GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1: Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, insan
haklarına ve Başlangıç’ta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik,
lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Resmî
dil Türkçe’dir.
Başkent
Ankara’dır.
IV. Egemenlik
Madde 4: Egemenlik; kayıtsız şartsız
Türk Milletinindir. Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,
yetkili organlar eliyle kullanır.
Egemenliğin
kullanılması, hiçbir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi
kullanamaz.
V. Yasama yetkisi
Madde 5: Yasama yetkisi Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VI. Yürütme görevi
Madde 6: Yürütme görevi, kanunlar
çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir.
VII. Yargı yetkisi
Madde 7: Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
VIII. Anayasanın üstünlüğü
ve bağlayıcılığı
Madde 8: Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.
Anayasa
hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri
bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
IX. Devlet şeklinin
değişmezliği
Madde 9: Devlet şeklinin Cumhuriyet
olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hakların niteliği
korunması
Madde 10: Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Devlet,
kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk
devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve
sosyal bütün engelleri kaldırır, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlar.
II. Temel hak ve
hürriyetlerin özü, sınırlanması ve kötüye kullanılamaması
Madde 11: (20.9.1971 – 1488) - Temel
hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin,
millî güvenliğin kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel
sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde gösterilen özel
sebeplerle Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak kanunla
sınırlanabilir.
Kanun,
temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini
veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk,
sınıf, din ve mezhep ayrımına dayanarak, nitelikleri Anayasada belirtilen
Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kastı ile kullanılamaz.
Bu
hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
III. Eşitlik
Madde 12: Herkes, dil, ırk, cinsiyet,
siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun
önünde eşittir.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
IV. Yabancıların durumu
Madde 13: Bu kısımda gösterilen hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişi dokunulmazlığı
Madde 14: Herkes, yaşama, maddî ve
manevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.
Kişi
dokunulmazlığı ve hürriyeti kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça kısıtlanamaz.
Kimseye
eziyet ve işkence yapılamaz.
İnsan
haysiyetiyle bağdaşmayan ceza konulamaz.
II. Özel hayatın korunması
a)
Özel hayatın gizliliği
Madde
15: (20.9.1971-1488) Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî
kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça
gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları
ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
b)
Konut
dokunulmazlığı
Madde 16: Konuta dokunulamaz.
Kanunun
açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de,
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c)
Haberleşme
hürriyeti
Madde 17: Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin
gizliliği esastır. Kanunun gösterdiği hallerde, hâkim tarafından kanuna uygun
olarak verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
Madde 18: Herkes, seyahat hürriyetine
sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama ve salgın hastalıkları
önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Herkes,
dilediği yerde yerleşme hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî
güvenliği sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal,
iktisadî ve tarımsal gelişmeyi gerçekleştirme zorunluluğuyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Türkler,
yurda girme ve yurtdışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma
hürriyeti kanunla düzenlenir.
a) Vicdan ve din hürriyeti
Madde 19: (20.9.1971 – 1488) Herkes,
vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu
düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmayan
ibadetler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse,
ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din
eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanunî
temsilcilerinin isteğine bağlıdır.
Kimse,
Devletin sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfus sağlama
amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını, yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına
çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzelkişiler hakkında,
kanunun gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasî partiler Anayasa Mahkemesi’nce
temellî kapatılır.
b)
Düşünce
hürriyeti
Madde 20: Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim ile veya başka
yollarla, tek başına veya toplu olarak açıklayabilir ve yayabilir.
Kimse,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz.
Madde 21: Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü
araştırma hakkına sahiptir.
Eğitim
ve öğretim, Devletin gözetim ve denetimi altında serbesttir.
Özel
okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaş
bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
a) Basın hürriyeti
Madde 22: (20.9.1971 – 1488) Basın
hürdür, sansür edilemez.
Devlet,
basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın
ve haber alma hürriyeti, ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu
düzenini, millî güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya genel
ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye
kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesini sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek
sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere, olaylar
hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde
hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin,
kamu düzeninin veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca
bulunan hallerde de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24
saat içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün içinde
onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka,
insan hak ve hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyet ilkelerine veya Devletin ilkesi ve milletiyle bölünmez temel hükmüne
aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir.
b)
Gazete
ve Dergi çıkarma hakkı
Madde 23: Gazete ve dergilerin
çıkarılması, önceden izin alma ve mali teminat şartına bağlanamaz.
Gazete
ve dergilerin çıkarılması, yayımı, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile
ilgili şartlar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanatların
serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî
veya teknik kayıtlar koyamaz.
Gazete
ve dergiler, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı
kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır.
c)
Kitap
ve broşür çıkarma hakkı
Madde 24: Kitap ve broşür yayımı izne
bağlı tutulamaz; sansür edilemez.
Türkiye’de
yayımlanan kitap ve broşürler, 22’nci maddenin 5’inci fıkrası hükümleri
dışında, toplatılamaz.
d)
Basın
araçlarının korunması
Madde 25: Basımevi ve eklentileri ve
basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle de olsa, zapt veya müsadere
edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
e)
Basın
dışı haberleşme araçlarından faydalanma hakkı
Madde 26: (20.9.1971 – 1488) Kişiler
ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme ve yayın
araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, insan haklarına
dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve
genel ahlâkın korunması halleri dışında kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar
koyamaz.
f)
Düzeltme
ve cevap hakkı
Madde 27: Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili
gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme
ve cevap yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından karar verilir.
a) Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
Madde 28: Herkes, önceden izin
almaksızın, silâhsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına
sahiptir.
Bu
hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla sınırlanabilir.
b)
Dernek
kurma hakkı
Madde 29: (20.9.1971 – 1488) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılışında
uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın
korunması maksadıyla sınırlar koyabilir.
Hiç
kimse bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler,
kanunun gösterdiği hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın
korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına
kadar kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten
alıkonulabilir.
a) Kişi güvenliği
Madde 30: (20.9.1971 – 1488; 15.3.1973
– 1699) Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim
kararıyla tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır.
Yakalama,
ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan
veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan
veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç kırk sekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve
yetkilerine giren suçlar ile kanunun açıkça belli ettiği hallerde toplu olarak
işlenen suçlarda ve genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda
gösterilen süre içinde hâkim önüne çıkarılır; bu süre on beş günü geçemez.
Kimse bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun
kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına
bildirilir.
Bu
esaslar dışında işleme tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar
kanuna göre Devletçe ödenir.
b)
Hak
arama hürriyeti
Madde 31: Herkes, meşrû bütün vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya dâvalı
olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.
c)
Kanunî
yargı yolu
Madde 32: (20.9.1971 – 1488) Hiç
kimse, kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir
kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu
doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
d)
Cezaların
kanunî ve şahsî olması; zorlama yasağı
Madde 33: Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar
ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur.
Kimseye,
suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza
verilemez.
Kimse,
kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak
beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza
sorumluluğu şahsîdir.
Genel
müsadere cezası konulamaz.
e)
İspat
hakkı
Madde 34: Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak
yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın
doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin
kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
I. Ailenin korunması
Madde 35: Aile, Türk toplumunun
temelidir.
Devlet
ve diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar.
II. Mülkiyet hakkı
a)
Mülkiyete ait genel kural
Madde 36: Herkes, mülkiyet ve miras
haklarına sahiptir.
Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet
hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
b)
Toprak mülkiyeti
Madde 37: Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız olan veya yeterli toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gereken tedbirleri alır. Kanun,
bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın
genişliğini gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarına sahip olmasını
kolaylaştırır.
Toprak
dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz.
c)
Kamulaştırma
Madde 38: (20.9.1971 – 1488) Devlet ve
kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları, kanunla gösterilen
esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
(Ödenecek
karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın mâlikinin
kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği vergi değerini;
kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma düşen
miktarını aşamaz.
Kamulaştırılan
taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi halinde mâlikin
itiraz ve dava hakkı saklıdır).
Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz mal
ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak bedellerinin
ödeme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların
devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve
turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu
takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine
bağlanır.
Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli herhalde peşin ödenir.
d)
Devletleştirme
Madde 39: Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek şartıyla devletleştirilebilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz ve
taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen faiz haddine
bağlanır.
III. Çalışma ve sözleşme
hürriyeti
Madde 40: Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Kanun,
bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.
Devlet,
özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
IV. İktisadî ve sosyal
hayatın düzeni
Madde 41: İktisadî ve sosyal hayat, adalete,
tam çalışma esasına ve herkes için insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış
seviyesi sağlanması amacına göre düzenlenir.
İktisadî,
sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla
millî tasarrufu arttırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği
önceliklere yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmak Devletin ödevidir.
V. Çalışma ile ilgili
hükümler
a)
Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 42: Çalışma herkesin hakkı ve
ödevidir.
Devlet,
çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi
için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı
destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya
yasaktır.
Memleket
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden
veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarak
kanunla düzenlenir.
b)
Çalışma şartları
Madde 43: Kimse, yaşına, gücüne ve
cinsiyetine uygun olmayan bir işte çalıştırılamaz.
Çocuklar,
gençler ve kadınlar, çalışma şartları bakımından, özel olarak korunur.
c)
Dinlenme hakkı
Madde 44: Her çalışan dinlenme hakkına
sahiptir.
Ücretli
hafta ve bayram tatili ve ücretli yılık izin hakkı kanunla düzenlenir.
d)
Ücrette adalet sağlanması
Madde 45: Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi
sağlamalarına elverişli adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli
tedbirleri alır.
e)
Sendika kurma hakkı
Madde 46: (20.9.1971 – 1488) İşçiler
ve işverenler, önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendika birlikleri kurma,
bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu
hakların kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve
genel ahlâkın korunması maksadıyla sınırlar koyabilir.
Sendikalar
ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara
aykırı olamaz.
f)
Toplu sözleşme ve grev hakkı
Madde 47: İşçiler, işverenlerle olan
münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal durumlarını korumak veya düzeltmek
amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.
Grev
hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla
düzenlenir.
VI. Sosyal güvenlik
Madde 48: Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve sosyal yardım
teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir.
VII. Sağlık hakkı
Madde 49: Devlet, herkesin beden ve
ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbî bakım görmesini sağlamakla
ödevlidir.
Devlet,
yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını
karşılayıcı tedbirleri alır.
VIII. Öğrenimin sağlanması
Madde 50: Halkın öğrenim ve eğitim
ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir.
İlköğrenim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecburidir ve Devlet okullarında
parasızdır.
Devlet,
maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine
kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları
yapar.
Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Devlet,
tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar.
IX. Kooperatifçiliği
geliştirme
Madde 51: Devlet, kooperatifçiliğin
gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
X. Tarımın ve çiftçinin
korunması
Madde 52: Devlet, halkın gereği gibi
beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak arttırılmasını
sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla
uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken tedbirleri alır.
XI. Devletin iktisadî ve
sosyal ödevlerinin sınırı
Madde 53: Devlet, bu bölümde
belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma ödevlerini, ancak iktisadî
gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Vatandaşlık
Madde 54: Türk Devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan
çocuğun durumu kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık,
kanunen gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme ve seçilme hakkı
Madde 55: Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak seçme ve seçilme hakkına sahiptir.
Seçimler,
serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre yapılır.
III. Siyasî partilerle
ilgili hükümler
a)
Parti kurma hakkı ve
partilerin siyasî hayattaki yeri
Madde 56: (30.6.1971 – 1421)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve çıkma
hakkına sahiptir.
Siyasî
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
Siyasî
partiler, ister iktidarda, ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Son
milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde beşini alan
veya bu seçimlerde Millet Meclisince grup teşkil edecek sayıda milletvekilliği
kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe yapılacak yardım kanunla düzenlenir.
b)
Partilerin uyacakları
esaslar
Madde 57: (15.3.1973 – 1699) Siyasî
partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine
dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara uymayan
partiler temelli kapatılır.
Partilerin
iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine hangi hallerde ve ne suretle
hesap verecekleri ve bu mahkemece malî denetimlerinin hangi hallerde ve nasıl
yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî
partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve
kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir.
IV. Kanun hizmetlerine girme
hakkı
a)
Hizmete girme
Madde 58: Her Türk, kamu hizmetlerine
girme hakkına sahiptir.
Hizmete
alınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
b)
Mal bildirimi
Madde 59: Kamu hizmetine girenlerin
mal bildiriminde bulunmaları kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında
görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 60: (20.9.1971 – 1488) Vatan
hizmeti, her Türk’ün hakkı ve ödevidir.
Bu
ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine
getirileceği kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 61: (29.9.1971 – 1488) Herkes,
kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi,
resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanunun
belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun olmak
şartıyla, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalarıyla nispet ve
hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkili
kılınabilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 62: Vatandaşlar, kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, tek başlarına veya topluca,
yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına
sahiptir.
Kendileriyle
ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL KURULUŞU
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
A) Türkiye Büyük Millet Meclisi
I. TBMM’nin kuruluşu
Madde 63: Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan kuruludur.
Meclisler,
Anayasada gösterilen hallerde birlikte toplanır.
II. TBMM’nin görev ve
yetkileri
a)
Genel olarak
Madde 64: (20.9.1971 – 1488) Kanun
koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin hesap kanun
tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af
ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine
karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi kanunla, belli konularda Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda, çıkarılacak
kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma süresinin ve
yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi ve kanun
hükmünde kararnamede de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun belirtilmesi
lazımdır.
Bu
kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihî olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur.
Yetki
kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasanın ve
yasama meclisleri içtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğu kurallara
göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun tasarı ve
tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.
Yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte, Türkiye
Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler, bu kararın Resmî Gazetede
yayımladığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri bu değişikliklerin Resmî Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
Anayasanın
ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve
hürriyetler ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler, kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin
Anayasaya uygunluğunu da denetler.
b)
Milletlerarası andlaşmaları
uygun bulma
Madde 65: Türkiye Cumhuriyeti adına
yabancı Devletlerle ve milletlerarası kurullarla yapılacak andlaşmaların
onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun
bulmasına bağlıdır.
İktisadî,
ticarî veya teknik münasebetleri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan
andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişi
hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak
şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde, bu andlaşmalar,
yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bilgisine sunulur.
Milletlerarası
bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu yoktur; ancak, bu fıkraya
göre yapılan iktisadî, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk
Kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında 1’inci
fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne
göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında 149’uncu ve 151’inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz.
c)
Silâhlı kuvvet kullanılmasına
izin verme
Madde 66: Milletlerarası hukukun meşru
saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası
andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller
dışında, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya
yabancı silâhlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir.
Bu
izin için, Meclisler, birlikte toplanarak karar verirler.
III. Millet Meclisi
a)
Kuruluş
Madde 67: Millet Meclisi, genel oyla
seçilen dört yüz elli milletvekilinden kuruludur.
b)
Milletvekili seçilme
yeterliliği
Madde 68: (16.4.1974 – 1801) Otuz
yaşını dolduran her Türk Milletvekili seçilebilir.
Türkçe
okuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasına
rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmayanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan
dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve –taksirli suçlar hariç olmak üzere-
beş yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflâs
gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar, (affa
uğramış olsalar da) milletvekili seçilemezler.
Aday
olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler
ile subay, askerî memur ve astsubayla, mesleklerinden çekilmedikçe, aday
olamazlar ve seçilemezler.
c)
Millet Meclisinin seçim
dönemi
Madde 69: Millet Meclisi seçimleri
dört yılda bir yapılır.
Meclis,
bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebilir. Süresi biten
Milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine
karar verilen meclisin yetkileri, yeni meclisin seçilmesine kadar sürer.
IV. Cumhuriyet Senatosu
a)
Kuruluş:
Madde 70: Cumhuriyet Senatosu, genel
oyla seçilen yüz elli üye ile Cumhurbaşkanınca seçilen on beş üyeden kuruludur.
13
Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Millî Birlik
Komitesi Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydı
gözetilmeksizin, Cumhuriyet Senatosunun tabiî üyesidirler. Tabiî üyeler,
Cumhuriyet Senatosunun diğer üyelerinin tâbi oldukları hükümlere tâbidirler.
Ancak, haklarında, bu Anayasanın 73’üncü maddesinin 1’inci ve 2’nci fıkraları
ve 10’uncu geçici maddesinin 1’inci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Tabiî üye
olarak Cumhuriyet Senatosuna katıldıktan sonra bir siyasî partiye girenlerin
tabiî üyelik sıfatı, partiye girişlerinden sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu
üyeliği seçimi tarihinde sona erer.
b)
Cumhuriyet Senatosuna üye
seçme hakkı
Madde 71: Millet Meclisi seçimlerinde
seçmen olan her Türk, Cumhuriyet Senatosu seçimlerinde de aynı şartlarla oy
kullanır.
c)
Cumhuriyet Senatosu
üyeliğine seçilme yeterliği
Madde 72: Kırk yaşını doldurmuş ve
yüksek öğrenim yapmış bulunan ve milletvekili seçilmeye engel bir durumu
olmayan her Türk Cumhuriyet Senatosuna üye seçilebilir.
Cumhurbaşkanınca
seçilecek üyeler, çeşitli alanlarda seçkin hizmetleriyle tanınmış ve kırk
yaşını yitirmiş kimselerden olur. Bunlardan en az onu bağımsızlar arasından
seçilir.
d)
Cumhuriyet Senatosu
üyeliğinin süresi
Madde 73: (17.4.1970 – 1254)
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilir.
Cumhuriyet
Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri her iki
yılda bir yenilenir.
Millet
Meclisi, genel seçimlerinin yapılacağı yıla rastlayan yenileme seçimleri,
Millet Meclisi genel seçimleriyle birlikte ve rastlamayanları ise, genel
seçimlerden sonra gelen ikinci yılda genel seçimler için kanunun belirttiği
ayda yapılır.
74’üncü
maddeye göre seçimlerin geriye bırakılması yahut 69'uncu ve 108’inci maddeye
göre seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hallerinde, Cumhuriyet
Senatosunun yenileme seçimleri de Millet Meclisi seçimleriyle birlikte yapılmak
üzere geriye bırakılmış veya öne alınmış olur. Bundan sonraki Cumhuriyet
Senatosu yenileme seçimleri 3’üncü fıkra hükümlerine göre yapılır.
Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerden herhangi bir sebeple boşalma
olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan
bir üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
V. TBMM Seçimlerinin geriye
bırakılması ve ara seçimleri
Madde 74: Savaş sebebiyle yeni
seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, seçimler kanunla bir yıl geri
bırakılabilir.
Meclislerin
ara seçimleri her iki yılda bir Cumhuriyet Senatosu seçimiyle birlikte yapılır.
Millet
Meclisi genel seçimlerine bir yıl kala ara seçimi yapılamaz.
VI. Seçimlerin genel yönetim
ve denetimi
Madde 75: Seçimler yargı organlarının
genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine
kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma
ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün
yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin kararına bağlama ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi
Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek
Seçim kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek
Seçim Kurulu, yedi asıl ve dört yedik üyeden kuruludur. Üyelerin altısı
Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk
ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve bir Başkanvekili seçerler.
Yüksek
Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştay’dan seçilmiş üyeler arasında ad çekme ile
ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
B) Meclislere Ait Müşterek Hükümler
I. TBMM üyeliğiyle ilgili
hükümler
a) Milletin temsili
Madde 76: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti
temsil ederler.
b)
Andiçme
Madde 77: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, görevlerine başlarken şöyle andiçerler:
“Devletin
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız
şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma
ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm.”
c) Üyelikle bağdaşmayan
işler
Madde 78: İki Meclis üyeliği bir
kişide birleşemez.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara
bağlı kuruluşlarda, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya
veya dolayısıyla katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda, kamu yararına çalışan
derneklerden özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış olanların
yönetim kurullarında ve başka işlerinde görev alamazlar ve bunların herhangi
bir yüklenme işini doğrudan doğruya veya dolayısıyla kabul edemezler.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının, teklif, inha, atama veya
onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir
üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabul edebilmesi, kendi Meclisinin kararına bağlıdır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla
gösterilir.
d) Yasama dokunulmazlığı
Madde 79: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden ve bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu
tutulamazlar.
Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir Meclis üyesi, kendi
Meclisinin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve
yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali bu hükmün dışındadır; ancak,
bu halde, yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya üyenin Meclisine
bildirmek zorundadır.
Bir
Meclis üyesi hakkında seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.
Tekrar
seçilen Meclis üyesi hakkındaki takibat, kendi Meclisinin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Meclislerdeki
siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz.
e)
Üyeliğin düşmesi
Madde 80: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm
giymesi, çekilmesi, kısıtlanması, üyelikle bağdaşmayan bir hizmet kabul etmesi
veya Meclis çalışmalarına izinsiz veya özürsüz ve aralıksız olarak bir ay
katılmaması yüzünden üyeliğinin düştüğünün kendi Meclisince karara bağlanması
hallerinde sona erer.
f)
İptâl istemi
Madde 81: Yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne Meclisçe karar verilmesi hallerinde,
karar tarihinden başlayarak bir hafta içinde, ilgili üye veya Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinden herhangi biri, bu kararın, Anayasa veya İçtüzük
hükümlerine aykırılığı iddiasıyla iptâli için Anayasa Mahkemesi’ne
başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptâl istemini on beş gün içinde karara
bağlar.
g)
Ödenek ve yolluklar
Madde 82: (30.6.1971 – 1421) Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir.
Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk
da ödeneğin yarısını aşamaz.
Ödenek
ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. TBMM’nin faaliyetiyle
ilgili hükümler
a)
Toplanma ve tatil
Madde 83: Türkiye Büyük Millet
Meclisi, her yıl Kasım ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi yılda en çok beş ay tatil yapabilir. Meclisler aynı
zamanda tatile girerler.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi yılda en çok beş ay tatil yapabilir. Meclisler aynı
zamanda tatile girerler.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi, ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya
Bakanlar kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağırılır.
Meclis Başkanları da, kendi Meclislerini doğrudan doğruya veya üyelerinin beşte
birinin istemi üzerine toplantıya çağırırlar.
Meclislerden
biri toplantıya çağırılınca, diğeri kendiliğinden toplanır.
Ara
verme veya tatil sırasında toplantıya çağrılan Meclisler, önce, bu toplantıyı
gerektiren konu üzerinde görüşme yaparlar.
b)
Başkanlık divanı
Madde 84: Meclislerin Başkanlık
Divanları, o Meclisteki siyasî parti gruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divana
katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
Millet
Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk iki oylamada
bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis Başkanlıkları için
Meclisteki siyasî parti grupları aday gösteremezler.
Başkanlar
ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları, siyasî partilerin veya siyasî parti
gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veya dışındaki faaliyetlerine
ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren hallerde dışında, Meclis
tartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz.
Türkiye
Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında Başkanlık Divanı, Millet
Meclisi Başkanlık Divanıdır.
c) İçtüzük, siyasî parti
grupları ve kolluk işleri
Madde 85: Türkiye Büyük Millet Meclisi
ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre
yürütürler.
İçtüzük
hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerine
kuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti
grupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler,
kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler.
c)
Toplantı ve karar yeter
sayısı
Madde 86: Her Meclis, üye tamsayısının
salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasada başkaca hüküm yoksa, toplantıya
katılanların salt çoğunluğuyla karar verir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisinde toplantı yeter sayısı, her iki Meclis üye tamsayısı
toplamının salt çoğunluğudur.
d)
Görüşmelerin açıklığı ve
yayınlanması
Madde 87: Meclis görüşmeleri açıktır
ve ilgili Meclisin tutanak dergisinde tam olarak yayınlanır.
Meclisler,
içtüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir; bu oturumlardaki
görüşmelerin yayımı ilgili Meclisin kararına bağlıdır.
Meclislerdeki
açık görüşmelerin her türlü vasıta ile yayımı önlenemez.
III. TBMM’nin denetim
yolları
a)
Genel olarak
Madde 88: Soru, genel görüşme, Meclis
soruşturması ve Meclis araştırması her iki Meclisin yetkilerindendir.
Meclis
araştırması belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden
ibarettir.
b)
Gensoru
Madde 89: (20.9.1971 – 1488) Gensoru
yetkisi yalnız Millet Meclisinindir. Gensoru önergesi bir siyasî parti grubu
adına veya en az 10 milletvekilinin imzasıyla verilir.
Gensoru
önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı verilişinden sonraki üç birleşim içinde
görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları
adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan
konuşabilir.
Gensoru
önergelerinin gerektiğinde önceden basılıp dağıtılmasını ve Meclis
çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesini düzenleyici hükümler içtüzükte
gösterilir.
Gündeme
alma kararıyla birlikte gensorunun görüşme günü de belli edilir.
Gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru
görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri
veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar
Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
olur.
c)
Meclis soruşturması
Madde 90: Başbakan ve Bakanlar
hakkında yapılacak soruşturma istemleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır.
Soruşturma,
her iki Meclisten eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu komisyonca yürütülür.
Yüce
Divana sevk hususundaki karar birleşik toplantıda verilir.
Meclislerdeki
siyasî parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz.
C) Kanunların Yapılması
I. Genel Kurullar
a)
Kanun teklif etme yetkisi
Madde 91: Kanun teklif etmeye,
Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri yetkilidirler.
Üyeler,
kendi tekliflerini her iki Meclisin ilgili komisyonlarında savunabilirler.
b) Kanunların görüşülmesi ve
kabulü
Madde 92: Kanun tasarı ve teklifleri
önce Millet Meclisinde görüşülür.
Millet
Meclisinde kabûl, değiştirilerek kabûl veya reddedilen tasarı ve teklifler
Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet
Meclisinde kabûl edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan
kabûl edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet
Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse, Millet Meclisinin bu
değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
Millet
Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin
ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon
kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet
Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince
hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabûl etmek zorundadır.
Cumhuriyet Senatosuna üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul ediliş olan
madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için,
üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya
başvurulur.
Millet
Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da
reddedilirse düşer.
Millet
Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu
gibi veya değiştirilerek kabûl edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosunun
kabûl ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni Millet
Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif düşer;
Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabûl
edilirse, 5’inci fıkra hükümler uygulanır.
Cumhuriyet
Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin
Millet Meclisi tarafından kabûlü için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu
lazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet
Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi Komisyonlarında ve
genel kurulundaki görüşme süresini aşmayan bir süre içinde karara bağlar; bu
süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde on beş günden, ivedi olmayan
hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmayan metinler,
Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabûl edilmiş
sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.
Yasama
Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasî partilerle ilgili
tasarı ve tekliflerin kabûl veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karma
komisyonunun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında
görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik
toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabûlü için üye tamsayısının salt
çoğunluğunun oyu lâzımdır. 8’inci ve 9’uncu fıkralar hükümleri saklıdır.
b)
Kanunların Cumhurbaşkanınca
yayınlanması
Madde 93: Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisinde kabûl edilen kanunları o gün içinde yayınlar; uygun bulmadığı
kanunu, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte,
aynı süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları
ve Anayasa bu hükmün dışındadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen
kanunu yine kabûl ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayınlanır.
II. Bütçenin görüşülmesi ve
kabûlü; gider artırıcı ve gelir azaltıcı teklifler
Madde 94: Genel ve katma bütçe
tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren rapor mali yılbaşından en az
üç ay önce, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Bu
tasarılar ve rapor, otuz beş milletvekiliyle on beş Cumhuriyet Senatosu
üyesinden kurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda,
iktidar grubuna veya gruplarına en az otuz üye verilmek şartıyla, siyasî parti
gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.
Karma
komisyonun en çok sekiz hafta içinde kabûl edeceği metin, önce Cumhuriyet
Senatosunda görüşülür ve en geç on gün içinde karara bağlanır.
Cumhuriyet
Senatosunca kabûl edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmek
üzere, karma komisyona verilir. Karma Komisyonun kabûl ettiği son metin Millet
Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerinin genel kurullarında, Bakanlık ve
daire bütçeleriyle karma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümü
üzerindeki görüşmeler sırasında açıklanır; bölümler ve değişiklik önergeleri,
üzerlerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur veya oya konur.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının genel kurullarda
görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifler
yapamazlar.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
A) Cumhurbaşkanı
I. Seçimi ve tarafsızlığı
Madde 95: Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi
üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla yedi
yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt
çoğunlukla yetinilir.
Bir
kimse arka arkaya iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı
seçilenin partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği
sıfatı sona erer.
II. Andiçmesi
Madde 96: Cumhurbaşkanı, görevine
başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde şöyle andiçer:
“Cumhurbaşkanı
sıfatıyla, Türk Devletinin bağımsızlığına, Vatanın ve Milletin bütünlüğüne
yönelecek her tehlikeye karşı koyacağıma, Milletin kayıtsız şartsız
egemenliğini ve Anayasayı sayacağıma ve savunacağıma; insan haklarına dayanan
demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden ve tarafsızlıktan ayrılmayacağıma;
Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini koruyup yüceltmek ve üzerime aldığım
görevi yerine getirmek için bütün gücümle ve varlığımla çalışacağıma namusum
üzerine söz veririm.”
III. Görev ve yetkileri
Madde 97: Cumhurbaşkanı Devletin
başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyetini ve Milletin birliğini temsil eder.
Cumhurbaşkanı,
gerekli gördükçe, Bakanlar kuruluna başkanlık eder; yabancı Devletlere Türk
devletinin temsilcilerini gönderir ve Türkiye’ye gönderilen yabancı Devlet
temsilcilerini kabul eder; milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayınlar;
sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını
hafifletebilir veya kaldırabilir.
IV. Sorumsuzluğu
Madde 98: Cumhurbaşkanı, görevleriyle
ilgili işlemlerinden sorumlu değildir.
Cumhurbaşkanının
bütün kararları, Başbakan ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu kararlardan
Başbakan ile ilgili Bakan sorumludur.
V. Sorumluluğu
Madde 99: Cumhurbaşkanı, vatan
hainliğinden dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin
teklifi üzerine, üye tamsayısının en az üçte ikisinin Meclislerin birleşik
toplantısında vereceği kararla suçlandırılır.
VI. Cumhurbaşkanına vekillik
etme
Madde 100: Cumhurbaşkanının hastalık
ve yurtdışına çıma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması
hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple
Cumhurbaşkanı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar,
Cumhuriyet Senatosu Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder.
VII. Görevin sona ermesi ve
yeni Cumhurbaşkanı seçimi
Madde 101: Cumhurbaşkanının görev
süresinin dolmasına on beş gün kalınca veya Cumhurbaşkanlığı boşalınca, Türkiye
Büyük Millet Meclisi yeni Cumhurbaşkanını seçer; Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanık değilse, hemen toplantıya çağırılır.
B) Bakanlar Kurulu
I. Kuruluş
Madde 102: Bakanlar Kurulu, Başbakan
ve Bakanlardan kuruludur.
Başbakan,
Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine
sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır.
II. İşe başlama ve güvenoyu
a)
Göreve başlarken güvenoyu
Madde 103: Bakanlar Kurulunun listesi
tam olarak Meclislere sunulur; Meclisler tâtilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar
Kurulu programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başkan veya bir bakan
tarafından Meclislerde okunur ve Millet Meclisinde güvenoyuna başvurulur.
Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra
başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
b)
Görev sırasında güvenoyu
Madde 104: Başbakan, gerekli görürse,
Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven
istemi, Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve
görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven
istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
III. Görev ve siyasî
sorumluluk
Madde 105: Başbakan, Bakanlar
Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve Hükümetin
genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin
yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her
Bakan kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve
işlemlerinden ayrıca sorumludur.
Bakanlar,
dokunulmazlık ve yasaklamalar bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleriyle aynı durumdadır.
IV. Bakanlıkların kurulması
ve Bakanlar
Madde 106: Bakanlıklar, kanunun
koyduğu esaslara göre kurulur.
Açık
olan Bakanlıklarda izinli veya özürlü olan bir Bakana, diğer bir Bakan geçici
olarak vekillik eder. Ancak, bir Bakan, birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi kararıyla Yüce Divana verilen bir Bakan, bakanlıktan
düşer.
Herhangi
bir sebeple boşalan Bakanlığa en geç on beş gün içinde atanma yapılır.
V. Tüzükler
Madde 107: Bakanlar Kurulu, kanunun
uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere,
kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve Danıştay’ın incelemesinden geçilerek
tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler,
Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayınlanır.
VI. Millet Meclisi
seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi
Madde 108: Anayasanın 89’uncu ve
104’üncü maddeleri uyarınca verilen güvensizlik oyu sebebiyle, on sekiz aylık
bir süre içinde, Bakanlar Kurulu iki defa düşmüş ve üçüncü defa güvensizlik oyu
verilmiş olursa, Başbakan, Cumhurbaşkanından, Millet Meclisi seçimlerinin
yenilenmesini isteyebilir. Bu istek üzerine, Cumhurbaşkanı, Meclislerin
Başkanlarına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme
kararı Resmî Gazetede yayınlanır ve hemen seçime gidilir.
VII. Seçimlerde geçici
Bakanlar Kurulu
Madde 109: Millet Meclisi genel
seçimlerinden önce, Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları çekilir. Seçimin
başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine
karar verilmesi halinde ise bu karardan başlayarak beş gün içinde, Başbakanca
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsız üyeleri arasından yeni Adâlet,
İçişleri ve Ulaştırma Bakanları atanır.
108’inci
madde gereğince seçimlerin, yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar çekilir
ve Başbakan geçici bir Bakanlar Kurulu kurar.
Geçici
Bakanlar Kuruluna, Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki bağımsızlardan olmak üzere, Millet Meclisindeki siyasî parti
gruplarından, bu Meclisteki oranlarına göre üye alınır.
Siyasî
parti gruplarından alınacak üye sayısını, Millet Meclisi Başkanı tespit ederek
Başbakana bildirir. Teklif edilen Bakanlığı kabûl etmeyen veya sonradan çekilen
partiler yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana
bildirir. Teklif edilen Bakanlığı kabûl etmeyen veya sonradan çekilen partiler
yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışardan bağımsızlar atanır.
Geçici
Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici
Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife
görür.
VIII. Millî savunma
a)
Başkomutanlık ve Genelkurmay
Başkanlığı
Madde 110: (20.9.1971 – 1488)
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılmaz ve
Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî
güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay
Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanıdır.
Genelkurmay
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden
dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Millî
Savunma Bakanlığının görev ve yetkileri, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıklarıyla ilişkileri kanunla düzenlenir.
b)
Millî Güvenlik Kurulu
Madde 111: (20.9.1971 – 1488) Millî
Güvenlik Kurulu, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve kanunun gösterdiği Bakanlar
ile Kuvvet Komutanlarından kuruludur.
Millî
Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu görevi
Başbakan yapar.
Millî
Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasını da ve
koordinasyonun sağlanmasında gerekli temel görüşleri Bakanlar Kuruluna tavsiye
eder.
C) İdare
I. İdarenin esasları
a)
İdarenin bütünlüğü ve kamu
tüzel kişiliği
Madde 112: İdarenin kuruluş ve
görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
İdare,
kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
Kamu
tüzel kişiliği, ancak Kanunla veya Kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulur.
b)
Yönetmelikler
Madde 113: Bakanlıklar ve kamu tüzel
kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabilirler. Yönetmelikler Resmî Gazete ile yayınlanır.
c)
Yargı yolu
Madde 114: (20.9.1971 – 1488) İdarenin
her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır.
Yargı
yetkisi, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak
yerine getirilmesini sınırlayacak tarzda kullanılamaz. İdarî eylem ve işlem
niteliğinde yargı kararı verilemez.
İdarenin,
işlemlerinden dolayı açılacak davalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihinden
başlar.
İdare,
kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
II. İdarenin kuruluşu
a)
Merkezî İdare
Madde 115: Türkiye, merkezî idare
kuruluşu bakımdan coğrafya durumuna, iktisadî şartlara ve kamu hizmetlerinin
gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.
İllerin
idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Belli
kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla, birden çok ili içine alan çevrede, bu
hizmetler için, yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana getirilebilir.
b)
Mahallî idareler
Madde 116: Mahallî idareler, il,
belediye veya köy halkının müşterek mahallî ihtiyaçlarını karşılayan ve genel
karar organları halk tarafından seçilen kamu tüzel kişileridir.
Mahallî
idarelerin seçimleri, kanunun gösterdiği zamanlarda ve 55’inci maddede yazılı
esaslara göre yapılır.
Mahallî
idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri
konusundaki denetim, ancak yargı yolu ile olur.
Mahallî
idarelerin kuruluşları, kendi aralarında birlik kurmaları, görevleri,
yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve
ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir
kaynakları sağlanır.
III. Memurlarla ilgili
hükümler
a)
Genel kural
Madde 117: Devletin ve diğer kamu
tüzel kişilerinin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları
kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar eliyle
görülür.
Memurların
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve
ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
b)
Memur teminatı
Madde 118: Memurlar ve kamu kurumu
niteliğindeki meslek teşekkülleri mensupları hakkında yapılacak disiplin
kovuşturmalarında, isnat olunan hususun ilgiliye açıkça ve yazılı olarak
bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve savunma için belli bir süre
tanınması şarttır.
Bu
esaslara uyulmadıkça disiplin cezası verilemez.
Disiplin
kararları, yarı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz.
Asker
kişiler hakkındaki hükümler saklıdır.
c)
Memurların siyasî partilere
ve sendikalara girememesi
Madde 119: (20.9.1971 – 1488) Memurlar
ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinin yönetim ve denetim işlerinde çalışanlar ve
kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve özel imkânları
kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında görev alanlar, siyasî partilere
ve sendikalara üye olamazlar. Memurlar ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinde
çalışanlar, görevlerini yerine getirirken, vatandaşlar arasında, siyasî
kanaatlerinden dolayı herhangi bir ayırım yapamazlar.
Bu
esaslara aykırı hareketleri mahkeme hükmüyle sabit olanlar, kamu hizmetinden
temellî çıkarılır.
İşçi
niteliği taşımayan kamu hizmetlilerinin meslekî menfaatlerinin korumak ve
geliştirmek amacını güden kuruluşların bağlı olacakları hükümler kanunla
düzenlenir.
IV. Özerk üniversite,
tarafsız radyo - televizyon, haber ajansları
a)
Üniversiteler
Madde 120: (20.9.1971 – 1488)
Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, özerkliğe
sahip kamu tüzel kişileridir.
Üniversite
özerkliği, bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik,
üniversite binalarında ve eklerinde suçların ve suçluların kovuşturulmasına
engel olmaz.
Üniversiteler,
Devletin gözetimi ve denetimi altında, kendileri tarafından seçilen organları
eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet üniversiteleri hakkındaki
hükümler saklıdır.
Üniversite
organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca,
her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra
hükümleri saklıdır.
Üniversite
öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.
Üniversitelerin
kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri,
üniversite üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri ve
üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini
engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre
öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim ve
öğretim hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine ve
kalkınma plânı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla düzenlenir.
Üniversitelerin
bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak
yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Üniversitelerle
onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim hürriyetlerinin
tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca giderilmesi halinde
Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu üniversiteye bağlı fakülte,
kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu kararını hemen Türkiye Büyük
Millet Meclisi Birleşik Toplantısının onamasına sunar. Hangi hallerin el
koymayı gerektireceği el koyma kararının ilân ve uygulanma usulleri ile süresi
ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin nitelik ve kapsamı kanunla
düzenlenir.
b)
Radyo ve televizyonun
idaresi ve haber ajansları
Madde 121: (20.9.1971 – 1488) Radyo ve
televizyon istasyonları, ancak Devlet eliyle kurulur ve idarecileri tarafsız
bir kamu tüzel kişiliği halinde kanunla düzenlenir. Kanun, yönetim ve denetimde
de yönetim organlarının kuruluşunda tarafsızlık ilkesini bozacak hükümler
koyamaz.
Her
türlü radyo ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır.
Haber
ve programların seçilmesinde, işlenmesinde sunulmasında ve kültür ve eğitime
yardımcılık görevinin yerine getirilmesinde Devletin ilkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, insan haklarına dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın gereklerine uyulması,
haberlerin doğruluğunun sağlanması esasları ile organların seçimi, yetki, görev
ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.
Devlet
tarafından kurulan veya Devletten malî yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır.
V. Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları
Madde 122: Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları, kanunla meydana getirilir ve organları kendileri tarafından
ve kendi üyeleri arasından seçilir.
İdare,
seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya
sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz.
Meslek
kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı
olamaz.
VI. Olağanüstü yönetim
usûlleri
a)
Olağanüstü haller
Madde 123: Olağanüstü hallerde
vatandaşlar için konulabilecek para, mal ve çalışma yükümleri ile bu hallerin
ilânı, yürütülmesi ve kaldırılması ile ilgili usûller kanunla düzenlenir.
b) Sıkıyönetim ve savaş hali
Madde 124: (20.9.1971 – 1488) Savaş
hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya
vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve
milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren veya Anayasanın
tanıdığı hür demokratik düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelen yaygın şiddet hareketleri hakkında kesin belirtilerin ortaya
çıkması sebebiyle Bakanlar Kurulu süresi iki ayı aşmamak üzere, yurdun bir veya
birden fazla bölgesinde veya her yerinde sıkıyönetim ilan edebilir ve bunu
hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onamasına sunar. Meclis, gerekli gördüğü
zaman, sıkıyönetimin süresini, kısaltabileceği gibi, tamamıyla de kaldırabilir.
Meclisler toplanık değilse, hemen toplantıya çağrılır.
Sıkıyönetimin
her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
kararına bağlıdır. Bu kararlar Meclislerin Birleşik Toplantısında alınır.
Sıkıyönetim
veya genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin
nasıl yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya durdurulacağı ve
savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde vatandaşlar
için konulabilecek yükümler kanunla gösterilir.
VII. Kanunsuz emir
Madde 125: Kamu hizmetlerinde herhangi
bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik,
tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse yerine getirmez ve bu
aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini
yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren
sorumlu olmaz.
Konusu
suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilemez; yerine getiren kimse
sorumluluktan kurtulamaz.
Askerî
hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
D) İktisadî ve Malî Hükümler
I. Bütçe
Madde 126: Devletin ve kamu iktisadî
teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle
yapılır. Kanun, kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla
sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Genel
ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir. Bütçe
Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
II. Sayıştay: Silâhlı
Kuvvetlerin mallarının ve kamu iktisadî teşebbüslerinin denetlenmesi
Madde 127: (20.9.1971 – 1488) Sayıştay,
genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve
işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve
hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştay’ın
kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silâhlı
Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına
denetlenmesi usulleri, millî savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Kamu
İktisadî Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi kanunla
düzenlenir.
III. Kesin hesaplar
Madde 128: Kesin hesap kanunu
tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları
malî yılın sonundan başlayarak en geç bir yıl sonra, Bakanlar Kurulunca,
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini,
ilişkin olduğu kesin hesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç
altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
IV. Kalkınma
a)
Kalkınma Plânı ve Devlet
Plânlama Teşkilâtı
Madde 129: İktisadî, sosyal ve kültürel
kalkınma plâna bağlanır. Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir.
Devlet
Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında, yürürlüğe
konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslar ve plânın
bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak tedbirler özel
kanunla düzenlenir.
b)
Tabiî servet kaynaklarının
aranması ve işletilmesi
Madde 130: Tabiî servetler ve
kaynakları, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı Devlete aittir. Arama ve işletmenin Devletin özel teşebbüsle
birleşmesi suretiyle veya doğrudan doğruya özel teşebbüs eliyle yapılması,
kanunun açık iznine bağlıdır.
c)
Ormanların ve orman köylüsünün
korunması, ormanların geliştirilmesi
Madde 131: (17.4.1970 – 1255) Devlet,
ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli
kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet
ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının
mülkiyeti, yönetim ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar,
zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu
olamaz.
Ormanlara
zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanlar
içinde veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma
bakımından, ormanın gözetilmesinde ve işletilmesinde Devletle bu halkın
işbirliği yapmasını sağlayıcı tedbirler ve gereken hallerde başka yere
yerleştirme kanunla düzenlenir.
Anayasanın
yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam
olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım
alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman
sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir
ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.
Ormanların
tahrip edilmesine yol açan hiçbir siyasî propaganda yapılamaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YARGI
A) Genel Hükümler
I. Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 132: Hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlerine göre hüküm
verirler.
Hiçbir
organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve
hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte
olan bir dâva hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ile
ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu
organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların
yerine getirilmesini geciktiremez.
II. Hâkimlik teminatı
Madde 133: Hâkimler azlolunamaz.
Kendileri istemedikçe, Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir
mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylıklarından, yoksun
kılınamaz.
Meslekten
çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlarla görevini sağlık
bakımından yerine getirilemeyeceği kesin olarak anlaşılanlar ve meslekte
kalmalarının caiz olmadığına kadar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır.
III. Hâkimlik mesleği
Madde 134: (20.9.1971 – 1488)
Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak
değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası
verilmesi, görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına ve
yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik, halleri ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı
esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler
altmış beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî hâkimlerin yaş
haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir.
Hâkimler,
kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar.
IV. Duruşmanın açık ve
kararların gerekçeli olması
Madde 135: Mahkemelerde duruşmalar
herkese açıktır. Duruşmalardan bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına,
ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı
hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin
yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün
mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
V. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 136: (15.3.1973 – 1699)
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılanma usulleri
kanunla düzenlenir.
Devletin
ülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini
ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur.
Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
Devlet
Güvenlik Mahkemesinde bir başkan, dört asıl ve iki yedek üye ile bir savcı ve
yeteri kadar savcı yardımcısı bulunur. Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile
savcı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından; iki
asıl ve bir yedek üye birinci sınıf ve askerî hâkimler arasından; savcı
yardımcıları ise Cumhuriyet savcıları ve askerî hâkimler arasından atanır.
Devlet
Güvenlik Mahkemesi Başkanlığı, üyeliği, yedek üyeliği, savcılığı ve savcı
yardımcılığı atamalarında Bakanlar Kurulunca her boş yer için iki misli aday
gösterilir. Bu adaylar arasından Devlet Güvenlik Mahkemesi hâkimlerinin
atanması Yüksek Hâkimler Kurulunca, savcı ve yardımcılarının atanmaları Yüksek
Savcılar Kurulunca, askerî hâkimlerden üye, yedek üye ve savcı yardımcılarının
atanmaları ise özel kanunlarında gösterilen usule göre yapılır.
Devlet
Güvenlik Mahkemeleri, başkan, üye ve yedek üyeleri ile savcı ve savcı
yardımcıları üç yıl için atanırlar, süresi bitenler yeniden atanabilirler.
Devlet
Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz merciî Yargıtay da yalnız bu
mahkemelerin kararlarını incelemek üzere kurulacak daire veya daireler, Genel
Kurul ise, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kuruludur.
Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama
usulleri ile ilgili diğer hükümler kanunda gösterilir.
VI. Savcılık
Madde 137: (20.9.1971 – 1488)
Cumhuriyet savcıları, idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdır.
Cumhuriyet
Savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri ve
disiplin cezaları ile meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisi
Yüksek Savcılar Kurulunundur. (Bu Kurulun kararları kesin olup, bunlar aleyhine
başka bir mercie başvurulamaz). Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları
ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında
karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.
Yüksek
Savcılar Kurulu, Adalet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay
Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilen üç asıl ve iki yedek üye ile Adalet
Bakanlığı Müsteşarı ve Özlük İşleri Genel Müdüründen kurulur. Adalet Bakanı
bulunmadığı zaman Kurula Cumhuriyet Başsavcısı Başkanlık eder.
Gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde, Adalet Bakanlığı Cumhuriyet savcılarını geçici yetki
ile görevlendirerek bu kararı ilk toplantısında Kurulun onamasına sunar.
Bakanlık Merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak
Cumhuriyet savcılarını, muvafakatlarını alarak, atama yetkisi Adalet Bakanına
aittir.
Cumhuriyet
savcılarının denetimi ve haklarındaki soruşturma Adalet Bakanlığı müfettişleri
veya üst dereceli Cumhuriyet savcıları eliyle yapılır.
Yüksek
Savcılar Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, toplantı ve karar yeter sayısı,
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilecek asıl ve yedek üyelerin seçim
usulleri ve görev süreleri kanunla düzenlenir.
Cumhuriyet
Başsavcısı, yüksek mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere tâbidir.
VII. Askerî yargı
Madde 138: (20.9.1971 – 1488, 15.3.1973
– 1699) Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından
yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçları ile, bunların
asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve
görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait dâvalara bakmakla
görevlidirler.
Askerî
mahkemeler asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile
kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler.
Askerî
mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerî
mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması şarttır.
(Ancak, savaş halinde bu şart aranmaz).
Askerî
yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî
savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin refakatinde bulundukları
komutanlarla ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
B) Yüksek Mahkemeler
I. Yargıtay
Madde 139: (20.9.1971 – 1488) Yargıtay,
adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay
üyeleri birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu
mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek Hâkimler Kurulunca üye tamsayısının
salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay,
Birinci Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısını, kendi üyeleri arasından, üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile gizli oyla seçer.
Yargıtay
Birinci Başkanıyla ikinci başkanlarının ve Cumhuriyet Başsavcısının görev
süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden seçilebilir.
Yargıtay’ın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri ve
ikinci başkanlarının seçim usulleri kanunla düzenlenir.
II. Danıştay
Madde 140: (20.9.1971 – 1488) Danıştay,
kanunların başka idarî yargı mercilerine bırakmadığı konularda ilk derece ve
genel olarak üst derece idare mahkemesidir.
Danıştay,
idarî uyuşmazlıkları ve dâvaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca
gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını
ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla gösterilen diğer
işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay
üyeleri, Bakanlar Kurulu ile Danıştay Genel Kuruluna ayrı ayrı boş yer sayısı
kadar gösterilecek adaylar arasından Anayasa Mahkemesi’nin asıl ve yedek
üyelerinin üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. İlk
iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Danıştay,
Başkanını ve Başkanın sözcüsünü, kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer. Başkan, daire başkanları ve Başkanın
sözcüsünün görev süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Danıştay’ın
kuruluşu, işleyişi, yargılama ve daire başkanlarının seçimi usulleri,
mensuplarının nitelikleriyle atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin kovuşturması yapılması
ve disiplin cezası uygulanması, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Asker
kişilerle ilgili idarî eylem ve işlemlerin yargı denetimi Askerî Yüksek İdare
Mahkemesince yapılır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi,
yargılanma usulleri, başkan ve üyelerinin nitelikleri ile atanmaları, disiplin
ve özlük işleri; hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre,
kanunla düzenlenir.
III. Askerî Yargıtay
Madde 141: (20.9.1971 – 1488) Askerî
Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli dâvalarına ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî
Yargıtay üyeleri en az albay rütbesinde birinci sınıf askerî hâkimler arasından
Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile her boş
yerin üç misli olarak gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî
Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî
Yargıtay’ın üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî
Yargıtay’ın kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri ve üyeler hakkındaki
disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
IV. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 142: Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî,
idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını
kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık
Mahkemesinin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir. Bu Mahkemenin
Başkanlığını, Anayasa Mahkemesi’nce kendi asıl veya yedek üyeleri arasından
görevlendirilen bir üye yapar.
C. Yüksek Hâkimler Kurulu
I. Kuruluş
Madde 143: (20.9.1971 – 1488) Yüksek
Hâkimler Kurulu, on bir asıl ve üç yedek üyeden kuruludur. Üyeler, Yargıtay
Genel Kurulunca, kendi üyeleri arasından ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile
gizli oyla seçilir.
Yüksek
Hâkimler Kurulu, üye tamsayısını salt çoğunluğu ile, kendi içinden Başkanını ve
bölüm başkanlarını seçer.
Yüksek
Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yüksek
Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev alamazlar.
Yüksek
Hâkimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, bölümleri ve bu bölümlerin
görevleriyle, toplantı ve karar yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve
ödenekleri kanunla düzenlenir.
Adalet
Bakanı, gerekli gördüğü hallerde Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına
başkanlık eder.
II. Görev ve yetkileri
Madde 144: (20.9.1971 – 1488) Yüksek
Hâkimler Kurulu, adliye mahkemeleri hakimlerinin özlük işleri hakkında kesin
karar verir. (Bu kararlar aleyhine başka mercilere başvurulamaz).
Ancak,
disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha
incelenmesini Adalet Bakanı veya hakkında karar verilen hâkim isteyebilir.
Bir
hâkimin her ne sebeple olursa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki karar,
Yüksek Hâkimler Kurulu Genel Kurulunun salt çoğunluğu ile alınır.
Adalet
Bakanı gerekli gördüğü hallerde, bir hâkim hakkında disiplin kovuşturması
açılmasını Yüksek Hâkimler Kurulundan isteyebilir.
Bir
mahkemenin veya bir hâkimin kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır.
Hâkimlerin
denetimi ve haklarındaki soruşturma, Yüksek Hâkimler Kuruluna bağlı ve sürekli
olarak görevli müfettiş hâkimler eliyle yapılır. Müfettiş hâkimler, hâkim ve
Cumhuriyet savcıları ile bu mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek Hâkimler
Kurulunca atanır. Müfettiş hâkimlerin nitelikleri ile atama usulleri, hakları,
ödevleri, ödenek ve yollukları, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin
kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulaması, hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
C) Anayasa Mahkemesi
I. Kuruluş
a)
Üyelerin seçimi
Madde 145: (20.9.1971 – 1488) Anayasa
Mahkemesi, on beş asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Asıl üyelerden dördü
Yargıtay, üçü Danıştay Genel Kurullarınca kendi Başkan ve üyeleriyle Cumhuriyet
Başsavcısı ve Başkanının sözcüsü arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu
ile ve gizli oyla seçilir. Bir üye Sayıştay Genel Kurulunca kendi Başkan ve üyeleri
arasından aynı usulle seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet Senatosu iki üye
seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir. Cumhurbaşkanı, bu üyelerden birini,
Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısını salt çoğunluğu ile gizli oyla
göstereceği üç aday arasından seçer. Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından, üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve
gizli oyla yaparlar. Yasama Meclislerince yapılacak seçimlerde, adaylığa
başvurma ve seçim esas ve usulleri kanunla düzenlenir.
Anayasa
Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve salt çoğunlukla, dört yıl
için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer; yeniden seçilmek caizdir.
Anayasa
Mahkemesince asıl veya yedek üye olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş bulunmak
ve Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay veya Sayıştay’da Başkanlık, üyelik,
Başsavcılık, Başkanın sözcüsü veya üniversitelerde hukuk, iktisat ve siyasal
bilimler alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya on beş yıl avukatlık
yapmış olmak şarttır.
Anayasa
Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin her biri birer
yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki usul
uygulanır.
Anayasa
Mahkemesi üyeleri, resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
b)
Üyeliğin sona ermesi
Madde 146: Anayasa Mahkemesi üyeleri
altmış beş yaşında emekliye ayrılırlar.
Anayasa
Mahkemesi üyeliği, bir üyenin, hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir
suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de Anayasa Mahkemesi
üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
II. Görev ve yetkileri
Madde 147: (20.9.1971 – 1488) Anayasa
Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin Anayasaya,
Anayasa değişikliklerinin de Anayasada gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu
denetler.
Cumhurbaşkanı,
Bakanlar kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Yüksek Hâkimler
Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini Cumhuriyet Başsavcısını, Başkanın
sözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle ilgili
suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar ve Anayasa ile verilen diğer
görevleri yerine getirir.
Anayasa
Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatıyla yargılamasında savcılık görevini Cumhuriyet
Başsavcısı yapar.
III. Yargılama ve çalışma
usulü
Madde 148: (15.3.1973 – 1699) Anayasa
Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin çalışma tarzı
ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.
Anayasa
Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla baktığı dâvalar ile siyasî partilerin
kapatılması hakkındaki dâvalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri
çağırır.
IV. İptâl dâvası
a)
Dâva hakkı
Madde 149: (20.9.1971 – 1488)
Cumhurbaşkanı; Yasama Meclislerindeki siyasî parti grupları ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasî partiler ile son milletvekili genel
seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu alan siyasî partiler;
Yasama Meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıda biri tutarındaki
üyeleri; kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda Yüksek Hâkimler
Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay ve üniversiteler, kanunların veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve
hükümlerinin Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi’nde doğrudan
doğruya iptal dâvası açabilirler.
b)
Dâva açma süresi
Madde 150: Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanunun veya İçtüzüğün
Resmî Gazetede yayınlanmasından başlayarak doksan gün sonra düşer.
c)
Anayasaya aykırılığın diğer
mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 151: (20.9.1971 – 1488) Bir
dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasaya
aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının
ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara
kadar dâvayı geri bırakır.
Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz
önce
esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa
Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere altı ay içinde kararını
verir ve açıklar.
Bu
süre içinde karar verilmezse, mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını, kendi
kanısına göre çözümleyerek dâvayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı,
esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemeler buna uymak
zorundadır.
V. Anayasa Mahkemesinin
kararları
Madde 152: (20.9.1971 – 1488) Anayasa
Mahkemesinin kararları kesindir. Kararlar, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa
Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veya
İçtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri, gerekçeli kararın Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi,
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırılabilir. Bu tarih,
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal
kararı geriye yürümez.
Anayasa
Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine
verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da
karar verebilir.
Anayasa
Mahkemesi kararları, Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve Devletin yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri
bağlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
I. Devrim kanunlarının
korunması
Madde 153: Bu Anayasanın hiçbir hükmü,
Türk toplumunun çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin
lâiklik niteliğini koruma amacını güden aşağıda gösterilen Devrim kanunlarının,
bu Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan
hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz;
1.
3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2.
25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun;
3.
30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin
Seddine ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve Ilgasına Dair Kanun;
4.
17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen,
evlenme akdinin evlendirme memuru tarafından yapılacağına dair medenî nikâh
esası ile aynı Kanunun 110’uncu maddesi hükmü;
5.
20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkânın Kabulü Hakkında Kanun;
6.
1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki
Hakkında Kanun;
7.
26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lâkap ve
Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;
8.
3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğini Dair
Kanun
II. Diyanet İşleri
Başkanlığı
Madde 154: Genel idare içinde yer alan
Diyanet İşleri Başkanlığı özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
BEŞİNCİ KISIM
GEÇİCİ HÜKÜMLER
I. TBMM’nin seçilmesi ve
toplanması
a)
Millet Meclisi ve Cumhuriyet
Senatosu seçimlerinin birlikte yapılacağı; ilk toplantı günü
Geçici Madde 1: Bu Anayasaya göre kurulan
Millet Meclisiyle Cumhuriyet Senatosunun seçimleri aynı günde yapılır.
Seçim
sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip eden beşinci gün, her iki Meclis
kendiliğinden, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında saat 15.00’de
birlikte toplanır. Bu toplantıya en yaşlı milletvekili başkanlık eder. Bu
toplantıda, önce Cumhuriyet Senatosu üyeleri ve sonra milletvekilleri
andiçerler.
b)
Cumhuriyet Senatosunun
kurulması
Geçici Madde 2: Bu Anayasaya göre kurulacak
Cumhuriyet Senatosunun ilk genel seçimleri, genel oyla seçilecek olan bütün
üyelikler için yapılır.
Cumhuriyet
Senatosu, Cumhurbaşkanınca seçilmesi gereken on beş üyenin seçiminden önce
hukukî varlık kazanır. Cumhurbaşkanı, bu üyeleri, kendi seçiminden başlayarak
bir ay içinde seçer.
c)
Geçici İçtüzük
Geçici Madde 3: Bu Anayasaya göre kurulan
Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosunun
toplantı ve çalışmaları için, kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğü
hükümleri uygulanır.
II. Kurucu Meclis, Millî
Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisinin hukukî varlıklarının sona ermesi;
Devrim tasarrufları
Geçici Madde 4: Bu Anayasaya göre kurulan
Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanmasıyla 20 Nisan 1340 tarihli ve 491
sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununa ve 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı
Kanunla 13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanuna göre kurulan Kurucu
Meclisin, Millî Birlik Komitesinin ve Temsilciler Meclisinin hukukî varlıkları
sona erer ve bunlar kendiliğinden dağılmış olurlar.
27
Mayıs 1960 tarihinden itibaren Kurucu Meclisin toplandığı 6 Ocak 1961 tarihine
kadar yasama yetkisini ve yürütme görevini Türk Millet adına kullanmış bulunan
Millî Birlik Komitesinin ve Devrim Hükümetlerinin karar ve tasarruflarından ve
bunların, idarece veya yetkili kılınan organ ve mercilere uygulanmasından
dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar, hakkında cezaî
veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir
yargı merciine başvurulamaz.
Normal
demokratik rejimi bütün teminatı ile kurmak amacıyla gerçekleştiren ve
yürütülen 27 Mayıs 1960 Devrim tarihinden 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan
kanunlar, Türkiye Cumhuriyetinin diğer kanunlarının değiştirilmesi ve
kaldırılmasında uygulanan kurallara göre değiştirilebilir veya kaldırılabilir.
Ancak, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde
iptal davası açılamayacağı gibi, itiraz yoluyla dahi mahkemelerde Anayasaya
aykırılık iddiası ileri sürülemez.
27
Mayıs 1960’tan 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan kanunların, yapılmış
tasarrufların ve alınmış kararların değiştirilmesi veya kaldırılması hallerinde
de 2’nci fıkra hükmü saklıdır.
III. Cumhurbaşkanı seçimi
Geçici Madde 5: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin andiçtikleri toplantının ertesi günü Cumhurbaşkanı seçimi yapılır.
Cumhurbaşkanının
seçilmesiyle, 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunla kabul edilmiş olan
Devlet Başkanının görevi kendiliğinden sona erer.
IV. Bakanlar Kurulunun
kurulması
Geçici Madde 6: Bu Anayasanın 102’nci
maddesine göre yeni Bakanlar Kurulu kurulunca, 12 Haziran 1960 tarihli ve 1
sayılı Kanuna göre kurulan ve iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi
kendiliğinden sona erer.
V. Anayasanın kabul ettiği
organ, kurum ve kurullar
a)
Yeni organ, kurum ve
kurulların kurulması
Geçici Madde 7: Bu Anayasa ile kabul edilmiş
olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş ve işleyişleriyle ilgili kanunlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısından başlayarak en geç altı ay
içinde ve bu Anayasa ile konulması emredilen diğer kanunlar da en geç iki yıl
içinde çıkarılır.
b)
Eski organ, kurum ve
kurulların durumu
Geçici Madde 8: Bu Anayasaya göre kurulacak
organ, kurum ve kurullar, kuruluş kanunları yürürlüğe konularak görevlerine
başlayıncaya kadar, bu konulardaki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
c)
Eski kanunların Anayasaya
aykırılığı iddiası
Geçici Madde 9: Anayasa Mahkemesinin
görevine başladığının Resmî Gazeteyle yayınlanmasından önce, mahkemelerde
kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası ileri sürülemez ve mahkemelerce de
kanunların Anayasaya aykırılığına dayanılarak karar verilemez.
Anayasa
Mahkemesinin görevine başladığı tarihte yürürlükte olan herhangi bir kanun
hakkında, bu Anayasaya aykırılığı iddiasıyla iptal dâvası açılabilir. Bu halde
iptal dâvası açma hakkı, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının Resmî
Gazeteyle yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra düşer.
VI. İlk Cumhuriyet
Senatosunda adçekme
Geçici Madde 10: Cumhuriyet Senatosunun genel
oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin yenilenmesi hakkındaki 73’üncü
maddesinin 2’nci fıkrası hükmünün uygulanmasını sağlamak amacıyla, bunların
seçiminden iki yıl sonra yapılacak seçimlerle yenilenecek olanları tespit etmek
üzere, bu seçimden iki ay önce adçekmeye başvurulur; dört yıl sonra yapılacak
seçimle yenilenecek olan üyelerin tespiti için, aynı esasa uyularak adçekilir;
ancak, ikinci yıl sonunda seçilmiş olan üyeler bu adçekmeye girmez.
Cumhuriyet
Senatosu Başkanı hakkında adçekme işlemi uygulanmaz.
İlk
Cumhuriyet Senatosu seçiminden iki ve dört yıl sonra yapılacak seçimler
hakkında da, Cumhuriyet Senatosu seçimleriyle ilgili kanun hükümleri uygulanır.
VII. Affedilenlerin seçilme
yeteneği
Geçici Madde 11: Yürürlükten kaldırılmıştır.
Yenileme seçiminin geriye
bırakılması
Geçici Madde 11: 7 Haziran 1970 tarihinde
yapılması gereken Cumhuriyet Senatosu yenileme seçimleri, Anayasanın 73’üncü
maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle geriye bırakılmıştır.
Geçici Madde 12: Cumhuriyet Senatosu
üyelerinden üçte birinin yenilenmesi ve Cumhuriyet Senatosu ile Millet
Meclisinde boş bulunan üyelikler için 10 Ekim 1971 gününde yapılacak seçimler,
12 Ekim 1973’de yapılması gereken milletvekilleri genel seçimiyle birlikte
yapılmak üzere ertelenmiştir. Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi dolanların
üyelik sıfatları, seçim yapılıncaya kadar devam eder.
Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerden süresi dolanlar hakkında 73’üncü maddenin 5’inci fıkrası
hükmü uygulanmaya devam olunur.
Geçici Madde 13: Bu anayasa değişikliklerinin
yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay Birinci Başkanlığı ile Cumhuriyet
Başsavcılığı görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde 4 yılını doldurmuş
olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim
yapılır.
Yargıtay’ın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri ve
İkinci Başkanlarının Seçim usulleri hakkındaki Kanun, Anayasa değişikliklerinin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır. Bu kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte, Yargıtay İkinci Başkanlığında dört yılını doldurmuş
olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim
yapılır.
Geçici Madde 14: Bu Anayasa değişikliklerinin
yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay Başkanlığı ve Başkanın sözcülüğü
görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde dört yılını doldurmuş olanların
yerleri için yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim yapılır.
Anayasanın
114 ve 140’ıncı maddelerinde yapılan değişikliklerinin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde değiştirilir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte Danıştay Daire Başkanlığında dört yılını doldurmuş olanların yerleri için,
yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde seçim yapılır.
Danıştay
Başkanlığı ile Başkanın sözcülüğüne ve daire başkanlığına yeniden
seçilemeyenler Danıştay üyesi olurlar.
Geçici Madde 15: Bu Anayasa değişikliğinin
yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay İkinci Cumhuriyet Başsavcılığı veya Yargıtay
Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunanlar Yargıtay üyesi olurlar.
Bunlara
ait kadrolar da Yargıtay’a, üye kadrosu olarak geçer.
45
sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar,
Cumhuriyet Başsavcılığı bölümleriyle Yüksek Savcılar Genel Kurulu ve bölümleri
ve bunlara mensup olanlar görevlerine devam ederler.
Geçici Madde 16: Anayasanın 46 ve 119’uncu
maddelerinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihte 624 sayılı Kanuna
dayanılarak kurulmuş olan kamu hizmetlileri sendikalarının faaliyeti sona erer.
Kamu
hizmetlileri kuruluşlarının kuruluşuna ve sendikaların varlıklarının bu
kuruluşlara intikaline ait hükümler kanunla düzenlenir. Kanun, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
Geçici Madde 17: Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 134, 138, 140 ve 141’inci maddeleri gereğince, askerî yargı ile
ilgili kanunlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
değiştirilir.
Yukarıdaki
fıkraya göre çıkarılacak yeni kanunların gerektirdiği seçim ve atamalar, bu
kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılır.
Geçici Madde 18: Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 137’nci maddesinde sözü geçen Yüksek Savcılar Kurulunun kuruluşu
ve çalışma usulleri ile ilgili kanun, bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe
girmesinden itibaren altı ay içinde çıkarılır.
Yukarıdaki
fıkrada belirtilen kanunun yürürlüğe girmesine kadar 2556 ve 45 sayılı
Kanunların değişiklik ve ekleriyle birlikte uygulanmasına devam olunur.
Geçici Madde 19: 45 sayılı Yüksek Hâkimler
Kurulu Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 143 ve 144’üncü maddelerinde
yapılan değişiklik gereğince, bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde değiştirilir.
Yüksek
Hâkimler Kurulunun mevcut üyelerinin görev süresi, 45 sayılı Yüksek Hâkimler
Kurulu Kanununun değişik şekline göre yapılacak seçim sonuçlarının kesinleşmesi
tarihine kadar devam eder.
Geçici Madde 20: Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasında yapılan değişiklikler veya bu Anayasaya eklenen hükümler gereğince
kanunlarda yapılması zorunlu olan ve geçici 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 19’uncu
maddelerin kapsamı dışında kalan diğer kanunlar ve kanun değişiklikleri, bu
Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde
tamamlanır.
Geçici Madde 21: Sıkıyönetim kaldırıldığı
tarihte sıkıyönetim mahkemelerinde görülmekte bulunan dâvalar
sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerin görev ve yetkileri devam eder. Kamu
dâvası açılmamış dosyalar ile duruşmanın tatiline karar verilmiş dâvalar
durumlarına, niteliklerine ve kanun hükümlerine göre görevli ve yetkili
mercilere verilir.
Geçici Madde 22: 1 Kasım 1972 tarihinde
TBMM’de grubu bulunup da 30 Mart 1973 tarihine kadar grubunu muhafaza etmiş ve
Milletvekili Genel Seçimlerine katılma niteliği kazanmış olan siyasî partilere
de Anayasanın 56’ncı maddesindeki şartlar aranmaksızın, kanunun öngördüğü
ölçüye göre Devletçe yardım yapılır.
ALTINCI KISIM
SON HÜKÜMLER
I. Anayasanın değiştirilmesi
Madde 155: Anayasanın değiştirilmesi,
Türkiye Büyük Millet Meclis üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla
teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler ivedilikle
görüşülemez. Değiştirme teklifinin kabulü, Meclislerin ayrı ayrı üye
tamsayılarının üçte iki çoğunluğunun oyuyla mümkündür.
Anayasanın
değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, 1’inci fıkradaki
kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere
tâbidir.
II. Başlangıç ve kenar
başlıklar
Madde 156: Bu Anayasanın dayandığı
temel görüş ve ilkeleri belirten Başlangıç Kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Madde
kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler
arasındaki sıralanma ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden
sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe
girmesi
Madde 157: Bu Anayasa, halkoyuna
sunulup, kabul edilince Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası olur ve halkoyu
sonuçlarıyla beraber derhal Resmî Gazetede yayınlanır.
Bu
Anayasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu, seçimi ve toplanması ile
ilgili hükümleri, 1’inci fıkraya göre yayınlanması ile; diğer hükümleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçilmesi ile, geçici maddelerde belirtilen
esaslara göre yürürlüğe girer.