlarının imar hareketleri açısından da karşılaştırılmasını gerekli kılmaktadır.

Konya kararları % 1'in altında olmasına rağmen Anadolu Selçuklu başkenti (ve geçmişi antik dönemlere dayalı bir yerleşme) olması nedeniyle bu tabloya alınmıştır. Tabloda İstanbul, Bursa ve Edirne kararlarının ilk sıralarda yer alması tarihsel önemleri ve mekansal zenginlikleri nedeniyle doğaldır. Ancak, bu 22 yıllık dönemde Bingöl, Hakkari ve Muş için hiç karar alınmamış olması ve Diyarbakır gibi zengin kültürel mirasa sahip bir yerleşme için 32 yılda sadece 42 edet karar alınmış olması dikkati çekmektedir (Bkz. Ek Tablo 1)

1983-1987 yıllarını kapsayan bölge kurulları dönemine gelindiğinde ise aşağıdaki tabloyla karşılaşılmaktadır:

Bu tabloda Bölge Kurulunun, bölgenin İstanbul dışında kalan bölümüne de gereken önemi verdiği gözlenmektedir. GEE ve AYK döneminde tüm Türkiye için % 78.9 olan İstanbul kararlarının oranı % 2.5 artışla, Bölge Kurulu döneminde % 81.4'e yükselmiştir.

Yukarıdaki tabloda, "YOK" satırı, 1951-1987 yılları arasında, 500'ün üzerinde kararın "bulunamadığı"nı göstermektedir. Kurul kararları, 1)Toplantı no, 2) Toplantı tarihi, 3) Karar no. ve 4) Karar tarihi olmak üzere dörtlü bir takvim referansına sahiptir. Aynı toplantı numarasına sahip kararlar, sıra takip ederken aradaki atlamalar "YOK" listesine alınmıştır. Kurul kararlarının aynı zamanda bir resmi belge ve süresiz olduğu da düşünülürse, bu kararların bulunarak yerlerine konması ilgilenenlerce seçilmeye değer bir hedeftir (5). Tek kopya olan bilgi/belgenin kaybolma riski yüksektir; ama çoğaltma sınırı olmayan belge kaybolmaz.

1996 yılına gelindiğinde İstanbul için alınan kurul kararının sayısı 22 681'e ulaşmıştır. Bu kararların % 48.6'sı Tarihi Yarımada için alınmıştır.

GEE ve AYK döneminden günümüze yılda alınan ortalama karar sayısı sürekli olarak artmıştır. Burada, önce Bölge Kurulu, sonra İstanbul 1 nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun (KTVKK) giderek daralan coğrafi sınırlarının etkili olduğu kuşkusuzdur. Diğer bir faktör de imar taleplerinin giderek artmasıdır.

Tablo 3a incelendiğinde, Tarihi Yarımada için her geçen yıl daha çok sayıda karar üretildiği açıkça görülmektedir. Kurulların desantralizasyonunun bu açıdan olumlu olduğu söylenebilir.

Buraya kadar, zaman içinde giderek daralan bir coğrafi kapsam içinde KTVKK kararlarının dağılımı incelenmeye çalışılmıştır. Bu verilerin derlenmesine neden olan, çalışmanın esas amacı, Tarihi Yarımada Eminönü-Fatih için alınan kurul kararlarının bir dökümünün elde edilmesi ve elde edilen bu kararların tasnif edilerek Tarihi Yarımada için birtakım planlamaya yönelik sonuçlar çıkarılmasıydı. Bu tarama sonucunda artık Tarihi Yarımada için 1951 yılından beri alınan kurul kararlarının dönemler ve amaçlarına göre dağılımına göz atabiliriz.

Tarihi Yarımada için alınmış 11 021 kararın içeriklerinin incelenmesi sonucunda, kararlar 10 kategoride sınıflanmıştır. Bunlardan "tescilsiz" (... tescil edilmesine gerek olmadığına...), "işlem" (... görüş sorulmasına, rölöve alındıktan değerlendirilmesine, projesinin uygun olmadığına, yıkılan bina için sorumlular hakkında işlem yapılmak üzere yetkili mercilere bildirilmesine...); "genel" (idari vb. işlemlere ilişkin kararlar), "düzeltme" (ada, parsel numaralarının yanlış yazıldığı kararlarda düzeltme yapılması) kategorileri kültür ve tabiat varlıklarının korunması açısından, doğrudan sonucu olmayan kararlardır. İkinci grupta ise "mimari uygulama" (mimari proje ve mimari uygulamaya ilişkin proje, tipoloji, malzeme ve renk gibi özellikler) ile "grup belirleme" (kültür varlığının, 2863 sayılı yasa açısından grubu) yer almaktadır.

Üçüncü grupta, sonucunda doğrudan bir arazi kullanma kararı veren "tescil" (1710/2863 sayılı yasalara göre korunması gerekli KTV olarak tescil etme), "tescil düşürme", "sit" (sit alanı ilanı), "plan" (plan inceleme /onay), "ilke kararı" (genel veya belirli bir bölge için koruma / uygulama amaçlı ilke kararı) ve son olarak "imar uygulama" (tescilli bir parsel veya sit bögesi (veya) tescilli eserlerin etkilenme bölgesindeki bir parsele doğrudan fonksiyon, yoğunluk/gabari, çekme mesafeleri ve istikamet verilerek) imar durumu verilmesi kararları bulunmaktadır.

 

Dönemler itibariyle incelendiğinde GEE ve AYK döneminde imar uygulama kararları % 33.5 ile ilk sırada yer alırken, daha sonra bölge kurulu döneminde % 50 ile işlem kararları, yani koruma ve planlamaya doğrudan katkısı olmayan kararların kurul gündeminin yarısına ulaştığı görülmektedir. İst. 1 nolu Kurul döneminde bu oran % 53'e kadar çıkmıştır. Burada, "işlem" kararlarının kurul gündeminde ne kadar önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Kurullar, gündemlerindeki yığılmalara karşın, kurul müdürlüğünce sonuçlandırılabilecek işlem kararları almaya devam etmektedirler.

Rakamlara bu kadar boğulduktan sonra, yine rakamlarla özetlersek; 1951 yılından günümüze Tarihi Yarımada için alınan toplam 11 bin kurul kararının sırasıyla % 41'i işlem, % 21'i imar uygulama, % 15'i tescil, % 11'i ise mimari uygulama özlüdür.

KURUL KARARLARININ PARSEL BAZINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Çalışmanın buraya kadarki bölümü -her bir karar bir birim olmak üzere- kararları değerlendiren bir yapıya sahipti. Bundan sonraki bölümlerde ise, Tarihi Yarımada'nın KTV'nın kurul kararları kapsamında parsel bazında analizine eğilinecektir. Karar bazından ada/parsel bazına inilerek analizler derinleştirilecektir. Kurul kararları incelendiğinde, kararların büyük çoğunlukla bir parsele ilişkin alınmış olduğu görülür. Ancak bazı kararlar vardır ki birden fazla (bu sayı 1000'e kadar çıkabilmektedir) parseli ilgilendirmektedir.

Tarihi Yarımada için 1951'den günümüze alınmış 11 021 adet kararın (doğrudan arazi kullanımı kararı getiren veya planlamayı ilgilendiren, yukarıda 3. tasnif kategorisi olarak sayılan tescil, imar uygulama türü olmak üzere) toplam 13 665 parseli ilgilendirdiğini belirtebiliriz. Tarihi Yarımada'da 55 000 parsel olduğu dikkate alınırsa, Tarihi Yarımada ve Suriçi isimlerinin hangi nesnel ve niceliksel temeller üzerine kurulduğu daha iyi anlaşılabilir.

Tarihi Yarımada için 1951 yılından günümüze KTVKK kurullarınca alınan kararların amaçları/sonuçlarına göre dağılımı TABLO 5'de verilmiştir. Tabloda kararlar planlamaya yönelik olarak gruplanmıştır. Bir yapı, parsel veya kadastral adaya doğrudan fonksiyon, yoğunluk /gabari, istikamet ve çekme mesafeleri verilmesi; kısaca imar durumu verilmesi niteliğindeki kararlardır. Grup belirleme kararları genellikle tescil kararlarından sonra, rölövelerinin incelenmesi üzerine alınan, doğrudan imar durumu verilmesi niteliğinde kararlar değildir. Ancak, yapılan tarama sonucunda tescil kararı bulunamadığı halde, 250 kadar yapı için grup belirleme kararına rastlanmıştır. Grup belirleme kararından önce bir tescil kararı alındığı kabulüyle (daha önce tescil edildiği varsayımıyla) bu grup içine alınmıştır.

Burada envanter açısından önemli bir ilke ortaya çıkmaktadır. Sadece tescilli parsellerin envanter alınması yerine, tescil kararı bulunamamasına rağmen grup belirleme kararı bulunan parsellerin de envanter kapsamına alınarak "tescil" niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Önceki bölümlerde bahsi geçen "yok= bulunamayan kararlar"ın bulunması için bu tespit yol gösterebilecektir. Grup belirleme kararı bulunan bu parsellerin "tescil" kararlarının, kuruldaki "parsel dosyaları arşivi"nde(5) bulunma olasılığı yüksektir. Tapu kayıtlarına "eski eser" şerhi düşüldüğü halde tescil kararı bulunamayan parseller için de aynı yöntemin uygulanmasıyla tescil kararlarının bulunabileceği söylenebilir.

Bu örnekler, Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri oluşturulurken tek kaynaklı çalışma yerine çok kaynaklı ve karşılaştırmalı çalışmanın önemi ortaya çıkarmaktadır.

Çalışmanın ilerideki bölümlerinde görüleceği üzere, kurul kararları genellikle sadece bir parsel için alınmaktadır. Bu da genellikle parsel sahibinin imar durumu talebiyle olmaktadır. Ancak birden fazla sayıda parsel için karar üretilen pek çok karar da bulunmaktadır. Bu tür kararların hemen hemen tamamı tescil kararlarıdır.

Tablodan da izlenebileceği gibi 1951 yılından günümüze 13 655 parsel için koruma kurullarınca imar uygulaması/arazi kullanımı niteliğinde karar üretilmiştir. Eminönü-Fatih ilçelerinin tamamını kapsayan Tarihi Yarımada'da 55 000 parsel olduğu düşünülürse, parsellerin dörtte biri için karar alınmış olduğu ortaya çıkmaktadır.

Tescil sayılarına bakıldığında Fatih tescil kararlarının, Tarihi Yarımada toplam tesciller içinde % 75'e ulaştığı görülmektedir. Ancak burada Fatih için toplam 6 488 parselin tescilinin; % 81'inin sadece 14 adet kararla yapıldığını belirtmek gerekmektedir. Belki de bu yüzden, araştırmalarımız sırasında daima "Fatih'in tespitleri % 90 tamam, ancak Eminönü eksik" gibi bir sentez söylemle karşılaşıyorduk. Tablo 6a bunu açık olarak göstermektedir.

Tablonun tescil satırı için en belirgin gözlem, tescil işlemlerinin Eminönü'de tek tek, Fatih'te toplu kararlarla yapıldığı olabilir. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta vardır. Eminönü gerek Roma, Bizans gerekse Osmanlı döneminin görkemli/önemli "anıtsal" yapılarını, Fatih ise çoğunlukla Osmanlı döneminin sivil mimarlık örneklerini barındırmaktadır. Bu tablo, fiziksel mekanda rahatlıkla izlenebilmektedir.

Tescil kararlarının bir bölümü bölgesel tespit çalışmaları sonucu alınmış tescil kararlarıdır. Aşağıda, bir defada 25 ve daha çok parsel için tescil getiren kararlar listelenmiştir.

Tablo 6'da verilen 23 adet kararla 7 000 adet parsel tescil edilmiştir. Tarihi Yarımada'daki toplam 55 000 adet parsel olduğu düşünülürse, bu 23 kararın önemi daha kolay anlaşılabilir. Bu 23 adet kararla toplam parsellerin % 12,7 si tescil edilmiştir. Diğer bir deyişle 1951 yılından beri alınan toplam 11 021 kararın % 0.2 sini oluşturan 23 kararla toplam tescil işlemlerinin % 74'ü yapılmış olmaktadır. Bögesel tespit ve tescil yaklaşımının ne kadar verimli ve belirleyici olduğunu bu rakamlar açık olarak ortaya koymaktadır.

Bu tabloda dikkati çeken nokta Eminönü'de 1553 parsel için, Fatih'te ise 5 443 parsel için tescil kararı alınmış olmasıdır. Eminönü'de 20 000 , Fatih'te 35 000 adet parsel olduğu dikkate alınırsa, tescil oranı Eminönü için % 7.8, Fatih için % 15.5 olmaktadır. Tabloda Eminönü tescillerinin sadece % 22'sinin, Fatih'te ise % 80'inin toplu / bölgesel tescillerle yapıldığı görülmeltedir. Tarihi Yarımada'nın toplu / bölgesel tespit ve tescil işlemlerinin yapılmadığı alan Harita 1 ve 2'de rahatlıkla izlenebilmektedir.

HARİTA 1: ÖNEMLİ KTVKK KARARLARININ KADASTRAL DAĞILIMI

(Haritadaki numaralar Tablo 6 daki sırayı göstermektedir)

HARİTA 2: EMİNÖNÜ ÖNEMLİ KTVKK KARARLARININ KADASTRAL DAĞILIMI

Eminönü ilçesinin bölgesel kararlarının dağılım, bu ilçe için her zaman dile getirilen, "tespitlerinin eksik olduğu..." görüşünü doğrulamaktadır. Aşağıdaki haritada Eminönü, toplu tespiti yapılmamış bölgeler detaylı olarak görülmektedir.

Tarihi Yarımada için alınan KTVKK kararlarında bir de bazı kadastro adalarının tamamını tescil eden kararlar bulunmaktadır. Bu gruptaki adalar yukarıdaki haritalarda gösterilmiştir. Tescil kararlarında; bölge, sokak, ada ve yapı (parsel) hiyerarşisini izleyen bir kademelenme, koruma başarısı açısından önemlidir.

PROBLEM ALANLARI

Bilgi toplama ve değerlendirme eylemlerinin hepsinde olduğu gibi, Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri çalışmasında da doğal olarak bazı problemlerle karşılaşıldı. Bunlardan mali, bürokratik, diplomatik ve politik olanlara burada değinilmeyecek, doğrudan envanter bilgisinin yetkinleştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılacaktır.

Tarihi Yarımada KTV Envanteri çalışmasında "bulunamayan kurul kararları" yukarıda açıklanmıştı. Bunların, Kurul'un parsel dosyaları, ilçe belediyeleri, tapu kayıtları ve diğer kaynaklarla karşılaştırmalı çalışmalarla zaman içinde tamamlanabileceği düşünülmektedir. Bu tür sorunlu/eksik bilgileri toplamanın zorluğu tüm araştırmacıların bildiği bir konudur. Toplam bilginin çok küçük bir bölümünü oluşturan bu bölüm için, genellikle toplam çalışma süresinin yarıya yakın bölümünü harcamak gerekir.

1951 yılında başlayan kurul kararlarının özellikle ilk yıllarında kadastral adresi (pafta, ada, parsel numarası) belli olmayan pek çok karar bulunmaktadır. Bu sorun kadastro dışı tespit ve tesciller için de geçerlidir. Özellikle ağaç, elektrik direği ve çeşme gibi varlıkların büyük çoğunluğu yolda kalmaktadır. Tüm bunların, coğrafi bir kayıt sisteminde (harita / kadastro / koordinat) işaretlenmesi gerekmektedir. Tarihi Yarımada için bu tür varlıkların oranı % 5 civarındadır.

Coğrafi adres konusunda karşılaşılan bir başka sorun da imar uygulamalarıyla değişen kadastral doku ve ada/parsel numaralarıdır. Kurul kararlarındaki eski kadastral numaralarıyla yer alan parsellerin bugünkü kadastroyla karşılaştırılarak güncelleştirilmesi gerekmektedir.

KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARI ENVANTERİ NASIL OLMALIDIR ?

Tarihi Yarımada KTV Envanteri çalışmasında toplam 28 000 kurul kararı taranmış, bunların Tarihi Yarımada'ya ait olan 11 000 adedi içerikleri itibariyle tasnif edilmiş ve bunlardan plana veri teşkil eden (tescil, imar uygulama ) 6 000 adedi tarayıcı marifetiyle sayısal ortama aktarılmıştır. Bu kararlar daha sınra ada parsel numaralarıyla referanslanan tabloya dökülmüştür. Parsel tablosu 13 655 satırdan oluşmaktadır. Muller Wiener, eski uygulama planları ve tapu gibi kaynakların da eklenmesiyle bu tablo 24 000 satıra çıkmıştır.

 

 

HARİTA 3: 2421 ada 1 parsel sorgulaması

HARİTA 4 : Envanterde Kaynak Çeşitliliği

İki ilçe, 103 mahalle, 1500 hektar etüd alanı (43 adet klasik 1/1000'lik pafta), 2700 kadastral ada, 55 000 parsel ve bunlarla ilişkilendirilmesi gereken 24 000 satırlık bir tablo. Bu ölçekteki verinin; hızlı, doğru, kolay çoğaltılabilen, indeksleme ve karşılaştırmalı analizlere olanak veren bir ortamda oluşturulması gerekiyordu. Bu yüzden tüm bu çalışmalar, kadastro dahil, sayısal ortamda oluşturuldu.

Sayısal sistemin işleyişine örnek olarak 2421 ada 1 parsel için kadastral harita üzerinde yapılan basit bir sorgulama örneği Harita 3'de görülmektedir. Bu yöntemle parselin diğer bilgilerine (kurul kararı, rölöve...) de kolayca ulaşılabilmesi mümkün olmaktadır.

KTV Envanteri, tüm kullanıcılara açık, kolay ulaşılabilir, çoğaltılabilir yapıda olmalıdır. Bugün kurul kararları veya tapu kayıtları gizli olmamakla birlikte ulaşılmasında zorluklar vardır. Bu kuruluşlar, kısıtlı olanaklarıyla kanunla verilmiş görevleri yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Kuruldan 100, 1000 veya 10 000 kararın suretinin istenmesi sonuçlanamayacak bir taleptir. Bir parsele ait belli bir kararın parsel dosyası arşivinden bulunması kolaydır. Ama 1951'den günümüze, örneğin Beyoğlu kararlarından tescil gruplarına göre liste istemek ütopik bir düşünce olarak yorumlanabilir. Tek parselden kadastral adaya, sokak veya ilçeye, coğrafi ve zaman ölçeği büyüdükçe sorun çözümsüz hale gelmektedir. Ama sayısal ortamda tüm bilgiler gerek ham, gerekse tasnifli olarak derlendiğinde bu tür sınırlamalar ortadan kalkacaktır. Sayısal ortam envanterin şeffaflaşmasına da büyük katkılar sağlayacaktır.(6)

Kültür ve tabiat varlıkları envanterinin kapsamı konusunda en belirleyici kriter kullanım amacıdır. Genel amaçlı bir envanter yaratmak sınırsız bir bilgi kapsamı gerektirir. Tarihi Yarımada için özellikle planlamaya yönelik bir kapsam çizilmiştir. Her kuruluş veya ilgi grubu doğal olarak farklı kapsam tanımları yapacaktır. Böylece envanterin uzmanlık veya ilgi alanlarına göre zenginliği sağlanabilecektir.

Envanterin yapısı ve niteliklerine ilişkin özet şema önerisi aşağıda verilmektedir:

Envanterin çok kaynaklı ve uzmanlık alanlarına göre çeşitlenmiş yapısı pek kişi ve kuruluşu, oraya bilgi ilave etmeye teşvik edecektir. Böyle bir yapı şeffaflığı ve katılımcılığı da destekleyecektir. Referansları da olan bir envanter, bireylerin oraya kıvançla bilgi vermelerini sağlayacaktır. Envanter bu anlamda bir akademidir de.

Belki de bir gün, Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri Bienali, bu akademinin uluslararası kültür/sanat forumu haline gelecektir...

NOTLAR:

(1) Bu çalışma, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde hazırlanan, Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı çalışması kapsamında yapılan Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri hazırlık çalışmaları sürecinde karşılaşılan sorunlar; çalışma sonucunda ulaşılan ve planlama çalışmasına veri teşkil etmeyen; ancak koruma politikalarına göndermeler yapabilecek bazı bulgu ve değerlendirmeleri aktarmayı amaçlamaktadır.Tarihi Yarımada'nın 12.7.1995 tarihinde, İstanbul 1 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 6848 sayılı kararıyla, "Tarihi ve Kentsel Sit, Kentsel ve Arkeolojik Sit, 1. Derece Arkeolojik Sit" alanları olarak ilan edilmesiyle; yine aynı Kurul'un 2.8.1995 gün ve 6898 sayılı kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Yapılanma Koşulları" uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Planlama ve İmar Daire Başkanlığı'nda "Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı" ve "Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri" çalışmaları başlatılmıştır. Plan ve envanter çalışmaları kendi mecrasında devam ederken ülkemizdeki koruma politikaları, bilgi toplama ve değerlendirme yöntemleri, kapsam, eksiklikler / potansiyeller, yetki / sorumluluk dağılımı konularında bazı implikasyonlar ortaya çıkmıştır. Bu tür bulgu ve, deneyimlerin ülkemizdeki koruma planları ve envanter çalışmalarına katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. İşte bu çalışma, planlama çalışmasına veri teşkil etmeyen; ancak koruma politikalarına ve uygulamaya göndermeler yapabilecek; Türkiye'de koruma amaçlı veri toplama, değerlendirme, güncelleştirme ve paylaşma konularında; Tarihi Yarımada verilerinden genelleme yapılarak elde edilen görüşlerdir.

Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri aşağıdaki teknik grup tarafından hazırlanmıştır: Bala ABİRAL , (Md. Yard.), İhsan YILMAZ (Şef), Uzmanlar: Işıl ÇETİN, Aytaç ERFÜS, İrem ÖZKER, Afet YURTSEVEN, Gülayşe KARA, Faruk CEBECİ, Hakan KOLCU, Zekai AKAY.

(2) Mevzuat özeti:

  1. 23.4.1906 tarihli Asar-ı Atika Nizamnamesi (1710 sayılı Kanununa kadar yürürlükte kalmıştır.)
  2. Anayasa Mahkemesi'nin 6.7.1965 tarihli kararıyla (RG 4.11.1965) Asar-ı Atika Nizamnamesi'nin yasa niteliğinde olduğu tescil edilmiştir.

3.) 5804/1741 sayılı (2.7.1951 ve 18.6.1973 tarihli) GEE ve AYK Teşkiline ve Vazifelerine Dair Kanun (Madde 76) (2863 sayılı Kanunla yürürlükten kalktı.)

4.) 1710 sayılı (RG 6.5.1973) Eski Eserler Kanunu (2863 ile kalktı)

5.) 12863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (RG 23.7.1983) (Madde 8: Bölge kurullarının kurulması)

6.) Korunması Gerekli KTV Tespit ve Tescili Hk. Yönetmelik (RG 10.2.1987 gün, 19660 sayılı)

  1. 17.6.1987 gün 3386 sayılı Kanun (2863'de değişiklik) Ek madde 1: Bölge Kurulları yerine Koruma Kurulları

(3) Bakanlık ve YÖK (kendine bağlı üniversitelerden) temsilcilerini arkeoloji, sanat tarihi, müzecilik, mimarlık

ve şehir planlama konularında uzmanlaşmış kişilerden seçer.

(4) Tarihi Yarımada, Eminönü ve Fatih ilçelerini kapsamakla birlikte eksiksiz bir kontrol listesi oluşturabilmek amacıyla GEE ve AYK dönemi (1951-1983) için kararların tamamı taranarak bir liste oluşturulmuştur. Listede İstanbul dışı kararlar için il adı belirtilmiş, İstanbul için ise ilçe düzeyinde liste oluşturulmuştur. Bu yöntem Bölge Kurulu dönemi (1983-1987) için de aynen uygulanmıştır. Böylece, örneğin Tekirdağ için GEE ve AYK döneminde 159 adet (karar no ve tarihleriyle birlikte) veya Eyüp ilçesi için dönemlere göre sırasıyla 286, 59 ve 437 adet karar alındığı (karar no ve tarihleriyle) kayıtlara geçirilmiştir. Böylece 1951 yılından günümüze (tarama işleminin tamamlandığı Ekim 1996 tarihine kadar (değerlendirme kapsamındaki son karar: 8.10.1996 gün ve 8090 sayılı karardır.) Eminönü, Fatih ilçeleri için alınmış kararların tamamı değerlendirilerek tasnif edilmiş olmaktadır.

(5) Kurulların, kararlar açısından iki tür arşivi bulunmaktadır: Karar dosyaları ve parsel dosyaları. Parselleri ilgilendiren kararlar ilgili oldukları parsel dosyalarına da girmektedir. Ayrıca kararlar ilgili belediye ve valiliklere (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü); tescil veya grup belirleme kararları ise tapu müdürlüklerine de gönderilmektedir.

(6) Sayısal ortamda derlenen Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri'nin temel tablosu (yaklaşık 25000 satırlık tasnifli bilgiden olumaktadır), Danışma Kurulu Toplantılarına çağrılan aşağıdaki kuruluşlara İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından diskette göderilmiştir:

1.İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı

2.İTÜ.Mim.Fak.Mim.Tar.Anab.D.Başk.

3-İTÜ.Mim.Fak.Rest.Tar.Anab.D.Başk.

4-İTÜ.Mim Fak.Şeh.ve Böl.Başk.

5-İÜ Edebiyat Fakültesi Dekanlığı

6-İÜ.Ede.Fak.Arke.ve San.T.B.Başk.

7-İÜ.Ede.Fak.Eski Çağ D.ve Kül.B.Başk.

8-İÜ.Prehistorya Anab.D.Başk.

6-MSÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı

10-MSÜ.Mim.Fak.Şeh.ve Böl.Pl.Başk.

11-MSÜ.Mim.Fak.Mim.Tar.Anab.D.Bşk.

12-MSÜ.Mim.Fak.Rest.Anab.D.Başk.

15-ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı

14-ODTÜ.Mim.Fak.Şeh.ve Böl.Pl.Blm.Başk.

15-ODTÜ.Mim.Fak.Mim.Tar.Anab.D.Başk.

16-ODTÜ.Mim.Fak.Rest.Anab.D.Başk.

17-YTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı

18-YTÜ.Mim.Fak.Rest.Anab.D.Başk.

19-YTÜ.Mim.Fak.Şeh.ve Böl.Pl.Başk.

20-YTÜ.Mim.Fak.Mim.Tar.Anab.D.Başk.

21-Kültür Bakanlığı

22-Alman Arkeoloji Enst.

23-Fransız Anadolu Araş.Enst.

24-Arke.ve Arkeologlar Derneği

25-T. Ekon.ve Topl.Tarih Vakfı

26-Şehir Pl.Odası İst.Şubesi

27-Mimarlar Odası İst.Şubesi

28-İst.Arkeoloji Müze Müd.

29-İst.Rölöve ve Anıt Müd.

30-İst.1 Nolu KTVK Kurulu

3l-TAÇ Vakfı