Ö.Faruk CEBECİ, Y. Kent Plancısı
Ülkemizde yıllardır yaşanan enerji yetersizliği, üretim eksikliği ya da fazlalığı bütüncül bir ülke planlama yaklaşımının eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
Enerji üretimi / tüketimi planlaması günlük politik kaygıların üstünde ülke geleceğine dönük bir planlama sürecidir.Ülkesel planlamanın önemli sektörel bölümlerinden de birisidir.
Ülke planlaması genel olarak " Ülke bütününde, kentleşme ve nüfus dağılımı, yerleşme hız ve dağılımını, gelişme hız ve özelliklerini saptayarak, toplum yararına dengeli nüfus dağılımını sağlamak, ekonomik ve sosyal plan
kararlarının mekana yansımasına ve karşıt biçimde mekandaki olguların kalkınma planlarına aktarılmasına olanak tanımak, üst düzeyde mekan düzenlemesi açısından belirli sayıda plan seçeneklerinin karşılaştırılmasıyla kaynak kullanımının en faydacı oluşuna dönük kararlar üretmek, politikalar saptamak ve önlemler getirmek amacıyla sürekli geliştirilen teknik ve yöntemler sürecidir.* " olarak tanımlanabilir. "Ülke planlaması ile;
-Toplumsal ve ekonomik içerikli kalkınma planı kararlarının mekana yansıması,
-Üst düzeyde, ülke ölçeğinde ve çevresel etkinliği olan yatırımların bölgelerarası dengeli dağılması,
-Sektör planlamalarının bütünleşmesi ve planlar arası yatay eşgüdümün kurulması,
-Tüm kamu kuruluşlarının karar mekanizmaları arasında uyum,
-Öncelikle kentsel ve endüstriyel gelişme ile ilgili yerseçimi kararlarının giderek bununla bütünleşen altyapı projelerinin en üst düzeyde bir planlama ile bağlantısı ve optimum faydalanma düzeyinin amaçlanması,
-Mekansal verilerden sektörel kararların etkilenmesi ve kalkınma planının buna göre önceden yönlendirilmesi,
-Kalkınma planı ışığında, ülkesel alan kullanmada değişme sürecine uygun amaç ve ilkelerin saptanması sağlanacaktır.* "
Ülkesel planlama yaklaşımının, gelecek perspektifinde salt ülkenin fiziksel planlaması
dar kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir. Ülkenin tüm enerji , üretim (sanayi, tarım...) kaynaklarının (yeraltı-yerüstü) envanterinin çıkarılması geleceğe dönük kullanımların çevre etmenini gözardı etmeden hesaplanması ülke bütününde tüketim politikalarının saptanması gerekmektedir. Enerji kullanımının planlanması, ülke planlaması kapsamında düşünüldüğünde yatırımların ve enerji gereksiniminin doğruya en yakın biçimde hesaplanarak enerji açığı en başından giderilecektir.
Türkiye'deki kişi başına enerji miktarı tüketimi, gelişmiş ülkelerin altında kalmaktadır.Enerji tasarrufu adı altında yapılan uygulamanın tam tersi yapılmalı, daha çok enerji tüketen bir topluma dönüşümün yolları aranmalıdır. Çünkü enerji tüketiminin arttığı ortamda üretimin de arttığı, teknolojik gelişmelerin tabana doğru yayıldığı görülecektir.
Planlamada gerçek verilerin kullanılması kaçınılmaz bir gerekliliktir.Bu nedenle gerçek verilerin, bilimsel araştırma ve bulguların doğru olarak ortaya koyulduğu bir ortamın öncelikle sağlanması, Elektrik Mühendisleri Odasının mı yoksa devlet yetkililerinin mi doğru söylediğinin nesnel olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Günümüzde yaşanan enerji yetersizliği ve patates üretimindeki fazlalık, bireyselden topluma kadar genel bir plansızlığın sonucudur.Bu plansızlığın gelecek sezonda da patates sıkıntısını doğurması kaçınılmazdır.
Sıkıntısız günler umuduyla...
*Ülke Ölçeğinde Planlama ve Düzenleme Kolokyumu