GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1: Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, insan
haklarına ve Başlangıç’ta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik,
lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Resmî
dil Türkçe’dir.
Başkent
Ankara’dır.
IV. Egemenlik
Madde 4: Egemenlik; kayıtsız şartsız
Türk Milletinindir. Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,
yetkili organlar eliyle kullanır.
Egemenliğin
kullanılması, hiçbir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi
kullanamaz.
V. Yasama yetkisi
Madde 5: Yasama yetkisi Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VI. Yürütme görevi
Madde 6: Yürütme görevi, kanunlar
çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir.
VII. Yargı yetkisi
Madde 7: Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
VIII. Anayasanın üstünlüğü
ve bağlayıcılığı
Madde 8: Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.
Anayasa
hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri
bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
IX. Devlet şeklinin
değişmezliği
Madde 9: Devlet şeklinin Cumhuriyet
olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hakların niteliği
korunması
Madde 10: Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Devlet,
kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk
devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve
sosyal bütün engelleri kaldırır, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlar.
II. Temel hak ve
hürriyetlerin özü, sınırlanması ve kötüye kullanılamaması
Madde 11: (20.9.1971 – 1488) - Temel
hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin,
millî güvenliğin kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel
sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde gösterilen özel
sebeplerle Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak kanunla
sınırlanabilir.
Kanun,
temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini
veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk,
sınıf, din ve mezhep ayrımına dayanarak, nitelikleri Anayasada belirtilen
Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kastı ile kullanılamaz.
Bu
hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
III. Eşitlik
Madde 12: Herkes, dil, ırk, cinsiyet,
siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun
önünde eşittir.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
IV. Yabancıların durumu
Madde 13: Bu kısımda gösterilen hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişi dokunulmazlığı
Madde 14: Herkes, yaşama, maddî ve
manevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.
Kişi
dokunulmazlığı ve hürriyeti kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça kısıtlanamaz.
Kimseye
eziyet ve işkence yapılamaz.
İnsan
haysiyetiyle bağdaşmayan ceza konulamaz.
II. Özel hayatın korunması
a)
Özel hayatın gizliliği
Madde
15: (20.9.1971-1488) Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî
kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça
gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları
ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
b)
Konut
dokunulmazlığı
Madde 16: Konuta dokunulamaz.
Kanunun
açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de,
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c)
Haberleşme
hürriyeti
Madde 17: Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin
gizliliği esastır. Kanunun gösterdiği hallerde, hâkim tarafından kanuna uygun
olarak verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
Madde 18: Herkes, seyahat hürriyetine
sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama ve salgın hastalıkları
önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Herkes,
dilediği yerde yerleşme hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî
güvenliği sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal,
iktisadî ve tarımsal gelişmeyi gerçekleştirme zorunluluğuyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Türkler,
yurda girme ve yurtdışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma
hürriyeti kanunla düzenlenir.
a) Vicdan ve din hürriyeti
Madde 19: (20.9.1971 – 1488) Herkes,
vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu
düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmayan
ibadetler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse,
ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din
eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanunî
temsilcilerinin isteğine bağlıdır.
Kimse,
Devletin sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfus sağlama
amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını, yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına
çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzelkişiler hakkında,
kanunun gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasî partiler Anayasa Mahkemesi’nce
temellî kapatılır.
b)
Düşünce
hürriyeti
Madde 20: Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim ile veya başka
yollarla, tek başına veya toplu olarak açıklayabilir ve yayabilir.
Kimse,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz.
Madde 21: Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü
araştırma hakkına sahiptir.
Eğitim
ve öğretim, Devletin gözetim ve denetimi altında serbesttir.
Özel
okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaş
bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
a) Basın hürriyeti
Madde 22: (20.9.1971 – 1488) Basın
hürdür, sansür edilemez.
Devlet,
basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın
ve haber alma hürriyeti, ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu
düzenini, millî güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya genel
ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye
kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesini sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek
sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere, olaylar
hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde
hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin,
kamu düzeninin veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca
bulunan hallerde de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24
saat içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün içinde
onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka,
insan hak ve hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyet ilkelerine veya Devletin ilkesi ve milletiyle bölünmez temel hükmüne
aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir.
b)
Gazete
ve Dergi çıkarma hakkı
Madde 23: Gazete ve dergilerin
çıkarılması, önceden izin alma ve mali teminat şartına bağlanamaz.
Gazete
ve dergilerin çıkarılması, yayımı, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile
ilgili şartlar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanatların
serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî
veya teknik kayıtlar koyamaz.
Gazete
ve dergiler, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı
kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır.
c)
Kitap
ve broşür çıkarma hakkı
Madde 24: Kitap ve broşür yayımı izne
bağlı tutulamaz; sansür edilemez.
Türkiye’de
yayımlanan kitap ve broşürler, 22’nci maddenin 5’inci fıkrası hükümleri
dışında, toplatılamaz.
d)
Basın
araçlarının korunması
Madde 25: Basımevi ve eklentileri ve
basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle de olsa, zapt veya müsadere
edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
e)
Basın
dışı haberleşme araçlarından faydalanma hakkı
Madde 26: (20.9.1971 – 1488) Kişiler
ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme ve yayın
araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, insan haklarına
dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve
genel ahlâkın korunması halleri dışında kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar
koyamaz.
f)
Düzeltme
ve cevap hakkı
Madde 27: Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili
gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme
ve cevap yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından karar verilir.
a) Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
Madde 28: Herkes, önceden izin
almaksızın, silâhsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına
sahiptir.
Bu
hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla sınırlanabilir.
b)
Dernek
kurma hakkı
Madde 29: (20.9.1971 – 1488) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılışında
uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın
korunması maksadıyla sınırlar koyabilir.
Hiç
kimse bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler,
kanunun gösterdiği hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın
korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına
kadar kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten
alıkonulabilir.
a) Kişi güvenliği
Madde 30: (20.9.1971 – 1488; 15.3.1973
– 1699) Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim
kararıyla tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır.
Yakalama,
ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan
veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan
veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç kırk sekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve
yetkilerine giren suçlar ile kanunun açıkça belli ettiği hallerde toplu olarak
işlenen suçlarda ve genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda
gösterilen süre içinde hâkim önüne çıkarılır; bu süre on beş günü geçemez.
Kimse bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun
kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına
bildirilir.
Bu
esaslar dışında işleme tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar
kanuna göre Devletçe ödenir.
b)
Hak
arama hürriyeti
Madde 31: Herkes, meşrû bütün vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya dâvalı
olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.
c)
Kanunî
yargı yolu
Madde 32: (20.9.1971 – 1488) Hiç
kimse, kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir
kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu
doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
d)
Cezaların
kanunî ve şahsî olması; zorlama yasağı
Madde 33: Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar
ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur.
Kimseye,
suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza
verilemez.
Kimse,
kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak
beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza
sorumluluğu şahsîdir.
Genel
müsadere cezası konulamaz.
e)
İspat
hakkı
Madde 34: Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak
yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın
doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin
kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
I. Ailenin korunması
Madde 35: Aile, Türk toplumunun
temelidir.
Devlet
ve diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar.
II. Mülkiyet hakkı
a)
Mülkiyete ait genel kural
Madde 36: Herkes, mülkiyet ve miras
haklarına sahiptir.
Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet
hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
b)
Toprak mülkiyeti
Madde 37: Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız olan veya yeterli toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gereken tedbirleri alır. Kanun,
bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın
genişliğini gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarına sahip olmasını
kolaylaştırır.
Toprak
dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz.
c)
Kamulaştırma
Madde 38: (20.9.1971 – 1488) Devlet ve
kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları, kanunla gösterilen
esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
(Ödenecek
karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın mâlikinin
kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği vergi değerini;
kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma düşen
miktarını aşamaz.
Kamulaştırılan
taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi halinde mâlikin
itiraz ve dava hakkı saklıdır).
Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz mal
ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak bedellerinin
ödeme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların
devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve
turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu
takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine
bağlanır.
Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli herhalde peşin ödenir.
d)
Devletleştirme
Madde 39: Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek şartıyla devletleştirilebilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz ve
taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen faiz haddine
bağlanır.
III. Çalışma ve sözleşme
hürriyeti
Madde 40: Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Kanun,
bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.
Devlet,
özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
IV. İktisadî ve sosyal
hayatın düzeni
Madde 41: İktisadî ve sosyal hayat, adalete,
tam çalışma esasına ve herkes için insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış
seviyesi sağlanması amacına göre düzenlenir.
İktisadî,
sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla
millî tasarrufu arttırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği
önceliklere yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmak Devletin ödevidir.
V. Çalışma ile ilgili
hükümler
a)
Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 42: Çalışma herkesin hakkı ve
ödevidir.
Devlet,
çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi
için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı
destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya
yasaktır.
Memleket
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden
veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarak
kanunla düzenlenir.
b)
Çalışma şartları
Madde 43: Kimse, yaşına, gücüne ve
cinsiyetine uygun olmayan bir işte çalıştırılamaz.
Çocuklar,
gençler ve kadınlar, çalışma şartları bakımından, özel olarak korunur.
c)
Dinlenme hakkı
Madde 44: Her çalışan dinlenme hakkına
sahiptir.
Ücretli
hafta ve bayram tatili ve ücretli yılık izin hakkı kanunla düzenlenir.
d)
Ücrette adalet sağlanması
Madde 45: Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi
sağlamalarına elverişli adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli
tedbirleri alır.
e)
Sendika kurma hakkı
Madde 46: (20.9.1971 – 1488) İşçiler
ve işverenler, önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendika birlikleri kurma,
bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu
hakların kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve
genel ahlâkın korunması maksadıyla sınırlar koyabilir.
Sendikalar
ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara
aykırı olamaz.
f)
Toplu sözleşme ve grev hakkı
Madde 47: İşçiler, işverenlerle olan
münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal durumlarını korumak veya düzeltmek
amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.
Grev
hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla
düzenlenir.
VI. Sosyal güvenlik
Madde 48: Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve sosyal yardım
teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir.
VII. Sağlık hakkı
Madde 49: Devlet, herkesin beden ve
ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbî bakım görmesini sağlamakla
ödevlidir.
Devlet,
yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını
karşılayıcı tedbirleri alır.
VIII. Öğrenimin sağlanması
Madde 50: Halkın öğrenim ve eğitim
ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir.
İlköğrenim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecburidir ve Devlet okullarında
parasızdır.
Devlet,
maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine
kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları
yapar.
Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Devlet,
tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar.
IX. Kooperatifçiliği
geliştirme
Madde 51: Devlet, kooperatifçiliğin
gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
X. Tarımın ve çiftçinin
korunması
Madde 52: Devlet, halkın gereği gibi
beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak arttırılmasını
sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla
uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken tedbirleri alır.
XI. Devletin iktisadî ve
sosyal ödevlerinin sınırı
Madde 53: Devlet, bu bölümde
belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma ödevlerini, ancak iktisadî
gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Vatandaşlık
Madde 54: Türk Devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan
çocuğun durumu kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık,
kanunen gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme ve seçilme hakkı
Madde 55: Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak seçme ve seçilme hakkına sahiptir.
Seçimler,
serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre yapılır.
III. Siyasî partilerle
ilgili hükümler
a)
Parti kurma hakkı ve
partilerin siyasî hayattaki yeri
Madde 56: (30.6.1971 – 1421)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve çıkma
hakkına sahiptir.
Siyasî
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
Siyasî
partiler, ister iktidarda, ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Son
milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde beşini alan
veya bu seçimlerde Millet Meclisince grup teşkil edecek sayıda milletvekilliği
kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe yapılacak yardım kanunla düzenlenir.
b)
Partilerin uyacakları
esaslar
Madde 57: (15.3.1973 – 1699) Siyasî
partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine
dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara uymayan
partiler temelli kapatılır.
Partilerin
iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine hangi hallerde ve ne suretle
hesap verecekleri ve bu mahkemece malî denetimlerinin hangi hallerde ve nasıl
yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî
partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve
kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir.
IV. Kanun hizmetlerine girme
hakkı
a)
Hizmete girme
Madde 58: Her Türk, kamu hizmetlerine
girme hakkına sahiptir.
Hizmete
alınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
b)
Mal bildirimi
Madde 59: Kamu hizmetine girenlerin
mal bildiriminde bulunmaları kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında
görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 60: (20.9.1971 – 1488) Vatan
hizmeti, her Türk’ün hakkı ve ödevidir.
Bu
ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine
getirileceği kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 61: (29.9.1971 – 1488) Herkes,
kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi,
resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanunun
belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun olmak
şartıyla, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalarıyla nispet ve
hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkili
kılınabilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 62: Vatandaşlar, kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, tek başlarına veya topluca,
yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına
sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazı